BAŞKENTTE ZİNCİR, MİLLETE KELEPÇE: TRUMP’A ŞİRİN GÖRÜNME UĞRUNA MİLLETİ HAPSETMEK

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Ankara sokakları bugünlerde özgür bir milletin başkenti değil, adeta bir açık hava hapishanesi. Resmî adı “NATO Zirvesi güvenlik tedbiri” olan bu olağanüstü hâl, özünde Türk milletine vurulmuş fiili bir kelepçedir. Yollar kapalı, caddeler bariyerlerle kesilmiş, vatandaşın nefes alacağı her alan “yasak” levhalarıyla donatılmış. Kimin için? Bir avuç yabancı heyet rahat etsin, konvoylar tıkır tıkır ilerlesin diye. Peki ya bu şehrin asıl sahibi olan millet? O, kendi başkentinde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görerek köşesine itildi.

Bu nedir? Güvenlik mi, yoksa kompleksli bir iktidarın uluslararası arenada kendini var etme çabasının bedelini millete ödetmesi mi? Cevap acı ama net: İktidar, Trump’a ve NATO’ya şirin görünmek için kendi milletini perişan etmeyi göze almıştır. Başkentte hayat durdurulurken, esnaf kepenk kapatırken, öğrenci okuluna gidemezken, hasta hastaneye ulaşamazken iktidarın tek derdi yabancı heyetlere kusursuz bir ev sahipliği tablosu çizmek. Bu tablonun fırça darbeleri ise milletin sabrından, özgürlüğünden ve onurundan çalınmıştır.

Devletin asli görevi, kendi vatandaşını yabancı misafirlere feda etmek değildir. Oysa bugün Ankara’da yaşanan tam olarak budur. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, toplantı salonlarının duvarlarını süsleyen bir tabeladan ibaret hâle gelmiştir. Egemenlik, milletin sokakta yürüme hakkı elinden alınarak, Batı’ya hoş görünme yarışına kurban edilmiştir. Bu kabul edilemez. Hiçbir NATO toplantısı, hiçbir diplomatik randevu, bir milletin günlük yaşamını felç etme, onurunu ayaklar altına alma hakkını iktidara vermez.

Ağla ey Türk milleti, ağla! Ağla ki bugüne kadar sırtında taşıdığın bu kamburun ağırlığını bir kez daha iliklerine kadar hisset. Seni kendi başkentinde parya eden, sokağa çıkma özgürlüğünü Batılı efendilere yaranma uğruna gasp eden bu zihniyeti sırtından atmadıkça, onurlu bir hayat sana haram olsun. Her bariyer, her kapalı yol, her polis kordonu sana şunu haykırıyor: “Sen bu ülkede misafirsin, asıl sahipler toplantıdalar!” Bu dayatmayı içine sindiriyorsan, susuyorsan, unutma ki bu kelepçeyi bileğine sen taktın.

Ankara’yı hapishaneye çevirenler bilmeli ki milletin hafızası keskindir. Bugün “güvenlik” diye yutturulmaya çalışılan bu keyfiyet, yarın sandıkta hesabı sorulacak bir ihanet belgesidir. Türk milleti nefes almadan yaşayamaz; hele hele kendi evinde, kendi başkentinde nefessiz bırakılmaya asla razı gelmez. Bu utanç tablosunun sorumluları er ya da geç milletin adalet terazisinde tartılacaktır. O gün gelene kadar, bu zulmü unutma ey millet! Unutma ki sırtındaki kamburu atmadıkça, bu açık hava hapishanesinin mahkûmu olarak kalmaya mahkûmsun.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Kerem Y. avatarı
    Kerem Y.

    Bir gurbetçi olarak, Ankara Esenboga havalimanın indikten sonra 2 gündür eve gidememek….utanılacak bir durum.

  2. Mustafa Kütük avatarı
    Mustafa Kütük

    Nato zirvesi, Ankaraya ( Türkiye’ ye) 12 milyon dollar dan daha fazla paraya maliyet olmuş..

    Kemerlerinizi çokca sıkın, yeni vergiler yakında kapınızın önünde olacak.

    (Tabi sıkacak bel ve kemer kaldıysa)

    Ankara halkı açlıktan ilk akşamdan yatarken, Nato misafirlerine bin bir( 1001)çeşit yiyecek ve içecek sunulmuş.

    Mr. Trump ayrıca kendi özel WC si ile gelmiş. Gazete haberleri.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar