Sefa Yürükel
Bugün, bölgesel ve küresel gerçekliğe dair yazılan her satır, ikili bir misyon taşımalıdır: Soğukkanlı bir analiz ve geleceğe dönük bir uyarı. İçinden geçtiğimiz jeopolitik fırtınada pusulayı kaybetmemek için, yalnızca dış tehditleri teşhis etmek yetmez; asıl mesele, Türkiye ve Asya coğrafyasında kolektif liderliğin, örgütlenme kültürünün ve siyasi programın eksiksiz bir şekilde yapılandırılmasıdır. Umutsuzluğa kapılmak için hiçbir neden yoktur, zira sahadaki gerçeklik, algı operasyonlarından çok daha farklı ve Türkiye’nin lehine akmaktadır.
Yıkım Planlarının Çöküşü ve ABD’nin Kaybı
Bölgeyi yeniden dizayn etmeye yönelik projeleri kurgulayan ABD ve onun bölgedeki iş birlikçileri, büyük resimde kaybetmiştir. Yalnızca Rusya ve Çin eksenli bir dirençten değil, aynı zamanda bölge halklarının uyanışından ve devletlerin kendi ulusal çıkarlarını önceleyen reflekslerinden söz ediyoruz. Bu noktada kritik bir tespit yapmak gerekir: İran dahil olmak üzere, Asya’daki hiçbir bölgesel güç Türkiye’nin parçalanmasını, istikrarsızlaşmasını veya zayıflatılmasını istemez. Çünkü coğrafi ve siyasi denklemin merkezinde duran bir Türkiye’nin çöküşü, domino etkisiyle tüm kıtayı ateşe atacak bir kaosun habercisidir. Bu tehdidi fark eden aktörler, dışarıdan dayatılan bölünme planlarına karşı bilinçli ya da zorunlu olarak bir duruş sergilemektedir.
Bugün gelinen noktada, bölgeye yönelik dış müdahale planı büyük ölçüde çökmüş durumdadır. Planın enkazı altında, kısmen PKK gibi maşa yapılar ve Körfez’deki bazı siyasi-ekonomik kalıntılar ile ideolojik kırıntılar varlığını sürdürse de, bunların etkisi sınırlıdır ve stratejik bir sonuç doğurma kapasitesini yitirmişlerdir. Bunlar, artık büyük bir jeopolitik projenin ana unsurları değil, sadece tarihin çöp sepetine atılmayı bekleyen son taktik enstrümanlardır.
NATO Zorlaması ve Asya’nın Jeopolitik Ağırlığı
Bu bağlamda, son NATO toplantısı ve çevresinde üretilen gerilim, Batı merkezli düzenin son bir zorlaması olarak okunmalıdır. Türkiye’yi kendi ekseninde tutmak veya ittifak içi tehdit algısı yaratarak disipline etmek amacı taşıyan bu hamleler, stratejik bir üstünlükten değil, taktiksel bir çaresizlikten beslenmektedir. Atlantik ötesinden gelen bu baskıların aksine, Asya’nın yükselen ve belirleyici güçleri, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun bir kez daha Sykes-Picot benzeri bir bölünmeye sürüklenmesine izin vermeyecektir. Asya, tarihin bu kritik dönemecinde, paylaşım planlarının değil, paylaşım reddiyesinin kıtası olarak konumlanmaktadır.
Türkiye’nin İnşası: Kolektif Liderlik, Örgütlenme ve Program
Bu elverişli dış konjonktür, elbette kendiliğinden bir zafer anlamına gelmez. Dış planların çökmesi, iç yapının sağlamlığı ile taçlandırılmak zorundadır. İşte tam da burada, “önemli olan” vurgusu devreye girer: Türkiye, kolektif liderlik anlayışını kurumsallaştırmalı, tepeden inmeci ve tek adam odaklı modellerden sıyrılarak ortak aklı ve kurumsal işleyişi esas almalıdır. Sivil toplumdan bürokrasiye, siyasi partilerden iş dünyasına kadar örgütlenme ağları güçlendirilmeli; en önemlisi, günü kurtaran popülist söylemlerin ötesinde, bilimsel ve gerçekçi bir program etrafında toplumsal seferberlik başlatılmalıdır.
Umutsuz olmamak gerekir. Çünkü tarih, coğrafyanın tapusunun dış güçlere asla verilmediğini defalarca yazmıştır. ABD ve iş birlikçilerinin kurguladığı yıkım planları kaybetmiştir. Şimdi sıra, bu jeopolitik boşlukta Türkiye’nin kendi hikayesini, kendi liderliği, örgütlü halkı ve doğru programıyla yazmasındadır. Asya’nın devlet aklı Türkiye’nin yanındadır; yeter ki biz kendi içimizdeki dağınıklığı toparlayalım.
Kaynakça
Davutoğlu, A. (2001). Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu. İstanbul: Küre Yayınları.
Dugin, A. (1997). Osnovy Geopolitiki (Jeopolitiğin Temelleri). Moskova.
Gramsci, A. (1971). Selections from the Prison Notebooks. (Q. Hoare & G. Nowell Smith, Ed. & Çev.). New York: International Publishers.
Mackinder, H. J. (1904). The Geographical Pivot of History. The Geographical Journal, 23(4), 421–437.
Mearsheimer, J. J. (2014). The Tragedy of Great Power Politics. New York: W.W. Norton & Company.
Michels, R. (1911). Political Parties: A Sociological Study of the Oligarchical Tendencies of Modern Democracy. New York: The Free Press.
NATO. (2022). NATO 2022 Strategic Concept. Brüksel: NATO Public Diplomacy Division.
Petras, J., & Veltmeyer, H. (2005). Empire with Imperialism: The Globalizing Dynamics of Neo-liberal Capitalism. Halifax: Fernwood Publishing.
Walt, S. M. (2018). The Hell of Good Intentions: America’s Foreign Policy Elite and the Decline of U.S. Primacy. New York: Farrar, Straus and Giroux.
Waltz, K. N. (1979). Theory of International Politics. New York: McGraw-Hill.



Bir yanıt yazın