KUR’AN’da;
‘topluca kurban kesmek’
diye bir ibadet(!) ve bayramı(?) YOK!
Evrenin muhteşemliğine,
akış sistemindeki mükemmelliğe,
doğanın güzelliklerine,
uzayın derinliklerine, estetiğine
tüm bunları ve
dünyayı, dünya içindekileri
muazzam bir koordinasyon ile
çekip çeviren,
tüm nimetlerin kaynağı
Yaratıcısı TANRI’ya,
Kitabı KUR’AN’a
insanoğlunun hiç saygısı yok!
(Hac,74)”ALLAH’ı kadrine-şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar,
takdir edemediler!”
KUR’AN’ın DİN’i zannedilen,
‘din bu’ diyerek kabul ettirilmiş
tüm geleneksel uygulamalar
bütünüyle açıklanmalı,
ortaya konmalı ki;
KUR’AN’da yer alan
TANRI’nın
evrensel ahlâkî ilkeler DİN’i;
tüm insanlığı
İLKELLİĞİN, cehaletin, ahlâksızlığın taassubundan,
karanlıklarından kurtarıp
medeniyete,
HAK, hukuk, ilim, bilim, sanatla uygarlığa;
iyiye, güzele, doğruya taşısın!
(İbrahim,1)”Kur’an;
Rabbinin bilgisiyle, insanları
cehalet ve bağnazlığın taassubundan-karanlığından, gerçeklerin-bilimin aydınlığına çıkaran, dosdoğru yola ileten, yüceler yücesi-güçlü ve bütün övgülere layık Allah tarafından indirilmiştir. İnsanların yalanlarını ortaya çıkarır, gerçeğe davet eder.”
Topluma faydası olan
kültürel değerler de korunsun
ama
TANRI’nın ahlakî değerler içeren sadece
KUR’AN’da yer alan
tertemiz DİN’i ile karıştırılmasın!
KUR’AN Ayetleri
geleneklere alet edilmesin,
gelenek ile
KUR’AN’ın DİN’i ayrımı yapılsın;
KUR’AN Ayetleri-
TANRI’nın Sözleri
bilimsel yöntemlerle
didik didik incelensin;
TANRI gerçekte ne söylüyor?! diye
etimolojik, epistemolojik, dilbilim, çeviribilim araştırmaları için
enstitü, üniversite kurulsun!
(Nisa,82)”Kur’an’ı incelemiyorlar mı- derinlemesine düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı-
Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi-
Kur’an’ı iyice okuyup
düşünmüyorlar mı-
akıl süzgecinden geçirmiyorlar mı?”
Namaz, oruç, peygamber, günah gibi Farsça karşılıklara hapsedilmiş,
ibadet, kulluk gibi
yanlış anlamlara gömülmüş, saptırılmış kelime ve kavramlar;
kök anlam çalışmaları ile
tevil edilerek gerçek anlamına,
anlam derinliklerine kavuşturulsun!
Bunlardan
KUR’AN’ın savm dediği oruç;
insanın kendini tutması eğitimi,
ahlâken olgunlaşmasını sağlayacak
KUR’AN’ın önerdiği, istediği amacından, şartlarından saptırılmış;
yemeli, içmeli, teravih-namazlı(?)
sonu bayramlı bir hale getirilmiş!
Daha vahim olanlarından biri ise
KUR’AN’da yer almayan
diğer bir bayram, kurban bayramı?!
Tüm kâinatın Yaratıcısı, sahibi TANRI’nın yüceliğini, azametini, güzelliklerini
tasavvur edemeyen insanoğlu;
topluca hayvan katletme eylemine
hem bayram(!) demiş
hem de toplu kan, et ayinini
dinin şartıymış gibi ve
sevap(!) diyerek
ibadet adı altında
hiç utanmadan, hiç korkmadan
TANRI’ya izafe etmiş!!!
(Kehf,15)”Kendi uydurduğu yalanı Allah’a isnat ederek iftira edenden daha zalim kim olabilir?”
Küçücük çocukların gözleri önünde vahşice, hayvanlar katledilecek ve bunun adı ‘ibadet’ olacak!
Besin kaynağı hayvanları,
toplu zulümle kesmeyi
bayram(!) diyerek ,
‘ibadet’ adı altında
din adına ALLAH’a
fatura ettiğimizi düşünelim de
uyanalım, utanalım!
Kredi çektirip, borçlandırarak neredeyse tüm ev halkına
kurban kestirecek kadar
kurban kesmeyi,
kan dökmeyi kutsallaştıran
dinci dernek, vakıf, tarikatlar;
‘Allah için kurban kes, sevap kazan’ diyerek kestirdikleri
kurbanların etlerini
kendilerince belirledikleri oranlarda
derin dondurucularda saklıyor ve
derisi ile de ticaretini yapıyorlar.
Mitolojik hikayelere, rivayetlere dayanan, et ve kan bayramına(!) dönen bu vahşet için,
Yüce Yaratıcı KUR’AN’da
bakın ne söylüyor!
(Hac,37)”Kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmaz.”
(En’am,144)”Hiçbir ilahi bilgiye dayanmaksızın, sırf insanları doğru yoldan saptırmak için
kendi yalanını Allah’a iftira edenden daha zalim kim vardır?”
(Hud,109)”Atalarının
tapındıkları gibi tapınıp duranların
yanlış yolda olduklarından
en küçük bir şüphen olmasın.”
(Zümer,32)”Allah adına yalan uyduran-Allah hakkında yalan söyleyenden daha zâlim
kim olabilir?”
TANRI’nın,
adına İslam(Mâide,3) dediği,
yarattığı kullarını uyardığı,
evrensel ahlâkî ilkelerle
öğütler verdiği(Müddessir,54,55)
tertemiz DİN’ine
bu zulümleri yapmaya,
ilkel, insanlıktan çıkmış görüntülere
‘din bu’ demeye
hiç ama hiç kimsenin,
hiçbir kurumun HAK’kı YOK.
**Hakkı Yılmaz -istekuran.net alıntı; ‘Kurban’ sözcüğü, Arapça bir sözlük olup ‘yaklaşmak’ anlamındadır.
Dini terim olarak ise,
Allah’ı razı etmek, ona yaklaşmak için yapılan her türlü ameli kapsamasına rağmen,
maalesef yanlış olarak,
‘Allah’a yakınlık sağlamak amacıyla belli bir vakitte belirli cins ve nitelikteki hayvanı kesme’ olarak tanımlanmış ve
‘bu amaçla kesilen hayvana verilen ad’ olarak kullanılır olmuştur.**
Hac Suresi, 34 ve 36. ayetlerde
yer alan kurban kesme;
bir besin kaynağı olarak
kesilen hayvanların etleri
diğer insanlar ile paylaşılabilecek Allah’ın bir nimeti.
Bayram ile ilgisi yok!
(A’raf,58)”Nimetlerin değerini bilen bir toplum için ayetlerimizi detaylı, ayrıntılı örneklerle açıklıyoruz.”
(Yunus,5)”Allah, bilgi sahibi olmak isteyen bir topluma, ayetleri-ilkeleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır.”
Kevser Suresi ise;
‘kurban kes’ değil!
(Kevser,1,2)”Şüphesiz Biz sana her türlü iyiliğin, güzelliğin ve bereketin; nimetlerinin kaynağı olan bu Kur’an’ı vahyetmekle, insanoğlunun sahip olabileceği en büyük nimeti,
Kevser’i-iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, aydınlığın tükenmezini
Kur’an’ı verdik.
Öyleyse Rabbin için salât et
(şirkten arınmış bir bilinçle Rabbine ibadet et)-
[mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek ol; toplumu aydınlatmaya çalış]-mücadelene devam et ve kendini kurban edercesine karşılaşacağın
zorlukları göğüsle!”
İbrahim peygamber oğlunu,
‘kurban etmesin’ diye
astrofizik yasalarına aykırı
gökten koç indiği uydurması, yalanı?
Aslında ne? İşte Ayeti!
(Saffat,102,103)”Çocuk babası ile birlikte iş tutacak-gezip dolaşma çağına gelince, İbrahim, ‘Oğlum! Bu, uyunan; sakin, ilgisiz, duyarsız; yerde, seni yapayalnız bırakmam, senden ayrılmam gerektiğini görüyorum. Sen bu duruma ne dersin, ne düşünürsün?’ dedi. Oğlu, ‘Babacığım! Sen emrolunacağın şeyi yap! İnşallah beni, sen yokken başıma gelecek tüm sıkıntılara, mağduriyetlere-güçlüklere karşı dirençli-sabredenlerden bulacaksın’ dedi. Sonunda o ikisi (ilâhi buyruğa) teslim oldu-ikisi de anlaştılar ve İbrahim, oğlununu alnı üzere yatırdı-yüzüstü bıraktı, mağdur etti,
YAPAYALNIZ BIRAKIP GİTTİ.”
Uzun mitolojik hikayelerle,
yalan ve iftiralarla süsleyerek; müteşabih ayetleri kullanıyorlar
(Âli İmran,7);
müteşabih ayet içinde yer alan KUR’AN’ın vermek istediği esas ‘TANRI’nın
evrensel UYARI’sını gizliyorlar!
Olayları, insan peygamberleri kerametlerle(?!) ilahlaştırıp
TANRI’ya ortak ediyorlar!
Amaç yedek ilahların
kapısını açmak!
İlahiliği TEK TANRI’dan alıp,
TANRI’nın yanına, yerine
kula, elçiye, peygambere paylaştıran, eşitleyen
peygamber ortaklı şirk dinini yaşatan gelenekçi dinciler;
peygamber YAŞARKEN
ona itaati isteyen TANRI’ya karşı,
‘peygamberin hadisi’ diyerek
gelenek haline getirdiklerine,
artık ölmüş,
artık yaşamda olmayan
‘peygambere itaat’
ayetlerini kullanarak
kendi sistemlerine,
kendilerine itaat, biat istiyorlar!
KUR’AN’ın sahibi TANRI’ya kulluk
yerine kendilerine kulluk ettiriyorlar!
(Câsiye,6-Mürselat,50-A’raf,185)” Ortak koşucular, artık Kur’an’dan başka hangi hadise inanıyorlar?”
(Yâsin,69)”Muhammed’e Vahyedilen sadece-ancak öğüt, gerçekleri açıklayan apaçık KUR’AN’dır.”
(Hac,67)”Sen sadece Rabbine çağır!
Hiç kuşkusuz sen dosdoğru bir yola çağıransın-elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuz üzeresin.”
(Lokman,21)” ‘ALLAH’ın indirdiği KUR’AN’a uyun’ denildiği zaman,
‘Hayır, biz, atalarımızın geleneğinde ne varsa ona uyarız’ derler.
Saptırıcı onları alevli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?”
(Yusuf,40)” Hüküm, ancak Allah’ındır.”
(Kehf,26)”O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez-
hükmünde kimseyi ortak yapmaz.”
(Zümer, 67)”Allah hakkında doğru bir anlayışa sahip değiller-
Allah’ı, yüceliğine-kadrine-şanına yaraşır şekilde bilemediler.”
(Zümer,10)”Ey inanan kullar! Rabbinize ortak koşmak-şirkten sakının-sorumluluğunuzun bilincinde olun!
Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır.”
(Bakara,45)”Sabır ve salât ile- güçlüklere karşı direnerek-
mücadeleye devam ederek
ve Vahiy’e-okuduğunuz
Kitaba içtenlikle bağlı kalarak Allah’tan yardım isteyin.
Elbette böyle yapmak insanlara
çok ağır gelir.
Ancak
Allah’a içtenlikle bağlı olan-
saygı duyanlara zor gelmez.”
Kaynaklar;
Evrensel Çağrı KUR’AN-Mustafa Sağ
istekuran.net-Hakkı Yılmaz
Son Çağrı KUR’AN-Salih Akdemir
Yaşayan KUR’AN-İhsan Eliaçık
Mesaj-Türkçe çeviri-Edip Yüksel
Kur’an’ı Kerim-Yaşar Nuri Öztürk
KUR’AN Türkçe çeviri-Hüseyin Atay
kuranmeali.com
acikkuran.com
*etimolojiturkce.com




Bir yanıt yazın