KUR’AN;
ALLAH-TANRI’nın elçisi Muhammed sağken yazıyla kayıt altına alındı….
(Hac,53)”Allah, şeytanın uydurduğu sözlerle-şüpheyle, zihniyeti bozuk-
kalplerinde hastalık bulunan ve
kalpleri kararıp katılaşmış-
kaskatı olan kimseleri sınamıştır.”
TANRI-ALLAH
elçisi Muhammed’e;
KUR’AN’ın tüm hükümlerini
SAĞLIĞINDA uygulattırarak ve
yine peygamberimiz YAŞARKEN
tüm uyguladığı hükümleri örnekleri ile KUR’AN’da yazıya geçirttirerek,
tüm yapılması gerekenleri
denetimi, kontrolü,
gözetimi altında yaptırarak
Sûre adları ve
Ayet numaraları ile yazdırarak
KAYIT altına aldırmıştır.
(Cuma,9)”Toplantı günü salât için seslenildiği zaman, hemen
Allah’ın Zikri’ne koşun-acele edin ve alışverişi bırakın.”
(Cuma,9).ayetinde, alışverişi bırakıp koşulması istenen KUR’AN DERSİ!
ALLAH’ın Zikri; KUR’AN…!
Vahyin inmeye devam ettiği Peygamberimiz döneminde Peygamberimizin
TANRI’dan aldığı Vahiyleri
toplantı gününde ezberletme-yazdırma uygulaması;
KUR’AN’ın ezberle ve yazıyla
kayıt altına alınması toplantısı.
(cemaat namazı değil.)
(Maide,6).ayette sözü edilen
abdest de namazla ilgili değil.
Zaten KUR’AN’da olmayan
namazla ilgisi de YOK.
KUR’AN’ın indiği dönemde, peygamberimizin
ezberletip, yazdırdığı
(Cuma,9)KUR’AN dersine giderken,
toplum içine karışırken, çıkarken
TANRI tarafından uygulanması istenen, öğütlenen
bir medeniyet ilkesi!
‘Üstünü, başını, temizle,
insanlar arasına
temizlenmiş olarak katıl’
TANRI-ALLAH ÖĞÜDÜ! (Mâide,6)
Yazıyla kayıt görevi bitince
KUR’AN’ı, TANRI
(Hicr,9)ayetinde belirttiği üzere
Arapça orijinal metni
matematiksel bir Koruma sistemi
ile (belki, bugünün Kriptografisi) koruması altına alarak,
yarattığı kullarının
KUR’AN’a ekleme, çıkarma, değiştirme yapma,
DİN hükmü koyma
kapısını tamamen,
sımsıkı kapatmıştır.
(Hicr,9)”Kimsenin kuşkusu olmasın ki, Zikri-bu uyarıcı-hatırlatıcı mesajı-Kur’an’ı ayet ayet indirdik ve her hal ve şartta onu
muhakkak koruyacağız.”
(A’raf,89)”Rabbimiz her şeyi ilmiyle-bilgisiyle kuşatmıştır.”
TANRI’nın resulü ve nebisi olan
elçi Muhammed’in
23 yıllık
çok zorlu insanlık mücadelesi-
cihad ile uygulayıp-uygulatıp
yazıya geçirttiği
muhteşem BİLGİ kaynağı
KUR’AN’ın tastamam
insanlığa sunulması işini-
sorumluluğunu
TANRI-ALLAH,
yarım bırakır mı,
sonradan derlenmesini,
sonradan yazılmasını
kullarının, insanların yetkisine, inisiyatifine, keyfine, tekeline
bırakır, terk eder mi?!
(Haşr,21)”Eğer bu Kur’an’ı bir dağın sorumluluğuna verseydik-bir dağa indirmiş olsaydık, dağın yüklendiği sorumluluktan dolayı, Allah’ın haşmetine saygıdan boyun eğerek titreyip paramparça olduğunu görecektin.”
Dağın bile ağır sorumlulukla paramparça olacağı
muhteşem ilahî KUR’AN’ın
yazılması, kayıt altına alınmasını
TANRI-ALLAH;
özel olarak
seçip görevlendirdiği
resul-nebi Muhammed dışında başka birilerine bırakır mı?!
(Hac,70)”Gökte ve yerde olup bitenlerden Allah’ın haberi olduğunu bilmelisin? Her şey (Allah’ın koyduğu yasalarla) kayda geçer bunu yapmak ise Allah’a göre mesele değildir-çok kolaydır.”
(Hud,17)”Kur’an’dan asla şüphen olmasın! Kur’an, Sahibin-Rabbin tarafından indirilen gerçektir, insanların çoğu ona inanmasa da…”
(Âli İmran,66)”Hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda haydi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıyorsunuz?
Her şeyi tam olarak Allah bilir,
siz değil…”
ALLAH-TANRI’nın,
KUR’AN’ın tebliği ve
yazıya geçirilmesi ile görevlendirdiği,
görev bitince öldürdüğü,
yaşarken, sağken;
yaşadığı toplum içinde de
ilk örnek olma özelliklerine sahip,
KUR’AN’ı uygulayıcısı kıldığı
itaat edilmesini önerdiği
yaratılmış, görevli bir kuldur,
Muhammed Peygamber!
Peygamberin yalnız başladığı bu insanlık adına verilen çok zorlu
KUR’AN mücadelesinde;
tefeci, din saltanatı kurmuş,
putlara taptıran zalim yöneticilere, zorba müşriklere karşı
‘peygambere itaat’
TANRI tarafından istenen ve
KUR’AN ile ve
içinde yaşadığı tarihi süreçle
ilgili ve sınırlıdır!
Peygamberi yalnız bırakmayın çağrısı tarihsel bir öğüttür.
Peygamberimize itaat edilmesini söyleyen Allah;
itaat edilmesini söylediği her şeyi, peygamberimize,
SAĞLIĞINDA uygulattırarak ve yine peygamberimiz YAŞARKEN
KUR’AN’da yazıya geçirttirerek,
Sure adları ve Ayet numaraları ile kayıt altına aldırmış ve
KUR’AN’ı da (Hicr,9) ile
koruması altına alarak
kulların DİN hükmü koyma olasılık
kapısını kapatmıştır.
Üstelik,
KUR’AN içinde ayetlerde bildirilen Muhammed ‘peygambere itaat’;
TANRI’nın Kendi Sözleri ile
KUR’AN ile sınırlıdır ve
ayetler ile sabittir!
Bırakın Muhammed peygamberin KUR’AN dışı bir uygulaması-sünneti olmasını; kendi sözlerini ortaya sürme, söyleme hakkı bile yok;
TANRI’nın çok sert uyarısı var!
İşte Ayeti:
(Hakka,44,45,46,47)
“Eğer Peygamber Allah’a atfen bazı sözler uydurmuş-kendi sözlerini, Allah’ın Kur’an’ıyla eş tutmuş olsaydı, elbette onu kudretimizle kıskıvrak yakalar-gücünü alırdık.
Sonra kesinlikle can damarını koparırdık-ondan Vahyi keserdik.
Ve sizden hiçbir kimse de buna engel olamazdı-onu koruyamazdı….”
TANRI, apaçık, anlaşılır, ayrıntılı olduğunu iddia ettiği
KUR’AN’ın anlatmak istedikleri işini
kullara bırakmaz;
öyle olsaydı peygamberler kalırdı!
Peygamberlerin hepsi,
VAHYİ iletme, KİTAP haline getirme görevleri bitince ölmüş!
Yüce Yaratıcı Güç,
(En’am,38)’de”KUR’AN’da hiçbir eksik bırakmadığını” ve
(İsra,89)’da “KUR’AN’da her şeyi örneklerle, ayrıntılarıyla açıkladığını” söylüyor.
Yüceler Yücesi TANRI-ALLAH, yeminle KUR’AN’da
‘hiç eksik bırakmadığını’ ve ısrarla ‘her şeyi ayrıntılı, örneklerle açıkladığını’ Söylerken;
KUR’AN’ın yerine oturmuş
‘illa ki namaz’ diyenler,
‘namaz için de
peygamberin sünnetine, uygulamalarına bakılması
şart’ diyenlerin
sünnilik mezhebinde;
Muhammed peygamberi kutsallaştırıp,
erişilmez, kusursuz kılarken;
tüm şerleri, olumsuzlukları, kötülükleri, fenalıkları
‘Kader’, ‘Fıtrat’, ‘Alın yazısı’
diyerek
ALLAH-TANRI’ya izafe ediyorlar.
(Kehf,49)”Rabbin, hiç kimseye haksızlık etmez-zulmetmez!”
Kendilerine, kulların finansmanı ile
din saltanatlarını oluşturanlar;
şer-kötülük, zarar
kendilerinden geldiği
anlaşılmasın diye
Amentü duasına
yerleştirdikleri
‘şer Allah’tandır’ yalanı ile
kendilerini, câmilerini, imamlarını, hocalarını, ezanlarını
dokunulmaz, eleştirilmez
kılıyorlar!
(Âli İmran,182)”Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur-sizin kendi eserinizdir. Yoksa Allah, kullara karşı asla zulmedici değildir-asla haksızlık etmez.”
(Hac,74)”ALLAH’ı kadrine-şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar,
takdir edemediler!”
(Zümer,36)”ALLAH kuluna
kâfi değil mi-yetmez mi?”
(Ankebut,51)”KUR’AN onlara yetmiyor mu?”
evrenselcagri.com çevirisinden;
(Hac,52-54)”Allah ilmiyle her şeye hakim olandır.
Ancak, düşünceleri betonlaşmış, kalplerinde bir hastalık bulunan kimseler, vahiy hakkında kuşku yaratmak için, şeytanî hallerin,
yani vesveselerin, arzuları bulandırma özelliğini
bir fitne, bir çarpıtma aracı
yapmak için çalışırlar.
Kuşkusuz, gerçekleri karartanlar, örtenler kesinlikle iflah olmaz
bir karşıtlık içindedirler.
Bilimsel düşünce sahibi kimseler ise, vahyin, bilginin
nasıl elde edildiğini bilirler ve
Rablerinden bir gerçek olduğuna inanırlar.
Böylece onların kalpleri tam bir eminlik içindedir.
Kuşkusuz, bilinçli olarak inanmış kimseler, elbette
Allah’ın dosdoğru yolundadırlar.”
Kaynaklar;
temizfikir.com
evrenselcagri.com
kuranmeali.com
acikkuran.com
istekuran.net
Yaşayan KUR’AN-İhsan Eliaçık
Son Çağrı KUR’AN-Salih Akdemir






Bir yanıt yazın