Erzurum Kongresi’nde Alınan Kararlar Neden Önemlidir?

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Mustafa Kemal Paşa’nın ilk kez asker değil, bir sivil olarak bulunduğu yer olan Erzurum Kongresi, çok önemlidir. Kurtuluş mücadelesinde  sınırlardan  söz edilen  Erzurum Kongresi, 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihlerinde  düzenlenmiştir. Çoğu Doğu illerinden olmak üzere toplam 62 delegenin katıldığı ve yaklaşık iki hafta boyunca süren Kongre, Sanasaryan Koleji binasında toplanmıştır. 18 Ocak 1919  tarihinde düzenlenen Paris Barış Konferansı’nda İtilaf Devletleri, Doğu Anadolu’da bir Ermenistan devleti kurma amaçlarını belirtmişler ve bu yönde karar almışlardır. Yaşanan bu gelişmelerin  sonucunda bölgede bulunan Ermeni çeteler harekete geçerek, Türk köylerine saldırılar düzenlemişler ve bölge halkını katletmeye başlamışlardır.

Bölgedeki Ermeni faaliyetlerinin sonucunda, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti; yaşanan  Ermeni saldırılarını engellemek amacıyla Erzurum’da bir kongre toplanmasına karar vermiştir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin güvenliği için bazı kararlar alınması amacıyla toplanan Kongre’ye; Karadeniz’de yaşanan Rum saldırıları ile uğraşan Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti de delegelerini yollayarak katılmıştır.

Erzurum’da düzenlenen Kongre’ye katılmak için Amasya’dan hareket eden Mustafa Kemal Paşa, İstanbul hükümetinden İstanbul’a geri dönme çağrıları almış fakat bunu kabul etmemiştir. Bunun üzerine kendisine gönderilen bir telgrafla müfettişlik görevinden alındığı belirtilmiş; Mustafa Kemal de karşılık olarak askerlik görevinden istifa ettiğini İstanbul hükümetine bildirmiştir.

Mustafa Kemal’in, asker değil sivil bir kişilik olarak katıldığı Erzurum Kongresi 23 Temmuz sabahı toplanmış, farklı vilayetlerden toplam 62 delege hazır bulunmuştur. Kongre’de Mustafa Kemal oy çokluğu sağlanarak başkanlığa seçilmiştir. Milli Mücadelenin örgütlenmesinin temellerinden olan Erzurum Kongresi’nde  alınan kararlar  aşağıdadır.

  • İlk  defa milli sınırlardan söz edilmiş; vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı Kongre’de kabul edilmiştir.
  • Kurtuluş yolu olarak görülen manda ve himayenin kabul edilmeyeceği vurgulanmıştır.
  • Her türlü işgale karşı milletin kendini savunacağı belirtilmiştir. Azınlıklara, sosyal dengemizi ve siyasi yapımızı bozacak ayrıcalıklar verilemez ilkesi kabul edilmiştir.İstanbul  Hükümetinin ülkenin bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını sağlayamaması  durumunda geçici bir hükümet kurulacaktır. Kuvay-ı Milliye’yi etkin, milli iradeyi hakim kılmak esastır ilkesi kabul edilmiştir. Kapalı halde bulunan Meclis-i Mebusan’ın  açılması talep edilmiştir. Milli iradenin saltanat ve hilafeti de kurtaracağının altı çizilmiştir.
  • Başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Temsil Heyeti oluşturulmuştur.

Erzurum Kongresi’nde “vatan bir bütündür, parçalanamaz” ilkesiyle ilk kez milli sınırlardan  söz edilmiştir. Bunun yanında bazı kesimler tarafından bir kurtuluş reçetesi olarak görülen “manda” ve “himayecilik” kesin bir dille reddedilmiş; ulusal bağımsızlığın koşulsuz olarak gerçekleştirileceği ilan edilmiştir. Bu özellikleri açısından Erzurum Kongresi; işgallere karşı yapılan direnişin en önemli aşamalarından biri olarak   tarihe geçmiştir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar