KÖKTEN DİNCİ BİR TERÖRİST DEN SİYASİ LİDER OLURSA

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

O ülkede huzur olmaz.
O ülkede adalet olmaz.
O ülkede can ve mal güvenliği olmaz.
O ülkede hiçbir zaman şiddet, kan, gözyaşı son bulmaz.

Suriye’de kan var, gözyaşı var, zulüm var.
Suriye’de İsrail’in Filistinlilere yapmadığı kadar alçakça yapılan katliamlar, cinayetler, mezhep çatışmaları var.
Suriye’de masum insanlar cadde, sokak ve evlerinde vahşice öldürülüyor.
Suriye’de bir soykırım suçu işleniyor.

Dinler bulunduğu çağların hukuk sistemi, o dinlerin kutsal kitapları ise yazılı anayasalarıdır.
O günün şartlarında yazılmış olan anayasa kanunlarını günümüzde uygulamaya kalkmak ise en hafif ve en naif tanımlama ile akıl tutulmasıdır.

Bir ülkede din siyasetin aracı olmuşsa, o ülke kendi temellerine dinamit koymuş ve bir de Suriye’de ki gibi kökten dinci terörist bir lideri yönetime getirmiş ise, o patlayıcının fitilini de çoktan ateşlemiş demektir.

İşte tam burada siyasal terörün tanımını yapmak gerekiyor.
Terör deyince birçok insanın aklına sadece silahlı çatışma, bombalama olayları gelmektedir.
Yanlış…
Terör, siyasal bir dava uğruna girişilen, toplumu korkutmaya, yıldırmaya yönelik her türlü eylemlerin tamamına verilen isimdir.
Kendisi gibi düşünmeyen insanları, aşağılamak, hakaret etmek, halkın kendisine verdiği yetkilerle halkı baskı altında tutmak, o insanlara çirkin ve kanunsuz sıfatlar ekleyerek birbirlerinden ayrıştırmak da terör’dür.

Bu şekilde ülke yönetimi ele geçirenler hiçbir zaman kalıcı bir başarı yakalayamadıkları gibi, o ülkeyi sonsuz karanlıklara mahkum etmişlerdir.
Afganistan, Suriye, Irak gibi ülkeler yakın tarihin en çarpıcı örnekleridir.

Bu gibi ülkelerde en büyük günah ve vebalin sahibi ise halktır. Düşünmeyen toplumların kaderi tarihten silinmekten, kökten dinci siyasal yönetime modern köleler olmaktan fazlası değildir.

Din, yaratan ile yaratıcı arasındaki bağdır. O bağı bireylerin kendi iradesi değilde başkalarının iradesi kuruyor ise birey yaratanın değil, o bağı kuranın kulu olur.

Daha da önemlisi…
Her ulusun kendisine ait köklerinden gelen milli bir ahlakı vardır. Dinin kutsal sayılan kaideleri o ulusun kökten gelen milli ahlakına göre uyarlanır ve uygulanır. Başka bir ulusa ait ikinci bir ahlak sistemini kabul etmek ve iki ahlak sistemine sahip olmak ise bir ulusu daha ahlaklı yapmaz, aksine tam ahlaksız bir toplum yapar.

Tarih tekerrürden ibarettir derler, oysaki tarihten ibret alınsaydı, tekerrür eder miydi?”
Mehmet Akif Ersoy



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar