– Linet’e Yapılan Irkçı Saldırıya Sessiz Kalan Devlet Aklına Açık Mektup –
Sayın Ali Yerlikaya,
Sayın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı,
Sayın “milli güvenlik” diye her şeyi susturmayı adet edinmiş muktedirler…
Bu ülkenin Yahudi kökenli, Türk vatandaşı, sanatçısı Linet’e karşı yapılan açık nefret saldırısını görmediniz mi?
Yoksa konser verirkenmi “sakıncalı” oluyor artık?
Linet’e uzanan o eli görmediyseniz göz doktoruna,
görüp de hiçbir şey yapmadıysanız hukuk doktoruna ihtiyacınız var.
“Yahudi Türk Vatandaşına Vurmak Mubahtır mı Sayın Yetkili?”
Sayın Ali Yerlikaya,
Sayın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı,
Sayın “milli güvenlik” kisvesi altında hak ve özgürlükleri sele veren müesses nizam…
Bu ülkenin Yahudi kökenli, Türk vatandaşı, sanatçısı Linet’e karşı yapılan açık nefret saldırısını görmediniz mi?
Görmediyseniz soralım:
Bir Yahudi Türk vatandaşı dövülünce bu ülkede adalet ırk mı seçiyor?
Yoksa gözaltı ve dava maratonu sadece öğrencilere, gazetecilere ve muhaliflere mi reva görülüyor?
Linet kim mi?
Filistin halkına yapılan vahşeti açıkça protesto eden,
Gazze’deki sivil katliamlara ses yükselten,
İsrail’in saldırgan politikalarını eleştiren bir sanatçı!
Evet, Yahudi kökenli bir Türk vatandaşı olmasına rağmen vicdanıyla konuşan, insanlık adına söz alan bir kişi.
Ama ne acıdır ki, bu ülkede vicdanlı bir Yahudi olmak,
gözü dönmüş yobazlar için saldırı sebebidir.
Çünkü bu kafaya göre Yahudi ya susmalıdır ya da linç edilmelidir.
Yahudi vatandaşlarımız, İsrail’i eleştirse de düşmandır, eleştirmese de.
Bu nasıl bir çarpıklık?
Bu nasıl bir akıl tutulması?
Linet İsrail hükümetini protesto ettiği için İsrail’de hedef gösterilirken,
aynı zamanda Türkiye’de de “Yahudi” olduğu için nefretin hedefi oluyor.
Yani hem orada istenmiyor, hem burada linç ediliyor.
Peki Linet nereye ait olacak?
Bu ülkenin vatandaşıysa onun güvenliği size emanet değil mi?
Şimdi size soruyoruz:
Açık açık nefret ve ırkçılık suçu işleyen bu IŞİD özentisi güruha karşı neden tek kelime etmiyorsunuz?
Bu suskunluk adalet değil,
Bu suskunluk tarafsızlık değil,
Bu suskunluk teşviktir.
Sayın savcı!
Ağzını açana TCK’nın bilmem kaçıncı maddesini reva görüyorsun.
Ama sıra Linet’e gelince Türk Ceza Kanunu da seni terk ediyor.
Ne oldu?
• Linet’in Türk kimliği yetmedi mi?
• Kadın olması mı battı?
• Yahudi kökenli olması mı rahatsız etti?
Eğer bu ülkede Türk vatandaşı sanatçıların etnik ve inanç kökenine göre güvenlik önlemi alınıyorsa,
anayasa kitapçığının kapağını artık kaldıralım.
Ey halkım!
Uyan artık bu çifte standardın mezarlığında uyuma!
Bugün Linet’e parmak sallayanlar,
yarın senin çocuğunu mürteci, ötekini, hain ilan edecek.
Yahudi düşmanlığını “İsrail karşıtlığı” diye pazarlayan bu IŞİD kafalı güruha soralım:
Filistin’i gerçekten mi savunuyorsunuz, yoksa bahane mi ediyorsunuz?
Zira bu yobazlar, her zaman ilişkilerinde Gazze’nin yıkılmasını sağlayan ve üstüne beton döken emperyalizmin taşeronu oldular zaten.
Siyonizmi protesto ederken Yahudi vatandaşımıza saldırmak, Filistin’e değil Netanyahu’ya hizmettir.
Bu ülke laikliğini kaybettiğinde sadece gayrimüslimler değil, herkes kaybeder.
Bugün sustukça, yarın sıra herkese gelir.
Ve unutmayın:
Linç kültürü, önce azınlıkları, sonra herkesi yer.
Bu yüzden buradan açıkça söylüyoruz:
Linet yalnız değildir.
Onun adı sadece bir sanatçının değil,
Bu ülkenin çokkültürlü mirasının, çok sesli ve milli vicdanının adıdır.
Korkutamazsınız bizi.
Susturamazsınız çoğumuzu.
Ve bu ülkenin gerçek sahibi,
nefretle değil, eşitlikle konuşan halkıdır.
Ve burası önemli:
Gazze’ye gerçekten yüreği yananlar,
Gazze için ağlayan Linet’e saldırmaz.
Onu hedef alanlar, ne Filistin’i ne vicdanı umursar.
Onların tek derdi, bu ülkeyi karanlık bir homojenliğe mahkûm etmektir.
Ey devlet aklı!
Ey adalet mekanizması!
Ey her gün “birlik ve beraberlik” nutku atan siyaset kurumu!
Bugün Linet’e sahip çıkmıyorsan,
yarın bu ülkenin tekliğine de, birliğine de elveda de.
Çünkü adaletin bir kişiye eksik tecelli ettiği yerde,
hiçbirimiz güvende değiliz.
Ve son söz:
Linet yalnız değildir.
Onun adı sadece bir sanatçının değil,
Bu ülkenin çoğulculuğunun, çok sesli kimliğinin, vicdanlı yurttaşlığının ve gerçek milliğinin adıdır.
Bu topraklarda Yahudi de bizim, Ermeni de, Rum da, Süryani de, Müslüman da, Ateist de bizimdir.
Kimseyi inancından, kökeninden, kimliğinden ötürü hedef gösteremezsiniz!
Bu ülke, nefretle değil;
eşitlikle, adaletle, vicdanla yaşar.
Ve son olarak:
Linet’i dövenin eli kırılmazsa,
yarın o el bu cumhuriyetin boğazına yapışır.
Ve hiç vakit geçirmeden Linet’e dokunan eller hemen kırılmalıdır.
Çünkü Linet biziz ve biz Linet iz!
Haydi göreve,
demedi demeyin!




Bir yanıt yazın