Ana sayfa Haberler Türkiye

Tecavüz Adasında Devlet Töreni : Neval Kavcar

Akdamar Kilisesi ile ilgili Leman Alp adlı öğretmenin feryadını da duyun:

neval kavcar [[email protected]]

Karakter Boyutu:

Hani Akdamar Kilisesinde ayin olmayacaktı

19 Eylül 2010 Pazar

Van gölündeki Akdamar Adası”ndaki kilisenin tamir edilmesine de isyan eden Leman öğretmen… Ermeniler şehre gelerek genç kızlara ve kadınlara sizi kurtaracağız dedi. Ardından kadınları alarak Akdamar adasına götürdüler. Burada Türk kadınlarına tecavüz etmeye kalkıştılar ve Türk kadını namusunu kurtarmak için kendilerini göle atarak intihar ettiler. O adada ve gölde onların hatırası var. 2000 yılında Van Valiliğine yazı yazarak o namuslu kadınların anısına adaya bir anıt dikilmesini teklif ettim. .Eski Van kayıtları çıkartılarak, intihar eden kadınların isimlerini bulalım anıtın yan tarafına isimleri yazalım bir kenarına da burada şu tarihte Ermeniler tarafından şu kadar genç kız tecavüze uğradı ve intihar etti, diye yazalım dedik. Oraya anıt dikileceğine kilise açılıyor.” (11.2.2005- Yeniçağ)

Van Akdamar adasındaki kilisenin restore edilerek, müze haline getirileceği haberi üzerine Mart 2007’de bu işin yanlışlığını yazmıştım. Restore ilerlerken Aralık 2009’da kilisede ibadet edileceğini duyduk. İktidar hemen dedi ki, haç takılmayacak. Milletin kesesinden milyonlarca lira, o kiliseye harcandı. Bakın nereyi restore etti iktidar.

Tecavüz Adasına Devlet Töreni (Mart 2007)

Adı Van Akdamar Kilisesi olan “Kültür Mirasımızı” anlatayım size.

AB’nin bastırması ile Van‘daki Akdamar Kilisesinin onarımı için, Kültür Bakanı Atilla Koç’a direktif veren Başbakan R.Tayyib Erdoğan Türk Devletinin “Azınlık Haklarına” nasıl önem verdiğini gösterecekmiş. Bu ülkede azınlık ya da insan haklarının bu kadar ileri olması güzel de, yapılan “Türk” ün hakkını gasp edilmesi noktasına doğru ilerlerken isyan ediyoruz haliyle. Ermeniler için çok önemli olan ve geçmişte kilise olarak değil “Ruhban okulu” olarak hizmet veren “Akdamar Ruhban Okulunun” restoresi ile belki de 2. “Ruhban Okulu” problemi ile karşı karşıya kalacağız.

Ruhban okulu ve kilisenin açılması için Avrupa baskı yapmıştır.
Türk liderlerin AB’nin olağanüstü baskısı altında kalması üzerine kilisenin restorasyonunu başlattığı.” (11.8.2005-Akdamar Dünya basınında- Radikal)

Süngülü Başbakanımın kontrolünde Ermenilere ait Ruhban okulu restore edildi. Bildiğimiz restorenin devletin kesesinden yapıldığı ve “2 milyon 600 bin YTL “ sına mal olduğu.
Türkiye’nin ne kadar özgürlükçü, insan haklarına saygılı olduğumuzu göstermek için muhtemelen sırada “ağzımızla kuş tutma” gösterisi var.

Devlet Akdamar adasında ki kiliseyi restoreyi hemen yapamadı, önce Ermeni Patriğinden izin alındı.

“Başbakan Recep Tayyib Erdoğan’ın Bakan Atilla Koç’a, kilise onarımı için Ermeni Patriği ile görüşülmesi talimatı üzerine, restorasyonu üstlenen firma harekete geçti. Firmanın sahibi Cahit Zeydanlı, Van Gölü’ndeki Akdamar Adası’nda bulunan kilisenin restorasyonda çalışacak Ermeni mimarı belirlemek için Türkiye Ermenileri Patriği Mesrop II ile görüştü. “ (Akdamar’a patrik onaylı mimar – Akşam- 24 Haziran 2005)

Döneminde bölgenin “Ermeni Patrikliği” merkezi olan Kutsal haç(Akdamar) kilisesi(Ruhban okulu” tesadüfen seçilmediğini anlıyoruz.
1863 de Ermenilere büyük haklar tanıyan 99 maddelik  “ Ermeni Milleti Nizamnamesi”nin İlanı ile birlikte “resmen azdıklarını” söyleyebiliriz. Bunu kendileri de itiraf etmektedir. Kagik Ozanvan adlı Ermeni yazar bu nizamname ile “ihtilal ruhunun “uyandığını söylemekte. Ermeni kiliseleri Meşrutiyetin ilânı sonrasında terör faaliyetlerine bizzat katılmıştır.

“Van’da büyük bir isyan başlatılmış, Rus ordusu ve Ermeniler şehri işgal etmeden önce ve ettikten sonra katliam yapılmış, Van ahalisinin büyük bir kısmı öldürülmüştür… Patrikhane, gönderdiği gizli genelgeler ile devletin işi olan nüfus sayımına girişerek, Avrupa devletlerine “Altı Vilâyet’te çoğunlukta olduklarını gösterme yolunda çalışmalara başlamıştır. (ermenisorunu – Ermeni Kilisesi ve Terör- Erdal İlter)

*
Ahtamar( Akdamar) kilisesinin restorasyonu devlet eli ile yapılırken gerekli mizansenlerde ihmal edilmemekte. Sanki önceden bilinmiyormuş gibi:

Akdamar’da tarihi belge… Yapılan kazılarda 6 odalı bir ruhban okuluna ulaşıldı. Akdamar’ın tarihine ışık tutacak kitabede, ruhban okulunun açılmasına katkıda bulunan 2. Abdülhamit’e methiyeler yazılı.” (basın)

Milletin bilinçaltı ile de oynuyorlar gördüğünüz gibi. İşte Abdülhamit Han bile bu ruhban Okulunun açılmasına katkıda bulunmuş, sizde ses etmeyin deniyor. Yapılan filmler ve yazılan romanlar ile yerden yere vurulan Abdülhamit Han, şimdi  Ahtamar Kilisesinin restoresinin parçası mı yapılmak isteniyor? 1908 yılında “Ermeni Devrimci Taşnak Cemiyeti” nin amaçları arasında “Abdülhamit”i tahttan indirmek vardı.

*
Dünyanın her noktasında ki Ermeniler ve AB-D  “Ermeni Davası” na tüm dünyanın arka çıkması için ellerinden geleni yaparken, Türkiye Cumhuriyeti de onlar için önemli Ruhban Okulunu restore ederek, belki de önümüzde ki günlerde “dini formatını” kazanmasını sağlayarak farkında olmadan “davaya” destek olmakta.

Bu kilisenin restore edilmesinde en önemli etken bu kiliseye Ermenilerin çok önem vermeleri, Ermeni komitacılarının toplantı yaptıkları yer oluşudur.

*
Akdamar Ruhban Okulunu milletin kesesinden onaranlara şu satırları ithaf ediyorum:

VAN’DA ERMENİ ZULUMÜ- Van jandarma alay komutanının Raporu:

* Çarıksır köyünde bir çocuğun kuzu gibi kızartılarak bir süngü üzerinde direğe iliştirildiğini birçokları yeminle söylemişler cesedin kalıntılarını göstermişlerdir. Ahorik ve Avzerik köyleri arasında elleri bağlı ve karınlarına sokulmuş tenasül aletleri kesilerek ağızlarına sokulmuş dört Türk’ün cesedi bulunmuştur.

* Kavlık Köyünde 7 yaşındaki Fatma ve 5 yaşındaki Gülnar adlarında iki kız çocuğunun iki taraftan kirletilmiş oldukları ve bu kötü hareketin sonucu her ikisinin de sakat kaldıkları görülmüştür. Bugün bu zavallılar Ermeni mezaliminin canlı bir timsali olarak yaşamaktadır. Yine bu köyde 70 yaşından fazla Ali adında bir ihtiyarın, çene kemiklerini süngülerle kırarak, kesip ağzına koymuşlardır. Bunu Van’ı geri alan Türk ordusunun ileri gelen subayları gözleriyle görmüşlerdir.

* Ahtoci Köyünde Kemo adındaki şahsın Zeliha isimli eşi tandır başında ekmek pişirirken, Ermeniler Zeliha’nın altı aylık çocuğunu ateşe atarak pişirmişler, zorla annesine yedirmek istemişler; zavallı annenin reddetmesi üzerine, kadının bir bacağını ateşe sokarak yakmışlardır. Bu gün bu zavallı kadın yaşıyor. Gördüğü bu korkunç zulmü anlatırken yürekler tırmalayıcı feryat ediyor. Bu zavallı kadının hikâye ve feryadına katılmamak için taş veya demirden yürek gerekiyor.

* Yine bu köyde Ermeniler birçok Türk çocuğunu tezek yığınları arasına koyduktan sonra tezekleri ateşlemişler; bu zavallı masum yavruları diri diri yakmışlardır ki, durum yerinde yapılan inceleme sonucu kalıntılardan anlaşılmıştır.

* Bir çocuğumu, gözümün önünde koyun boğazlar gibi boğazladılar. Bir Ermeni, komşumuz Firdevs hanımın oğlunu ayağının altına alıp, iki bacağından ayırarak iki parça edip şehit etti. Ermeniler o kadar çok Müslüman boğazladılar ki, akan kanlar koskoca tandırları doldurdu. En son Rus ordusunda vazifeli bir Tatar bu korkunç faciaya son verdi.

* Ermeniler, esir ettikleri Müslüman kadınları iki sıra halinde aralarına alıp türkü söyleyerek, tef çalarak götürüyorlar; ikide bir; “Korkmayın sizi Van valisi Cevdet Paşa’ya götürüyoruz Cevdet paşa size pilâv ikram edecek!” diyorlardı. Sonra koro halinde: “Cevdet Paşa et temâşa / Gelinlerin oldu matuşka! (fahişe demek)” diyorlardı.
*
* Ermeniler, bir sabah köyümüzü ateşe tuttular. Zeve’de toplanmış Müslümanlar, cephaneleri bitinceye kadar köyü müdafaa ettiler. Türklerin cephaneleri bitince Ermeniler köye girdiler. Korkunç facia bundan sonra başladı. Önce Ermenilerle kardeş olduğunu söyleyerek halkın göç etmesine engel olan Süleyman Çavuş’u yakalayıp, korkunç şekilde şehit ettiler. Ermeniler, hamile kadınların karnını yırtıp çıkardıkları çocukları süngülerinin ucuna takarak annelerine gösterdiler.

* Kızların ve kadınların kollarındaki bilezikleri almak için çok kolay bir usul buldular. Kasaturalarıyla kızların ve kadınların kollarını kesiyor, sonra bilezik ve yüzükleri çıkarıyorlardı. (Anadolu’da Ermeni Zulmü –II – www.ermenisorunu.gen.tr)

Van’da bir kısmını anlattığım bu olaylar vuku buldu. Ne zaman? İstiklal Savaşında vatan savunmasına girdiğimizde.

Başbakan Tayyib Erdoğan’ın kontrolünde restore edilen Kutsal Haç Ruhban Okulunun açılış törenine gideceği söylenen hükümet yetkilileri hazır orada iken birde kutsansalar, diyorum. Akdamar Adası hem kilise hem de silah deposu olarak kullanılmıştır. Devlet Ermenilere ait “cephaneliğin” sponsorluğunu yapmıştır.

Van Akdamar kilisesinin restoresinin ne insaniyetle ne de kültürel miras ile ilgisi olamaz. Önce Vanlılara sonra topyekûn Türk Milletine hakarettir. Türk’ün canına kast edenlere ödül ve ödün verme devletimize yakışmaz.

*

Akdamar Kilisesi ile ilgili Leman Alp adlı öğretmenin feryadını da duyun:

Van gölündeki Akdamar Adası”ndaki kilisenin tamir edilmesine de isyan eden Leman öğretmen… Ermeniler şehre gelerek genç kızlara ve kadınlara sizi kurtaracağız dedi. Ardından kadınları alarak Akdamar adasına götürdüler. Burada Türk kadınlarına tecavüz etmeye kalkıştılar ve Türk kadını namusunu kurtarmak için kendilerini göle atarak intihar ettiler. O adada ve gölde onların hatırası var. 2000 yılında Van Valiliğine yazı yazarak o namuslu kadınların anısına adaya bir anıt dikilmesini teklif ettim. .Eski Van kayıtları çıkartılarak, intihar eden kadınların isimlerini bulalım anıtın yan tarafına isimleri yazalım bir kenarına da burada şu tarihte Ermeniler tarafından şu kadar genç kız tecavüze uğradı ve intihar etti, diye yazalım dedik. Oraya anıt dikileceğine kilise açılıyor.” (11.2.2005- Yeniçağ)

*
Netice olarak; Akdamar adasında ki adı geçen kilise, İstiklal Savaşında Ermenilerin silah deposu olarak kullandığı, kaçırılan Türklerin kurşunlanıp öldürüldüğü ve kadınlarımızın tecavüz edildiği bir yer.
Tecavüz adasındaki kilisenin restoresi için milyonlarca lira harcayan AKP Hükümeti, tepeye Haç takmaktan mı kaçacaktır?

***

*
Müze olacak, ibadet edilmeyecek, tepesine haç takılmayacak denilen yer devlet eli ile onarıldı. Şimdi ibadet yapılacak. Tepesine haç asılmazsa gelmem diyen Ermenistan patrikhanesinin isteği kabul edildi. 100 kiloluk dev haç adaya gönderildi.

19 Eylülde binlerce Ermeni Ahtamar Surp Haç Ermeni Apostolik Kilisesinde ayin yapıp, haçı nereye asacaklarına karar verecek.

Bize de ‘amen’ demek düşecek.

============================================================================

ERGUN KIRLIKOVALIDAN BIR YORUM

Ermeni isyanlari, fiilen 1882 yilinda baslamis, ruhen daha da gerilere gider (Bkz:  Esat Uras)
1894-1915 arasi en siddetli Ermeni isyanlarinin yasandigi yillardir (Bkz:  Shaw, McCarthy, Gurun ve digerleri)
Van isyani 19 Nisan-6 Mayis arasinda olmustur ve 30 binden fazla Musluman Ermeni komitacilari tarafindan Rus Mosin silahli ile hunharca oldurulmus olup Musluman mahallesi de yakilmistir.  Bunlar yetmezmis gibi Van sehrinin anahtari da Rus isgal kuvvetleri komutanina verilir.  Boylece bir Osmanli kenti Ruslar tek kursun atmadan Ruslara gecmisitr. Bu konuda 400 sayfalik su kitabi mutlaka okuyun:
The Armenian Rebellion at Van, Justin McCarthy, Esat Arslan, Cemaletting Taskiran, Omer Turan (The University of Utah Press, Salt lake City, USA, 2006)
Van isyani, bardagi tasiran son damla olmustur.  Arkasindan Tehcir (Temporary Resttlement = TERESET) gelmistir.
Bati Van isyanlarini ya yok sayar, ya da gecistirmeye kalkar. Cogu Ermeni Van isyanlarini ya bilmez ya da mesru mudafaa (kendini savunma) olarak anlatir.  Iste bu tip partizan ve sahteci davranislara karsi bu sutundakilerin daha dikkatli ve bilgili olmasini gonulden arzu ederim.  Bizler bilmzesek, anlatmazsak, kimler yazacaka, cizecek?
Kasap Mehmet mi?
Bakkal Ahmet mi?
Kim?
Kim?
Kim?

Ergun
=================================================================================================

Kufi Seydali

to turkish-forum-.

Merhaba degerli arkadaslar,
Gerek Van Golu (Ermeni Kilisesi) gerekse Trabzon etrafinda cevrilen dolaplar (Pontus),
ve Aysofya Camisi uzerinde oynanan sinsi oyunlar hakkinda bir kac satir yazmak istiyorum.
Sakin, komplo teoricis filan demeyin cunku icra edilen oyunlar, Yunanistan’in , Megail Idea
oalarak bilinen, uzun vadeli startejisinin parcalaridir. Ermenilerle ne alakasi var demeyin, cunku
hem ASALA’yi hem de PKK’ yi egitenler ve lojistik destek verenler, emekli Yunan Subaylaridir.
Bizim se, ne bir uzun vadeli startejimiz var ne de elle tutulur bir DIS politikamiz. Peki,
bizim nelerimiz var, ve, en azindan onlara bile bagli veya saygili kaliyormuyuz? Bir bakalim hele!
1. “Turkiye Turklerindir” – yaptigimiz hic bir icraat bunu desteklemiyor. “Biz satariz”.
2. “Turkiye % 99 muslumandir, Elhamdulillah” – para icin yaptiklarimizi goren gavur olur.
3. “Ne mutlu Turkum diyene” – Turkiyeyi yonetenler “Turkum” demekten kaciniyortlar!
Basbakan, “Turkum” diyenlere, “etnik boluculuk yapiyorsunuz” diyor!
Simdi, bir de bakiniz; Ermeniler ta Amerika’dan gelip, Agri dagina bayrak cekiyorlar.
Yunanlilar, ta Avustralya’dan kopuyor, ve gelip Trabzon’da bir kilise’de ayin yapiyor!
Bana oyle geliyor ki, Ozal zamanindan beri, Turkiye Manav, Tuccar ve Bakkallar tarafindan yonetiliyor.
Adamlar, para ve turizm gelistirme parolasi ile, satmadiklari, giydikleri donlar kalmis.
Bu gun, etrafimizda yasanan, sair tatsizliklar (Irak, Iran, Afganistan, El Kaida…. , Amerika’nin
50 yillik enerji ve kaynaklar politikasinin bir urunudur. Evet, bir yandan Amerika’nin uzun vadeli
dolaplari, diger yandan da, uzun vadeli Yunan sacmaliklari! Ha, bir de Vahabist Araplarin
petrol dolarlai ile Isalmist teroristleri finanse ettiklerini ve onlarin da Halifeligi geri geitrme
planlari oldugunu da unutmayiniz.
Baska, ne diyeyim? Uyanin beyler, uyanin, yakinda donunuz da gidebilir, ciplak kalirsiniz –
ki, bu ne Turkluge ne muslumanliga yakismaz.
Selam, sevgi ve saygilarla
Kufi Seydali
=========================================================================

|

Can Ikiz

to turkish-forum-.

Sayin Seydali,
Hepimizin pek hatirlamadigi bir sey gecen donem cikartilan ve CHP’nin de cikarilisina seyirci kaldigi bir Vakiflar yasasi var. Hukuktan anliyan biri yasayi bulur getirirse butun bu Akdamar, Papaz okulu ve Ayasofya hikayesinin dibi aydinlanabilir sanirim.
Saygilarimla
Can Ikiz
================================================================

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here