Sefa Yürükel
- Toplumsal hareketlerin tarihine bakıldığında, devrimci dönüşümlerin temel aktörleri değişen ekonomik ve sosyal dinamiklere bağlı olarak farklı sınıflardan beslenmiştir. 19. yüzyılın sanayi işçileri, 20. yüzyılın sendikal örgütlenmeleri ve 21. yüzyılın küreselleşen dünyasında prekarya (Standing, 2011) olarak tanımlanan yeni sınıflar, toplumsal mücadelelerin temel taşıyıcıları hâline gelmiştir. Bugün, özellikle ekonomik güvencesizlik içinde yaşayan işsiz gençler ve öğrenciler, sokak hareketlerinin merkezine yerleşmektedir.
- Devrimci Hareketlerde Sınıfsal Dönüşüm
Karl Marx ve Friedrich Engels, devrimci dönüşümlerin temel aktörünü proletarya olarak tanımlarken, sanayi üretiminin işçileri, toplumsal çelişkilerin merkezinde yer alıyordu (Polanyi, 1944). Ancak neoliberalizm ve küreselleşme süreçleriyle birlikte, sanayi işçilerinin eski örgütsel gücü zayıflamış ve yerine esnek çalışma koşulları altında çalışan, güvencesiz bireylerden oluşan yeni bir sınıf ortaya çıkmıştır (Harvey, 2005).
Guy Standing’in (2011) Prekarya kavramı, bu dönüşümün en net tanımlarından birini sunmaktadır. Prekarya, güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve istikrarsız bir sosyal statü ile tanımlanan yeni bir toplumsal tabakadır. İşsiz gençler ve öğrenciler, iş güvencesinden yoksun olma ve belirsiz gelecek kaygısıyla, sistem karşıtı hareketlerin içinde kendilerini bulmaktadır.
Örneğin:
• 2011’deki İspanya’daki Indignados Hareketi, işsiz gençlerin neoliberal ekonomik politikalar karşısında bir tepki olarak ortaya çıkmıştır (Mason, 2013).
• 2019 Şili protestoları, üniversite öğrencilerinin eğitim ve sağlık sistemindeki eşitsizliklere karşı başlattığı bir ayaklanma olarak başlamış, daha sonra geniş çaplı bir toplumsal harekete dönüşmüştür (Roberts, 1998).
• Fransa’daki Sarı Yelekliler Hareketi, düşük ücretli işçiler, öğrenciler ve işsiz gençlerden oluşan geniş bir tabana yayılmıştır (Wallerstein, 2004).
Bu hareketlerin ortak özelliği, geleneksel sınıf mücadelelerinden farklı olarak yatay örgütlenme biçimlerini benimsemeleri ve lider merkezli yapılar yerine kolektif eyleme dayanarak hareket etmeleridir (Castells, 2012).
- Yeni Proletaryanın Devrimci Potansiyeli
Bourdieu (1991), “simgesel iktidar” kavramıyla, egemen sınıfların söylemsel ve kültürel mekanizmalarla toplumu şekillendirdiğini belirtir. Günümüz işsiz gençleri ve öğrencileri, bu hegemonik düzenin dışında kalmış bireyler olarak, mevcut sistemi sorgulayan ve dönüştürmeye çalışan en radikal gruplardan biri hâline gelmiştir (Gramsci, 1971).
Yeni proletaryanın devrimci potansiyelini artıran faktörler:
• Ekonomik Belirsizlik ve Geleceksizlik: Üniversite mezunu gençler, iş bulamama veya düşük ücretli güvencesiz işlere mahkûm olma kaygısıyla daha radikal politik tutumlar sergileyebilmektedir (Standing, 2011).
• Dijital Ağların Gücü: Günümüz gençliği, sosyal medya platformları aracılığıyla hızla örgütlenebilmekte ve küresel dayanışma ağları kurabilmektedir (Zuboff, 2019).
• Geleneksel Sendikaların ve Sol Partilerin Yetersizliği: Geleneksel işçi örgütlenmeleri, yeni ekonomik düzen karşısında etkisini kaybetmiş ve gençlerin politik temsilini sağlayamamıştır (Laclau & Mouffe, 1985).
Bu faktörler, öğrencilerin ve işsiz gençlerin neoliberal düzene karşı en radikal muhalefeti oluşturmalarının nedenlerini ortaya koymaktadır.
- Sokak Hareketleri ve Yeni İhtilalci Pratikler
Bugünün devrimci hareketleri, klasik ihtilalci pratiklerden farklı olarak yatay örgütlenmeler, doğrudan eylemler ve esnek mobilizasyon stratejileri geliştirmektedir (Tilly & Tarrow, 2015).
Özellikle:
• Geceleme Hareketleri (Occupy Wall Street, Gezi Parkı vb.): Parkları, meydanları ve kamusal alanları işgal ederek uzun süreli direniş stratejileri uygulanmaktadır (Castells, 2012).
• Flaş Eylemler ve Dijital Kampanyalar: Kısa süreli, anlık örgütlenen gösteriler ve viral sosyal medya kampanyalarıyla geniş kitlelerin harekete geçirilmesi sağlanmaktadır (Zizek, 2008).
• Polis Şiddetine Karşı Alternatif Direniş Modelleri: Sokak hareketleri, devlet baskısına karşı doğrudan mücadele taktikleri geliştirmektedir (Foucault, 1975).
Bu yeni direniş biçimleri, klasik devrimci hareketlerden farklı olarak merkezi liderlik yapılarından kaçınarak, kolektif bir mücadele anlayışı geliştirmektedir.
- Sonuç: Yeni Devrimcilerin Yolu
Günümüz dünyasında devrimci hareketlerin aktörleri dönüşmekte ve yeni toplumsal dinamikler devrimci mücadeleleri şekillendirmektedir. Öğrenciler ve işsiz gençler, ekonomik belirsizlik, politik dışlanma ve geleceksizlik kaygılarıyla, sistem karşıtı mücadelelerin temel taşıyıcıları hâline gelmiştir.
Bu dönüşümün kalıcı bir devrimci sürece dönüşebilmesi için:
• Yeni proletaryanın örgütlenme biçimleri güçlendirilmelidir (Tilly, 2004).
• Geleneksel sol hareketlerle yeni nesil direniş biçimleri arasında köprüler kurulmalıdır (Harvey, 2005).
• Dijital aktivizm ve fiziksel direniş birlikte düşünülerek eylem pratikleri çeşitlendirilmelidir (Zuboff, 2019).
Tarihsel olarak, gençlik hareketleri devrimlerin öncüsü olmuş ve günümüzde de bu rolü üstlenmeye devam etmektedir. Ancak, yeni mücadele biçimlerinin geliştirilmesi, geçmişin hatalarından ders çıkarılması ve kolektif bir dayanışma ağı oluşturulması, yeni devrimcilerin başarısı için kritik öneme sahiptir.
Kaynakça
• Bourdieu, P. (1991). Language and Symbolic Power. Harvard University Press.
• Castells, M. (2012). Networks of Outrage and Hope: Social Movements in the Internet Age. Polity Press.
• Foucault, M. (1975). Discipline and Punish: The Birth of the Prison. Pantheon Books.
• Gramsci, A. (1971). Selections from the Prison Notebooks. International Publishers.
• Harvey, D. (2005). A Brief History of Neoliberalism. Oxford University Press.
• Laclau, E., & Mouffe, C. (1985). Hegemony and Socialist Strategy. Verso.
• Mason, P. (2013). Why It’s Kicking Off Everywhere: The New Global Revolutions. Verso.
• Standing, G. (2011). The Precariat: The New Dangerous Class. Bloomsbury Academic.
• Tilly, C. (2004). Social Movements, 1768-2004. Paradigm Publishers.
• Tilly, C., & Tarrow, S. (2015). Contentious Politics. Oxford University Press.
• Wallerstein, I. (2004). World-Systems Analysis: An Introduction. Duke University Press.
• Zuboff, S. (2019). The Age of Surveillance Capitalism. PublicAffairs.
• Zizek, S. (2008). Violence: Six Sideways Reflections. Picador.




Bir yanıt yazın