Türkiye’de İslamcı iktidarın yüksek nitelikli insan kaynağının yurtdışına göçü üzerindeki etkisi çok büyüktür.. Beyin göçü, özellikle akademisyenler, bilim insanları, mühendisler ve doktorlar gibi nitelikli iş gücünü kapsamakta olup, bu sürecin arkasındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal dinamikler tartışılması gerekmektedir. Çalışma, mevcut literatür ve istatistiklere bakıldığında , İslamcı politikaların akademik özgürlük, liyakat ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkileri çok olumsuzdur..
Beyin göçü, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yönelik yüksek nitelikli iş gücünün akışını tanımlayan bir kavramdır (Docquier & Rapoport, 2012). Türkiye, özellikle 2000’li yıllardan itibaren İslamcı politikaların devlet yönetiminde belirleyici olduğu bir süreçten geçmektedir. Bu dönüşüm, eğitim sistemi, akademik özgürlük, ekonomik koşullar ve hukukun üstünlüğü gibi alanlarda önemli değişimlere yol açmıştır.
Son yıllarda Türkiye’den yurt dışına göç eden akademisyen, mühendis ve doktor sayısındaki artış dikkat çekmektedir (Öztürk, 2022). Bu makalede, Türkiye’de İslamcı iktidarın beyin göçünü nasıl teşvik ettiğine dair temel faktörler ele alınacaktır.
İslamcı İktidar ve Akademik Özgürlük Üzerindeki Baskılar
Türkiye’de akademik özgürlüğe yönelik baskılar, özellikle 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından hız kazanmıştır. Darbe girişimi sonrasında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile binlerce akademisyen ihraç edilmiştir (Gök, 2019). Akademik özgürlüğün azalması ve siyasi baskılar, birçok akademisyeni yurtdışında çalışma arayışına itmiştir.
Liyakat yerine ideolojik sadakatin ön planda tutulması da beyin göçünü teşvik eden bir diğer faktördür. Üniversitelerde rektör atamalarında seçim sisteminin kaldırılması ve rektörlerin doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanması, akademik bağımsızlığa zarar vermiştir (Çelik & Bilgin, 2021). Bu durum, nitelikli akademisyenlerin yurtdışında daha özgür çalışma ortamları aramalarına neden olmuştur.
Ekonomik ve Sosyal Faktörler
İslamcı iktidar döneminde Türkiye’de ekonomik istikrarsızlık, beyin göçünü hızlandıran bir diğer önemli etmendir. Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ve enflasyon oranlarının yükselmesi, yüksek nitelikli iş gücünün yurtdışında daha iyi maaş ve yaşam standartlarına ulaşmasını cazip hale getirmiştir (Yılmaz & Acar, 2023).
Ayrıca, laik yaşam tarzına yönelik baskılar ve toplumsal kutuplaşma da Türkiye’den göç eden bireylerin kararlarında etkili olmaktadır. Özellikle kadın akademisyenler ve bireyler, toplumsal baskılar nedeniyle Batı ülkelerinde daha özgür ve güvenli bir yaşam sürme arayışına girmektedirler (Kaya, 2020).
Sonuç
Türkiye’de İslamcı iktidarın eğitim, akademik özgürlük, ekonomik koşullar ve toplumsal baskılar üzerindeki etkileri, beyin göçünü hızlandıran temel faktörler arasında yer almaktadır. Akademisyenler, mühendisler ve doktorlar gibi yüksek nitelikli bireyler, daha iyi ekonomik ve akademik fırsatlar sunan ülkelere yönelmektedir. Bu durum, Türkiye’nin uzun vadede bilgi üretimi ve inovasyon kapasitesini olumsuz etkilemektedir.
Türkiye’nin beyin göçünü tersine çevirebilmesi için akademik özgürlüğün sağlanması, liyakat esaslı atamaların teşvik edilmesi ve ekonomik istikrarın sağlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, nitelikli insan kaynağının kaybı, ülkenin bilimsel ve ekonomik gelişimini ciddi şekilde sekteye uğratacaktır.
Kaynakça
• Çelik, M., & Bilgin, N. (2021). Türkiye’de Akademik Özgürlüğün Gerilemesi ve Beyin Göçü. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 45(2), 211-235.
• Docquier, F., & Rapoport, H. (2012). Globalization, Brain Drain, and Development. Journal of Economic Literature, 50(3), 681-730.
• Gök, F. (2019). KHK’lar ve Türkiye’de Akademik Tasfiye Süreci. Eğitim Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 8(1), 15-32.
• Kaya, A. (2020). Toplumsal Kutuplaşma ve Türkiye’de Beyin Göçü Eğilimleri. Göç Araştırmaları Dergisi, 6(1), 89-105.
• Öztürk, O. (2022). Türkiye’den Yurtdışına Göç Eden Akademisyenler Üzerine Bir Araştırma. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 29(3), 135-150.
• Yılmaz, E., & Acar, S. (2023). Ekonomik Faktörlerin Türkiye’de Beyin Göçüne Etkisi: 2010-2023 Dönemi Analizi. İktisat ve Toplum, 12(4), 55-74.




Bir yanıt yazın