Ulus devletten federasyona doğru

Okuma Süresi:

7–11 dakika
❤️

Ulus devletten federasyona doğru;
KUR’AN’ı tekellerine alanlarla!

(Konunun önemine binaen;
önceki yazılarımdan alıntılarla…)

Arapça okutarak,
ölülere üfürme aracı,
ölü kitabı yaparak
VE
‘Biz, neyi, ne kadar
bilmeniz gerekiyorsa o kadar ve nasıl anlamanız gerekiyorsa
o anlamda bilmenize,
anlamanıza izin veririz’
diyerek KUR’AN’ı
tekellerine alan zalimlere karşı
mücadele edilmesi gerekmiyor mu?

KUR’AN’ı tekellerine alanlardan;
menfaatine aracı yapan,
ticareti için satan,
siyaseti, saltanatı,
emperyalizme kölelik için
kullananlardan
kurtarılması
ve
KUR’AN’ın özgürlüğüne kavuşması, anlaşılması, içeriğinin sadece
TANRI sözleri ile bilinmesi gerekmiyor mu?

(Hadid,29)”Kitap ehli-halkı bilsin ki Allah’ın seçkin ve ayrıcalıklı kulları olduklarını iddia ederek
kutsal Kitabı
kendi tekellerinde görenler,
Allah’ın lütfu onların
tekellerinde değildir.
Lütuf bütünüyle Allah’ın yetkisindedir, takdirindedir.”

Muhteşem, muazzam, mükemmel TANRI öğütleri ve
HAK sınırları konusunda
müthiş uyarılarla dolu
KUR’AN’a
İSLAM’a yapılan
yalan beyanlara, iftiralara karşı;
KUR’AN’a sahip çıkmamak,
TANRI’ya inananlar için
TANRI’ya en büyük saygısızlık,
ve de
insanlığın en büyük ayıbı,
insanlığın en büyük kaybı değil mi?!

Tüm din adına konuşan,
DİN’i tekellerine alanlardan,
inanç arayışında olanları
kontrol altında tutmak ve
birbirine düşürmek için,
‘böl, parçala, yönet’
sistemi uygulayarak
parçalanmışlıklar yaratan
küresel sömürgeci
emperyal zihniyetten
kurtulmak
TEK TANRI inancı,
KUR’AN BİLGİsi ile mümkün!
(Âli İmran,64) Ayetle sabit!

(Âli İmran,64)”Ey Muhammed! De ki, ‘Kitaplılar (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir ilkeye gelin.
Allah’tan başkasına kul olmayalım. Allah’a aracı ile ulaşmayalım.
Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayalım.
Allah’ın yanı sıra, birilerini her emrine kayıtsız şartsız itaat edilen efendiler ve Rabler edinmeyelim!’ ”

İnanç,
TANRI ile
yarattığı kulu arasındadır.
Kim neye, nasıl istiyorsa öyle inanır
ya da inanmaz.
Hiç kimseyi ilgilendirmez,
ilgilendirmemeli.

Laikliğin de temeli olan
inanç özgürlüğü
KUR’AN’da kayıt altındadır!
(Kehf,29-İnsan,29-İsra,107)
“Dileyen inansın, dileyen reddetsin.”

(Bakara,256)”Dinde baskının hiçbir şekli-(inanç, fikir, düşünce, dini kabul edip etmeme hususunda şiddet) zorlama-dayatma yoktur.”

(Yunus,99)”Ey Muhammed! Rabbin isteseydi, yeryüzündekilerin hepsi inanırdı. İnsanları zorla mı mü’min yapacaksın-inanmaları için-mü’min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?”

TANRI’ya inanmak bir seçimdir!
İnancın nasıl olması gerektiğini bildiren KUR’AN BİLGİsini
isteyen alır, yaşamına uygular;
inandığının, yaşamının hesabını da
SADECE
KUR’AN sözleri sahibi,
SÖZün sahibi
TANRI’ya verir.

(Şuara,113)”Herkesin hesabı sadece Rabbim tarafından değerlendirilecektir. Keşke böyle olduğunu bir anlasanız…”

Hiçbir kimsenin,
hiçbir kurumun,
başkalarının inançlarına karışma;
kâfir veya inanan,
cennetlik veya cehennemlik,
ilan etme hakkı,
aforoz yetkisi yoktur!

Dinler savaşı;
TANRI katında TEK olan DİN’in paramparça edilmişliğinin sonucu!
Yahudi, Hıristiyan, Müslüman,…
gibi farklı
din kimlikleriyle,
haredi, ortodoks, katolik, protestan, alevi, sünni gibi
mezheplerle,
mormon, evanjelik, mevlevi, bektaşi, nurcu,… gibi
tarikatlarla sürüp gidiyor
bu parçalanmışlık ve savaşları!???

(Şûra,13)”Din’i dosdoğru uygulayın, bölünüp parçalanmayın!”

(Âli İmran,19)”Allah’ın tüm peygamberler aracılığı ile gönderdiği tek din İslam’dır.”

Dünyaya hükmeden güçlüler,
emperyalistler
sömürü düzenlerini bozacak
TANRI’nın kurduğu ve savunduğu
insanlığı özgürleştiren sistem
İSLAM’ı,
sistemin işleyiş Kitabı
son ve artık tek
ilahî kaynak KUR’AN’ı,
TANRI’nın ilke, kural, hukuk olan öğüt ve uyarılarını içeren
tüm insanlığa seslenen KUR’AN’ı;
Arapça okutarak
indiği toplumun konuştuğu diline kilitleyip
Arapların kitabı,
Arapların örf, adetleri
algısı yaratmaktadır.

(Yunus,57)”Ey İNSANLAR!
Rabbinizden size bir öğüt,
gönüller derdine şifa,
inananlara doğru yol kılavuzu ve rahmet olan Kur’an gelmiştir.”

(Taha,113)”Ey Muhammed!
Halkının dili Arapça olduğu için, Kur’an’ı, Arapça-Arap diliyle indirdik.”

TANRI SÖZLERİ KUR’AN,
tüm dünya dillerine çevirisi yapılması ve anlaşılması gereken
TANRI Kitabıdır!

TANRI elçisi Muhammed’in ve
KUR’AN’ı tebliğ ettiği
KUR’AN’ın ilk muhatapları
Arapça konuşan Araplar olduğu için
KUR’AN’ın dili, lisanı Arapça!
KUR’AN orjinal dili Arapça ama Arapça kutsal bir dil, lisan değil. TEK Kutsal olan ALLAH!

KUR’AN Arapların ve
Arapça dili hegemonyasından
kurtarılmalıdır!

Emperyalistler
‘İslam, KUR’AN;
namaz, başörtüsü,
camiye, Kâbe’ye tapınmak,
imam, ezan,
hac, kurban,
Allahuekber diyerek
din dayatan zorbalardan,
ilkel, vahşi teröristlerden
ibarettir’
algısını
tüm dünyaya yaymaktadır!

KUR’AN’a bu kadar büyük zulmü;
geçersiz, etkisiz kılma,
yok sayma, içeriğini bildirmeme gibi planlı ve sistemli kötülüğü;
cehaletin dibi, acımasız, zalim, çıkarından başka hiçbir şeye kafası çalışmayan din saltanatı düşkünü bencil, yobazlar, din bezirganları
tek başlarına yapabilir mi?!!!
Bu sömürü düzenini kurabilecek donanıma, yeteneğe sahipler mi?
Okur yazarlığı şüpheli,
cahil yobazların
bu sistemi kurabilmesi
mümkün mü?!!!!!

İSLAM’ı, KUR’AN’ı yok etme
üzerine kurulu
bu sömürü düzeni için üniversitelerde, enstitülerde, tarikatlarda üretilen
başta peygamberleri kullanarak kulların oluşturduğu,
kulların temsil ettiği
şirk dinleri üzerinde
belli ki çok düşünülmüş, çalışılmış!

(Nahl,52)”Din sadece Allah’ındır.”

İSLAM sisteminin öğretisi;
altıbin küsur ayetlik,
binbeşyüzyıl öncesi
dünya insanlarına
BİLGİ amaçlı indirilmiş
Sadece
TANRI’nın Sözlerinin, Ayetlerinin
yer aldığı
tüm yaşama dâir
TANRI Kitabı
KUR’AN;
tüm dünya insanlarını
İNANÇ’ta özgürleştirecek,
insanlığı ayağa kaldıracak,
medeniyet inşa ettirecek
ilkelerin, kuralların, hakkın, hukukun Adaletin,
Sevginin,
İyinin, iyiliğin
tüm güzelliklerin kaynağı, yaratıcısı
TANRI’nın Kitabıdır!

(Neml,77)”Kur’an, inananlara
mutlak doğruyu gösteren rehber ve rahmet-sevgi (pınarı)dır.”

KUR’AN
herkesin istediği gibi inanmasını ve sadece ortak ilkede buluşulmasını;
TEVHİD’i, TEK’liği
önerir, öğütler!
Şirki;
maddeden oluşmuş
her şeye, herkese
bağımlı hale getiren
TANRI ortaklığını reddederek,
İNANÇTA ÖZGÜRLÜK
çağrısı yapar!

KUR’AN; Tevrat ve İncil’de,
din adamlarının(?!) çıkarları doğrultusunda yaptıkları
tahribatları;
mitolojik hikayeleri,
vadedilmiş topraklar yalanını,
teslis sapmasını
(baba-tanrı, oğul-isa, kutsal ruh),…
ayet, ayet düzeltir!
Bu yüzden diğer kutsal kabul edilen metinlerin doğruluğunu test etmek,
ancak KUR’AN ile mümkündür.

(Yusuf,111)”Kur’an, uydurma bir söz değildir; aksine bu Kur’an kendinden önce gelen ilahî kitapların; Tevrat, Zebur, İncil ve diğerlerinin asıllarını onaylayıp doğrulayan, her şeyi ayrıntıları ile açıklayan ve inananlar için de yol gösterici ve Rahmettir.”

İncil
Markos-(12/38)
“Uzun kaftanlar içinde dolaşmaktan, meydanlarda selamlanmaktan, havralarda en seçkin yerlere ve şölenlerde başköşelere kurulmaktan hoşlanan din bilginlerinden sakının.”

(Âli İmran,103)”Ve topluca Allah’ın ipi Kur’an’a sımsıkı bağlanın ve bölünüp parçalanmayın!”

KUR’AN’ı tekellerine alıp
kendilerini, din saltanatlarını kutsal(?), dokunulmaz,
eleştirilmez kılanlardan,
DİN, inanç sömürüsü,
TANRI-ALLAH elçisi Muhammed’i
hadisi, sünneti diyerek
uydurdukları hikaye, rivayetlerle
TANRI-ALLAH ortağı yapanlardan
KUR’AN’ı kurtarmak;
Sahibi ALLAH-TANRI’ya teslim şart!!

Atatürk,
KUR’AN’ı tekellerine alanlardan
KUR’AN’ı kurtarma
Sahibi ALLAH-TANRI’ya
teslim etme görevini de yapmıştır.
Atatürk halkının
bağımsızlık, özgürlük kazanması
mücadelesinde olduğu gibi;
KUR’AN’ın özgürleşmesi,
sömürücülerin
tekelinden kurtulması,
insanların aracısız, satıcısız
TANRI Kitabı KUR’AN’ı
KAYNAĞINDAN anlaması için
KUR’AN’ın Türkçe çevirilerini yaptırmış ve
ülkenin her tarafına dağıttırmıştır!

Emperyalizme hizmetçi,
feodaliteyi, toprak ağalığını ve
din saltanatını, halifeliği
devrimleri ile
yıkan, yok eden bir özgürlük savaşçısıdır dâhi Atatürk!

HAK, Barış, Adalet, Özgürlük, Eşitlik
savaşçısı Atatürk
barış için;
‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ derken;
tüm dünyada Barış’a hizmet,
Cumhuriyet için,
‘kimsesizlerin kimsesi’ derken de;
tarikat, cemaat, köy ağalarının kendilerine bağlayıp,
köle yaptıkları
tüm hakları yenmişler için Cumhuriyet ile,
devrimleri ile;
hakları yenenlerin
HAK’larını teslim etme,
eğitimi ayrıcalık olmaktan çıkarıp halkın HAK’kını verme,
halkının eğitimi,
özgürlüğü, eşitliği için
mücadele etmedi mi?!

Atatürk, yalnız Türkiye için değil, bütün doğu ulusları için de önderdir ve ‘dünyada sulh’ anlayışının temsilcisi, öncüsüdür.
Bu yüzden sömürgeci zihniyetlerin, emperyalistlerin ve
din bezirgânlarının
Atatürk’e kinleri ve
nefretleri hiç bitmemektedir.

Atatürk din’e değil;
din’i kullanan din bezirgânlarına savaş açmıştır ve başarmıştır!
Devrimleri ile
din saltanatlarını yıkarken;
DİN’in tek kaynağı
KUR’AN’ın içeriği bilinsin
toplum aydınlansın,
sömürülmesin diye
o günlerin çok zor şartları içinde gerekenleri de
hiç ihmal etmeden
bir deha olarak yapmıştır.

Atatürk’ün de hak’kını
teslim ettikten sonra
gelelim tekrar
KUR’AN’ın bildirdiklerine!!!?

TANRI’nın
Peygamberine yazdırarak
kayıt altına aldırdığı KUR’AN;
sure adları, ayet numaralarıyla, aradığınızı her konuyu
nokta atışı yaparak anında,
kayıtlı yerinde bulduran
TANRI Sözlerinin TEK kaynağıdır,
her şey Ayetlerde kayıtlı,
KUR’AN’da kayıt altındadır!

(Hicr,9)”Hiç kuşkusuz,
o zikiri-Kur’an’ı biz indirdik, biz;
her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.”

Arapça orijinal KUR’AN,
TANRI tarafından (Hicr,9)
sistemli korunduğundan;
KUR’AN’a sokuşturamadıklarından
rivayet, hikayeler, hadis-sünnet ile
TANRI ortağı yaptıkları
o azîz peygambere
o çok sevdiklerini
iddia ettikleri peygambere
ihanet ve iftira ediyorlar!

Peygamber sünneti-hadisi diyerek oluşturulan bu çok tehlikeli şirk,
TANRI’ya ortaklık yolunda;
peygamberin olduğu söylenen hadislerinin, sünnetinin bilgisi
yaratılmış kullardan aktarılmaktadır;
yani hep İNSAN kaynaklıdır,
TANRI kaynaklı değildir.
Şaibelidir.
Asırlardır sağlam,
güçlü deliller aranmaktadır.
Sahih-sağlam diyerek
hadislere güvenilirlik
kazandırılmaya çalışılmaktadır!

“Ortak koşucular, artık Kur’an’dan başka hangi hadise inanıyorlar?”
(Câsiye,6-Mürselat,50-A’raf,185)

“Allah’tan daha doğru sözlü-hadisli kim olabilir-Allah’tan daha doğru bir hadisi kim söyleyebilir?”(Nisa,87)

Hadislerin, sünnetin sahih olduğuna kim karar verecektir?!
Sahih olduklarının kanıtı nedir?!

(Kasas,75)”Kanıtlarınızı-delillerinizi getirin-ortaya çıkarın.”

“Kur’an onlara yetmiyor mu?”
(Ankebut,51)

KUR’AN;
TANRI-ALLAH Kitabı olarak TEK’tir. Yanına eklediğiniz her ne olursa olsun, peygambere de ait olsa
Kur’an ve sünnet gibi,
Kur’an ve hadisler gibi
iki tane kaynak yapar, ikileştirir; TEVHİD’i, TEK’liği bozar,
şirk, ortaklık kapısını aralar, açar!

Açılan kul kapısından
okur yazarlığı olmayan
cinci, büyücü,
hacı, hoca geçinenler
‘Peygamber buyuruyor,
peygamberin uygulaması,
peygamberin sünneti, hadisi’
diyerek kendi sapkın düşüncelerini ve isteklerini
din diyerek pazarlamakta,
din ticaretini,
dinin sömürüsünü
çok rahat yapabilmektedir.

O azîz peygamber,
TANRI tarafından
peygamber-elçi,
Nebi, Resûl yapılarak
insanlığın en üst mertebesine zaten çıkarılmıştır, daha üstü yoktur!!!

Tüm köleleştirmelere karşı, Muhammed peygamberin yaptığı
KUR’AN için cihad gibi,
KUR’AN mücadelesi için
herkes şunu söylese YETER!
‘Özgür kalmak istiyorsan,
TANRI Kitabı KUR’AN’ı
anlayarak oku;
tüm bilgiyi KUR’AN’dan al, aracılardan kurtul!’

(Zâriyat,55)”Sen yalnızca Kur’an ile hatırlat-yalnız Kur’an’dan bilgi ver!”

Tüm bilgiyi TANRI’dan,
TANRI sözlerinden al,
kendilerine kul yapanlardan,
kul sözlerinden kurtul!

(Rahman,1-4)”Rahman-her şeye sevgi ile hâkim olan Allah, yol gösterici Kur’an’ı öğretti, insanı oluşturdu, ona, kendini söz ile ifade etme sanatını-iyiyi ve kötüyü, hayr ve şerri ayırmayı öğretti.”

(Alâk,4,5)”Allah, kalemin yazdıklarıyla, insana bilmediklerini öğretendir.”

(Bakara,282)”Allah’ın öğütlerini dinleyin. Allah size öğretiyor.”

KUR’AN, mezarlıktan ve evde; ölülere okunan,
ölülere üfürme aracı
kitap olmaktan kurtarılmalıdır!

(Yâsin,70)”Kur’an, diri olanları uyandırsın, uyarsın ve ortak koşucu inkârcılar hakkındaki Allah’ın gerekçeli hükmünü açık olarak anlatsın diye indirilmiştir.”

KUR’AN, sanki sadece
kadının namusundan, başörtüsünden,
çok eşlilikten,
kadına eşitsizlikten
ibaret algısı yıkılmalıdır.

(Âli İmran,195)” ‘Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz.’ ”

Namaza, başörtüsüne
taptıran, tapınanlar da
tüm anlatılanları,
TANRI SÖZÜ olarak
KUR’AN içinde bulmak zorundadır.
Söylenenler, anlatılanlar
TANRI’nın SÖZÜ AYETLER olarak
KUR’AN’da yazmıyorsa, yoksa
YOKTUR!
KUR’AN’da olmayan,
DİN’de de yoktur!
Ayrıca KUR’AN’da yazıyorsa da KUR’AN çevirileri genel olarak kopyala-yapıştır olduğundan,
farklı KUR’AN mealleri karşılaştırılmalı ve
kök anlam araştırılmalıdır!!!

(En’am,38)”Kur’an’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık-insanlara gerekli olacak her şeyi açıkladık!”

(En’am,65)”İyice anlasınlar diye ayetleri-hükümleri her yönüyle inceden inceye-ayrıntılı açıklıyoruz!”

Tüm yalan, yanlış, dayatma,
gerçeğe aykırı bilgilerden, anlatılardan, duyumlardan
KUR’AN temizlenmelidir!

(İsra,13,14)”Her insanın kaderini kendi özgür seçimine bırakmışızdır. Ancak dünyada işlediği her şeyi de bir kayda alırız. Kıyamet gününde, bu kaydı çıkarıp yayınlarız. ‘Seyret bandını! İşte dünyada yaptıkların. Bugün hesap görücü olarak kendi hesabını kendin gör’ diyeceğiz.”

(Ra’d,2)”Allah, Rabbinize tekrar geri döndürüleceğiniz konusunda kuşkunuz olmasın diye ayetlerini ayrıntılı olarak açıklamaktadır.”

(İbrahim,52)”Kur’an, kendisiyle uyarılmaları, Allah’ın ancak bir tek ilah-Tanrı olduğunun bilinmesi ve sağlıklı düşünen akıl sahiplerinin öğüt almaları için tüm insanlara yönelik çağrıdır-tebliğdir-bildiridir!”

Kaynaklar:
KUR’AN Türkçe çevirileri;
Mustafa Sağ
İhsan Eliaçık
Yaşar Nuri Öztürk
Hüseyin Atay
Hakkı Yılmaz
Salih Akdemir
Edip Yüksel
kuranmeali.com
acikkuran.com
istekuran.net
temizfikir.com
etimolojiturkce.com

Kutsal Kitap-Eski ve Yeni Antlaşma
(Tevrat, Zebur, İncil)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Yasemin Çin avatarı
    Yasemin Çin

    KUR’AN’da,
    tüm zaaflarına rağmen;
    İNSAN olabilme?!!!

    İnsan,
    TANRI’nın verdiği özgür iradeyle,
    tercih hakkını kullanarak;
    iyiyi, doğruyu ya da
    kötüyü, yanlışı seçmesiyle
    dünya hayatını inşa etmektedir.

    KUR’AN,
    bu İNSAN inşa sürecinde,
    Yaratıcı TANRI’nın
    kullanım kılavuzudur.
    TANRI, KUR’AN’da
    insanın zaaflarının bilgisini vererek, kendisini daha iyi tanımasına; farkındalık yaratıp
    yaratılışındaki zaafları ve zayıflıklarıyla başa çıkmasına,
    olgunlaşmasına,
    ailenin, toplumun dayattığı
    duygu ve düşünce kalıplarından kurtularak özgürleşmesine
    rehberlik etmektedir.

    (Neml,77)”Muhakkak ki Kur’an,
    inanıp güvenenler için
    mutlak doğruyu gösteren rehber ve rahmet-sevgi (pınarı)dır.”

    (Bakara,118)”Gerçekler konusunda kesin bilgiye ulaşmak isteyenlere-
    yürekten inanacak olanlara ayetleri,
    açık-apaçık ve anlaşılır kıldık.”

    KUR’AN,
    insanlığın tarihsel olayları ile
    azgınlıklarını, doymazlıklarını, hadsizliğini, zulümlerini anlatırken;
    insanın azma, sapma noktalarında
    çözüm, çare, çıkış yollarını da;
    kurallarını, yasa-hukuk olarak;
    evrensel insanî, ahlâkî ilkeler
    olarak vermiştir.
    TANRI öğütleri, uyarıları olan
    bu kurallar, ilkeler;
    KUR’AN’ın nokta atışı
    sure adı, ayet numarasında kayıtlıdır.

    Sonuçta,
    insanoğlu zayıf, eksik ve aciz olduğunun bilinciyle,
    değerli, faydalı ve anlamlı olabileceğinin farkındalığıyla;
    tercihleriyle, yaptığı seçimlerle ve
    zaaflarından arınmak için
    verdiği mücadele azmi, kararlılığıyla
    İNSAN olma, olabilme ve
    insan kalabilme sanatını
    icra ederken,
    kendini, insanî değerini yaratır.

    (Beled,4)”Kuşkusuz Biz insanı
    acılar, sıkıntılar ve zorluklar arasında mücâdele ederek
    çetin bir sınava dayanacak-
    zorlukların üstesinden gelecek
    şekilde yarattık.”

    (Beled,10,11)”Biz ona
    [kötülük ve iyilik] iki seçenek-
    (yanlış ve doğru) iki yol önerdik.
    Fakat insan,
    zoru aşmayı göze alamadı.”

    (Beled,12-17)”Zor nedir
    biliyor musun?
    Köleleştirilmiş olanı özgürlüğe kavuşturmaktır. Güçlülerin kurduğu kölelik düzenini yıkmaktır.
    Açlık çekenleri doyurmaktır. İnsanları aç bırakan düzeni yıkıp hakkı adaleti hâkim kılmaktır. Akrabası olan bir yetime,
    haklarını vererek en güzel şekilde yetiştirmektir. Hiçbir şeyi olmayan yoksullara sahip çıkıp onları koruyup kollamaktır. Toplumdaki ekonomik sınıf farkını ortadan kaldıran düzeni kurmaktır.
    Zor: inananlar arasına karışarak sabır-güçlüklerin üstesinden gelmeyi tavsiye etmek,
    sevgi ve şefkat göstermektir.”

    (Nisa,28)”Allah size hafiflik getirmek-yükümlülüklerinizi hafifletmek ister,
    insan, zayıf bir varlık olarak yaratılmıştır.”

    (Enbiya,37)”İnsan çok aceleci- tezcanlı yaratılmıştır.
    Yakında üzerinde tartıştığınız gerçekleri size göstereceğim!
    Acele etmeyin!
    Benden acele istemeyin!”

    (Nahl,4)”Allah insanı bir spermden yarattı. Bir de bakmışsın insan,
    büyüyüp gelişince,
    her şeyi kendine mâl edip, açıkça
    Allah’ı devre dışı bırakıverir.”

    (İsra,11)”İnsan, düşünmeden
    ya da inatla, çok iyi şeylere
    öncülük ettiğini sanırken,
    aslında çoğu kere, çok kötü şeylere çağırdığının farkına varmaz.
    Çünkü insan, çok acelecidir.”

    (Ahzab,72)”Düşünsenize;
    bunca nîmetlerle donatıldığı hâlde, yüklendiği emânetin
    hakkını veremeyen insan
    ne kadar zâlim, ne kadar câhildir!”

    (Nisa,128)”Kıskançlık ve bencillik insanın doğasında vardır-kişi bencil ve kıskanç davranmağa eğilimlidir.”

    (Adiyat,6,7,8)”İnsan
    Rabbine karşı çok nankördür.
    Üstelik insanın kendisi de
    buna şahittir.
    Onun, mal-servet sevgisi-
    hırsı çok şiddetlidir.”

    (Mearic,20,21)”İnsan, başına
    bir kötülük geldiği zaman,
    ümidini keserek sızlanır durur.
    Bir nîmetle karşılaşınca da, açgözlülük ederek hepsine kendisi sahiplenmek ister, cimrileşir. Kendine verilenlerden ihtiyaç sahiplerine vermez-
    başkalarının yararlanmasına engel olur.”

    (İsra,100)”Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı,
    bu hazineler tükenir kaygısı ile
    kesinlikle cimrilik eder-
    kimseyle paylaşmazdınız.
    İnsan son derece cimridir.”

    (Mearic,19)”Doğrusu insan,
    hırslı ve endişeli bir yapıda-
    bir doğada yaratılmıştır.”

    (Kaf,16)”Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını-
    kendi kendine neler kurduğunu
    yine biz biliriz.
    Çünkü biz ona şah damarından
    daha yakınız-içinden geçeni biliriz.”

    (Fecr,15-20)”İnsan ilginçtir.
    Rabbi, sınamak için bolca verip
    sevindirdiği zaman,
    ‘Rabbim bana cömert davrandı’ der.
    Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp
    rızkını ölçüye bağlarsa,
    ‘Rabbim bana ihanet etti’ der.
    Hayır! Öyle değil!
    Doğrusu siz, yetime karşı
    cömert davranmıyorsunuz.
    Yoksulu yedirip giydirme konusunda (gayret göstermiyor ve)
    birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
    Hak ve adâlet ilkelerini çiğneyerek, yetimlerin hakkı olan mirası
    haksız şekilde yiyorsunuz!
    Ve malı (parayı, makamı ve çıkarı aşırı oranda) bir yığma tutkusu ve hırsıyla (çok) seviyorsunuz.”

    (Hümeze,1-4)”Vay haline iftira atan, ayıp-kusur arayan-
    insanların haysiyetiyle
    oynayanlara yazıklar olsun!
    Mallarını yığdıkça yığar,
    hayır yolunda harcamaz.
    Malı mülkü, kendisini
    sonsuza dek yaşatacak sanır.
    Hayır, iş, sandığı gibi değil!”

    (Beled,5-7)Yoksa insan,
    hiç kimsenin kendisine
    güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
    ‘İyilik için yığınla mal-servet harcadım!’ diye böbürlenip duruyor.
    Peki, kimsenin kendisini
    görmediğini mi sanıyor?”

    (Kıyamet,20,21)”Hayır aslında siz
    bu dünyaya pek düşkünsünüz
    ama öteki dünyayı [ve Hesap Günü’nü] hiç düşünmüyorsunuz!”

    (Câsiye,23)”Arzusunu-egosunu hayatın biricik gayesi hâline getirerek ihtirâslarını
    tanrı edineni gördün mü?
    Böyle bir kimseyi
    Allah’tan başka kim
    doğru yola iletebilir?”

    (Nisa,26)”Allah size, (hükümlerini) apaçık bildirerek yolunuzu aydınlatmak, sizi daha önce yaşamış insanların yollarına iletmek, affına ve rahmetine yöneltmek istiyor.”

    (Ahkaf,15)”Biz insana, anne, babasına iyi davranmasını emrettik.
    Annesi onu karnında zahmetle taşır, zahmetle doğurur. Hamileliği ve sütten kesilmesi de otuz ay sürer.
    Nihayet kırk yaşına varıp da olgunlaştığında, ‘Ey Rabbim beni öyle yönlendir ki bana ve anne-babama lütfettiğin nimetlerin şükrünü yerine getireyim ve Seni hoşnut kılacak
    yararlı, iyi, güzel, doğru işler yapayım; soyumda da güzellikleri devam ettir-soyum içinde barışı gerçekleştir.
    Ben tevbe ettim-Sana yöneldim ve
    ben Müslümanlardanım’.”

    (Tahrim,8)”Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! Umulur ki,
    Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter.”

    *Tevbe; bilinçlenerek
    hatadan, kötülükten ‘dönmek’…

    (Nisa,17,18)”Allah’ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden bir kötülük işleyen ve hemen farkına vardıktan sonra o günahtan çarçabuk vazgeçenlerin tevbesidir.
    İşte Allah, böylelerinin
    tevbesini kabul buyurur.
    Yoksa hayatı boyunca-sürekli
    kötülük-günah işleyen ve
    sonra tam ölmek üzereyken
    ‘Ben şimdi tevbe ediyorum’
    diyenlerin tevbesi geçersizdir.
    Kâfir olarak ölenlerin
    tevbeleri kabul edilmeyecektir.”

    (Nisa,110)”Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder-
    kendisine haksızlık eder de, sonra
    Allah’tan bağışlanma dilerse,
    şüphesiz Allah’ı çok bağışlayıcı ve
    çok müşfik-merhametli bulur.”

    (Nasr,3)”Rabbini överek yücelt ve O’ndan af-bağışlanma dile!
    Çünkü O, Tevvâb’dır,
    günahları affeder sınırsız bir şekilde.”

    *Af kapısı;
    yapılan hatadan duyulan pişmanlıktan dolayı
    hayattan kopmayı engelleyen
    TANRI’nın sevgi kapısıdır;
    yapılan kötülüklerden, hatalardan temizlenme, kurtuluş umududur.

    (Âli İmran,135)”O erdemliler
    hata yaptıkları veya kendilerine haksızlık ettiklerinde,
    Allah’ı hatırlayarak hataları için
    Allah’tan özür dilerler.
    Zaten, günahları
    Allah’tan başka kim affedebilir ki?
    Ve onlar hatalarda
    bile bile ısrar da etmezler.”

    (Ra’d,22)”Ve onlar ki sadece
    Rab’lerinin onayını kazanmak için
    zorluklara karşı göğüs gererler,
    Salâtı ikâme ederler-
    Allah için çok çalışırlar.
    Kendilerine verdiğimiz rızıklardan
    gizli ve açık yoksullara yardım ederler ve kötülüğe iyilikle karşılık verirler.
    İşte bunlar, mutlu sonu hak etmişlerdir.”

    (Rahman,29)”Allah her an bir eylemde-yeni bir iş ve oluşta-
    her gün kesintisiz yaratma halindedir.”

    (İnşirah,7)”Bir işi sonuçlandırınca, hemen bir başka işe giriş-
    her fırsatta kararlılıkla
    yeni şeyler yapmaya giriş.”

    TANRI’nın sürekli yaratış haline;
    insan da katılmalı;
    insan da iyi, doğru ve güzel olanı yapmak üzere,
    insanlık için çalışarak iş ve değer üretmeli, durmadan çalışmalıdır!

    (Bakara,186)”Ey Peygamber!
    Kullarım, Beni sana sorarlarsa, gerçekten Ben yakınım.
    Bana dua edince
    dua edenin duasına cevap veririm.
    Dosdoğru yolu bulmaları için,
    onlar da Bana karşılık vermeli ve
    Bana inanmalı.”

    (Zâriyat,56)”Ben,
    görünen ve görünmeyen,
    bilinen ve bilinmeyen
    tüm iradeli varlıkları-
    cinleri ve insanları sadece
    (Beni tanıyıp bilsinler ve)
    Bana ibadet etmeleri-
    benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım-
    ancak (üflediğim ruhum vasıtasıyla içlerine yerleştirdiğim)
    Tanrısal modelimi oluşturmaları için yaratmış bulunuyorum.”

    (En’am,91)”Allah’ın azamet ve kudretini-gücünü
    kadrine-şanına yaraşır şekilde-
    hakkıyla takdir edemediler..”

    (İnfitar,6-8)”Ey insan!
    O sonsuz cömertliğin sahibi
    Kerîm Rabbine karşı
    seni aldatıp gururlu kılan nedir?!
    Rabbin ki seni yarattı ve varlık amacına uygun olarak şekillendirdi.
    Ve nihâyet seni dilediği şekilde,
    birçok unsurun muhteşem bir uyum ve düzen içinde bir araya geldiği
    bir varlık hâlinde meydana getirdi.”

    (Nahl,81)”Umulur ki
    ALLAH’ın hakkını teslim edersiniz!”

    Evrensel ÇAĞRI KUR’AN – Mustafa Sağ
    Son Çağrı KUR’AN – Salih Akdemir
    Yaşayan KUR’AN – İhsan Eliaçık
    istekuran.net – Hakkı Yılmaz
    kuranmeali.com

  2. Yasemin Çin avatarı
    Yasemin Çin

    ‘Şeriat isteriz(!?)’ diye bağıran
    kapkara yobazların tekelinden;
    KUR’AN’ı kurtarmak ŞART!!!

    (Nahl,33,34)”Neyi bekliyorlar? Kendilerine meleklerin-
    doğal güçlerin gelmesini mi,
    yoksa Allah’ın emrini-
    ilahî bir felaket mi bekliyorlar?!
    Öncekiler de böyle yapmışlardı.
    Ve Allah onlara haksızlık etmedi,
    fakat onlar şirk koşarak
    kendilerine haksızlık etmişlerdi.
    Ve sonunda, yapmış olduklarının
    kötü sonuçları dönüp kendilerini buldu ve alay ettikleri şeylerin
    hücumuna uğradılar!”

    (Ahzab,62)”Allah’ın
    sünnetinde-yasasında
    bir değişme asla bulamazsın.”

    KUR’AN’a göre;
    İSLAM Anayasası-Hukuku şeriat;
    TANRI’nın dosdoğru insanlık yolu; evrensel ahlâkî ilkeleri;
    öğütleri, uyarıları!

    Kravat takmış, prof.ünvanlı
    SADECE KUR’AN yerine,
    peygamber sünneti-hadisi anlatan
    ilahiyatçılarla başlayan
    dincilik akımında;
    şeriatı kara çarşaftan ve namazdan
    ibaret zannedenlerin,
    bir adım ötesi allahüekber diyerek
    insan kafası kesen
    vahşi, ilkel dinci teröristler!

    ‘Din, kuran’ diyorlar AMA
    KUR’AN’ın dinini
    bilmiyorlar, anlatmıyorlar!!!
    KUR’AN’da TANRI’nın
    İNSAN olmaya dâir;
    ahlâkî öğütlerinden bilgileri yok,
    hiç ama hiç ilgileri de YOK!

    Diyanet ve vakfı,
    dinci vakıf, dernekler, tarikatlar ve
    ‘Şeriat’ isteriz diye bağıranlar;
    çıkarlarına, uymadığından
    dinci saltanatlarının
    kazanç kapısı olduğundan;
    Allah’a ortaklık-aracılık-şirk ayetlerinden
    (Nisa,48,116) ve (Zümer,65)
    hiç ama hiç bahsetmiyorlar!
    Ve toplumu da
    gittikçe artan oranda
    peygamber ortaklı tanrı inancına,
    şirk bataklığına sürüklüyorlar!

    (Şûra,21)”Yoksa Allah’ın dininde- olmadığı halde, onlar için
    şeriat-dini kurallar ve yasalar
    ortaya koyan-din olarak kabul eden-
    meşru kılan ortakları mı var?
    Allah kullarına böyle bir hak vermemiştir.”

    Ben, “şirksiz-ortaksız,
    TEK TANRI inancına çağırdıkça;
    KUR’AN tek kaynaktır,
    elçi Muhammed insandır, kuldur,
    TANRI’nın verdiği; KUR’AN’ı
    yazıyla kayıt GÖREVİ bitince,
    binbeşyüzyıl önce ölmüştür!
    TANRI’nın ortağı yoktur;
    uydurulan yalan hikaye, rivayetler,
    iftira sünnet-hadislerle peygamberi,
    TANRI ortağı yapmak şirktir ve şirkin, KUR’AN’a göre affı yoktur” dedikçe,
    kara yobazlar, dinciler;
    ‘sen git önce kafanı kapat’ diyor.
    Tek dertleri kadının saçı;
    başındaki örtüsü,
    yetmedi kara çarşafı,
    yetmedi burkası!?
    Bakın bana bile,
    sırf başım açık,
    iki tel ak saçım görünüyor diye;
    KUR’AN dediğim halde,
    ALLAH dememe rağmen;
    bana bile söz hakkı vermiyor,
    kendine göre oluşturduğu
    DİN alanına hiç kimseyi sokmuyor,
    cehennem ateşi ile korkutuyor!

    Kendini tanrı sanıyor;
    inancım hakkında bilgisi var,
    ateşe atacak yetkisi, gücü var,
    zannediyor?!

    KUR’AN’a göre;
    kimsenin, kimseyi kâfir veya inanan,
    cennetlik veya cehennemlik,
    ilan etme hakkı yok, haddi değil!

    Benim de,
    onların ve başkalarının
    inançlarına karışma hakkım yok,
    haddim de değil;
    istedikleri gibi inansınlar!
    Kim neye, nasıl istiyorsa
    öyle inanır ya da inanmaz;
    hiç kimseyi, beni de ilgilendirmez.

    YETER ki,
    Cumhuriyet’i ve Laik sistemini yıkma amacı taşımasınlar,
    kendi inandıkları
    dinci saltanatları için çalışmasınlar,
    kendi inandıkları sünnilik mezhebini,
    (Bakara,256).ayete rağmen;
    DİN diye dayatmasınlar!

    Ne yazık ki ve maalesef ki;
    4-6 yaş kuran kursu,
    dinci dernekler, vakıflar ve yurtları,
    özel ya da devletin okullarında, müfredat ile,
    üniversitelerinde genelgelerle,
    buldukları her yerde;
    çocukları, gençleri
    cennet, hûri vaatli,
    yasak, haram, ateş tehditli
    şirk dinine itaat-biat eder
    halde yetiştirmeye
    küçücük yaşlarda başlıyorlar.

    Çocuklarımızı, gençlerimizi
    karanlığa sürükleyenlerle;
    Türkiye aydınlık yüzünü;
    bilimsel çalışmalarla, sanatla dolu
    aydınlık yönünü kaybetmek üzere!

    Bu yüzden, bütün mücadelem
    ‘KUR’AN neler söylüyor’,
    TANRI, KUR’AN’da neler istiyor
    Ayetler ile bilinsin, insanlar
    KUR’AN Ayetleri ile buluşsun!

    Bakın, bir KİTAPLA,
    TANRI’nın son Kitabı ile,
    KUR’AN’ın uyandıran bilgileri ile,
    hayata, inanca bakış açınız değişir.

    Bir tek Kitap; KUR’AN.

    Halifelik dahil,
    tüm dinci yapılanmaları yıkan,
    Laik Cumhuriyeti kuran,
    Atamız-Atatürk’ün yaptığı gibi;
    KUR’AN’ın Türkçe
    anlamak üzere okunmasını,
    TANRI Sözleri Ayetlerin anlaşılmasını sağlarsak
    İNANÇLAR tertemiz kalır!

    Laikliğin de temeli olan
    inanç özgürlüğü;
    ALLAH-TANRI’nın Sözleri olan
    KUR’AN’da kayıt altındadır!
    (Kehf,29-İsra,107)
    “Dileyen inansın, dileyen reddetsin.”

    DİN’in TEK kaynağı KUR’AN’dır!
    Yanına eklediğiniz her ne olursa olsun, peygambere de ait olsa
    iki tane kaynak yapar, ikileştirir; TEVHİD’i, TEK’liği bozar!

    (En’am,38)”Kur’an’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık-insanlara gerekli olacak
    her şeyi açıkladık!”

    “Kur’an onlara yetmiyor mu?”
    (Ankebut,51)

    (En’am,90)”Kur’an bütün insanlığa öğütten, uyarıdan ibarettir!”

    (En’am,114)”Allah size Kur’an’ı detaylarıyla açıklamış olarak indirmişken, Allah’tan başkasının hakemliğine-sözlerine mi uyayım?”

    (En’am,164)”Allah her şeyin
    Rabbi-Eğiteni iken, Allah’tan başka
    Rab-Eğiten mi arayayım?”

    Tüm kul peşinde koşmalara karşı,
    herkes şunu söylese YETER;
    ‘Özgür kalmak istiyorsan,
    TANRI Kitabı KUR’AN’ı
    Türkçe anlayarak oku;
    tüm bilgiyi KUR’AN’dan al,
    aracı kullardan, aracılardan kurtul!’

    Düşünceler, sözler beni,
    AYETLER tüm okuyanları bağlar.
    Ayetlerden herkes
    istediğini anlamakta özgürdür.

    (Zâriyat,55)”Sen yalnızca Kur’an’dan bilgi ver!”

    (A’raf,52)”Yemin olsun ki! Biz,
    inanmaya gönüllü bir toplum için
    doğru yol rehberi ve
    bilgiye dayalı-bilimsel bir biçimde-
    BİLGİ ile en ince ayrıntısına kadar açıkladığımız rahmet-sevgi kaynağı
    bir Kitap gönderdik-
    bu Kitap, bir BİLGİ ürünüdür.”

    (Yunus,57)”Ey İNSANLAR!
    Rabbinizden size bir öğüt,
    gönüller derdine şifa,
    inananlara doğru yol kılavuzu ve
    sevgi ve şefkat(pınarı)-
    Kur’an gelmiştir.”

    Kaynaklar:
    KUR’AN Türkçe çevirileri;
    Mustafa Sağ-Evrensel Çağrı KUR’AN
    İhsan Eliaçık – Yaşayan KUR’AN
    Salih Akdemir – Son Çağrı KUR’AN
    Yaşar Nuri Öztürk – KUR’AN Meali
    Hüseyin Atay – KUR’AN Türkçe çeviri
    Edip Yüksel – Mesaj KUR’AN çevirisi
    Hakkı Yılmaz – istekuran.net
    kuranmeali.com
    acikkuran.com
    temizfikir.com
    etimolojiturkce.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar