Hep derim; her ömrün ve her devrin sonu vardır, diye…
Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı..
Bunlara hiç kalmayacak…
***
Bugün…
Devir onların devri, bir elleri yağda bir elleri balda…
İyi gidince..
Alkışlıyor, övüyor yere göğe sığdıramıyorlar…
***
Sadece ortakları değil, biat edenleri de..
Kutsal sayıp tapınanları da…
Allah benim ömrümden alsın sana versin..
Öl de ölelim, vatan millet Sakarya diyenlerde…
***
Ama bunların fıtratında var…
Teker ters dönünce…
İşler kötüye gidince, çıkarları çatışınca…
Öküz ölüp ortaklık bitince
gerçek yüzleri, tüm çirkinliğiyle ortaya çıkıyor…
***
Emin olun: Yere düşene ilk tekme atanlar bunlar olur…
***
Büyük usta Uğur Mumcu’nun yazdığı..
tarihimbir gerçeği, tam yerine denk geldi sizlerle paylaşmak istiyorum…
***
Tarih 17 Şubat 1959
Başbakan Adnan Menderes’in içinde bulunduğu THY uçağı, Londra’da inişe geçtiği sırada düşer…
Uçaktaki 21 kişiden 14’ü hayatını kaybetmiştir…Kurtulan 7 kişiden biri de Adnan Menderes’tir…
***
Türkiye’ye dönüşünde Sirkeci Garında büyük bir devlet töreni ile karşılanır…
Menderesi karşılayanlar arasında CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’de vardır…
***
Adnan Menderes perona ayak bastığında, insanlar yüksek boyutlu bir dalga gibi gidip gelirler…
***
O sırada kalabalığı elinde bıçakla yaran bir adam ensesinden tuttuğu beş-altı yaşındaki bir erkek çocuğunu Başbakan Menderes’in ayaklarının dibine yatırır. Herkesin şaşkınlıktan kanı donmuştur…
***
Bu adam, Adnan Menderes’in şaşkın bakan gözlerinin içine diktiği gözlerini devirerek:
“Seni bize Allah bağışladı. İzin ver oğlumu senin için Allah’a kurban edeyim!..”
Adamla Adnan Menderes’in bakışları esnasında adam bir an şaşkınlığa düşünce, onun bu şaşkınlığını fırsat bilen emniyet görevlileri yetişir ve çocuğu adamın elinden kurtarırlar…
***
O olaydan tam 18 ay sonra.
Takvimler 17 Eylül 1961’i gösterdiğinde, Adnan Menderes idam sehpasının merdivenlerini çıkar,
titrek adımlarla, ölümle yaşamı birbirine bağlayan sandalyenin konduğu masanın ayakları,
olması gerekenden daha yüksektir…
***
Cellat gelip, Menderes’in ayaklarının altındaki sandalyeyi çeker, tam sekiz dakika sürer…
***
Başbakan Adnan Menderes’in ayaklarının altındaki sandalyeyi çeken kimdi biliyor musunuz?
Sirkeci Garında çocuğunu Menderes için kurban etmek isteyen adamdı..
Üsküdarlı gece bekçisi Kara Kemal…
***
Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar.
Güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar…
***
Mesela Devlet Bahçeli ve kurmayları..
Mesela;
Prof.Dr. Ümit ÖZDAĞ
Mesela;
Meral Akşener ve benzerleri…
Mesela;
BBP genel başkanı M. Destici
Mesela;
Numan Kurtulmuş
***
Mesela;
Teğmen Mehmet Ali Çelebi
Mesela;
TOBB başkanı Hisarcıklıoğlu
Mesela;
Cem Küçük, Ahmet Hakan Zafer Mutlu
Abdulkadir Selvi, Nagehan Alçı vs…
Cübbeli Ahmet, Acun Ilıcalı
Hülya Avşar
İbrahim Tatlıses, Hülya Koçyiğit vs..
***
Sayamadıklarım da var, kısa kesiyorum…
Hepsi aynı bokun aynı cins tanesi…
***
Hepsi dönecek, kıvıracak…
Satacaklar…
Bildiklerini, duyduklarını..
Gördüklerini..
İçlerinde sakladıklarını bir bir kusacaklar…
***
AKP satma ustası Devlet Bahçeli’den ve MHP’den kurtulmak istiyor…
MHP ve mütemmim cüzleri ise tepeden tırnağa çirkefe batan AKP ve RTE’den…
Sinsice…
Ve birbirine söylediklerini unutarak…
***
İkisini de çarpın Türk parasıyla;
10 lira bile etmezler…
İlginçtir…
İkisinin de etrafında kire, pasa, suça bulaşmamış hiç kimse yok…
Çünkü hukuksuzluktan besleniyorlar…
***
Çünkü hukuk atmosferinde onların yaşaması olanaksızdır…
Bir çağdaş hukuk düzeninde onlar var olamazlar…
Onların varlığı,
ancak hukuksuzluk ile olası…
***
Derler ki “ağacın kurdu içindedir…”
Kurtlar AK ağacı kemirmeye başladı…
Trump elini çektiğinde..
Devrilmesi ya da yapraklarını dökmesi an meselesi…
***
Ve bu yalan dünya; eden bulur dünyasıdır…
Rüzgar eken “fırtına” biçer…
***
Birde;
Kıble paraysa ve işin içinde para varsa…
Alayı..
Babalarını bile tanımazlar, ispiyon ederler…
***
Dikkat ederseniz DEM’den hiç bahsetmedim…
Neden?
Bir atasözü bırakıyorum buraya…
***
“Katranı kaynatsan olur mu şeker..
Cinsine yandığım cinsine çeker…”
Ha Bahçeli Dövlet ha Abdullah Öcalan, ha DEM ha MHP…
Hedef memleketi ve toplumu bölmek olunca…
***
DEM olmasa MHP olmaz, MHP olmasa DEM olmaz, aksini iddia eden varsa aklına şaşarım…
***
Bakın; 2002 den sonra bunların arasında
Suç bir işlememiş bir tek Büyük Türk Büyüğü (!) göremezsiniz…
Çevrelerindeki şürekalarından suç işlememişine rastlamak da olanaksız…
***
Ama bir tekine hesap sorulmuş da değil…
Hukuk yok çünkü…
Bu yüzden her yerde onlar varlar…
Hukuksuzluk…
Bu bilinçli bir politikadır…
Bilinçli, kararlı, akıllı, kurnazca…
Ama acımasız…
***
Ama keser döner sap döner gün gelir hesap döner…
Kıvıracaklar…
Birbirlerini”S a t a c a k l a r..!”
***
Mesele; toplumu bölmeden ülkeyi daha fazla satmadan engel olmak..
Aklın yolu birdir!..
Hırsıza çalma, haine yapma, vatandaşa korkma, dünyaya susma diye haykırmak zorundayız…
Tabi insan gibi insanca yaşamak istiyorsak…
***
Bu arada aklınızda olsun; insanmışsınız, insanca yaşamak istiyormuşsunuz hakkınızmış falan bu çakma yerli-milli fırıldakların umurunda değil…
Sayın hocam sizin alışık olmadığınız ayıplı bir kaç kelime kullandım…
Özür diliyorum…
Sağlıcakla kalın saygılar…



Bir yanıt yazın