GENÇLER ŞİKAYETÇİ…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

NEDEN KAÇIYORLAR…

Bu ülkenin geleceğinin sahibi…

Umudu…

Kaçıyorlar bu ülkeden, kaçmak için fırsat kolluyorlar…

Neden kaçıyorlar?

Diye sorduğunuz an gençler öyle hikâyeler anlatıyorlar ki…

***

Ailesi yememiş içmemiş onu okutmak için varlarını yoklarını seferber etmişler…

O da okumak…

Başarılı ve mezun olabilmek için gecesini gündüzüne katmış…

Dört yıl…

Gençliğinin en güzel günlerinden feragat etmiş, yani hayatın bir kısmını es geçmiş…

Sonunda…

İlk yirmiye girmiş ve mimar olmuş…

***   

Anne babası kızım çok yoruldun, demişler…

Biraz dinlen…

O bir an evvel “mesleğini” yapmak için iş aramaya başlamış…

Onlarca yere müracaat etmiş…

CV bırakmış…

Kimisi tecrübe istemiş, kimisi biz sizi arayacağız diyerek göndermiş…

Torpili yok…

Dünya âlem bilir ki, torpil olmadan zaten iş bulunamaz bu ülkede…

*** 

Bir yerden aranmayı beklerken boş durmayayım, demiş…

Üç harfli marketin birinde iş bulmuş…

Kasiyer olarak…

(Sanırım Avrupa’da mimar olup da kasiyerlik yapan tek kişi kendisidir…)

Asgari ücretle tabi…

Konuştum…

Bana hocam dedi, ben şanslıyım, çok arkadaşım-meslektaşım benim kadar şanslı değiller…

İş bulamadılar…

Kahve köşelerinde sürünüyorlar, bir kısmı kumar ve uyuşturucu bataklığına saplandı…

*** 

Neden?

***

Çünkü dinci gerici yobaz yöneticiler yıllardır bu ülkeye “kötülük tohumları” ektiler…

Barış ve sevgi yerine…

Kin…

Nefret ve öfke kustular…

Soydular…

Peşkeş çektiler, bölüştüler…

Eğitimin…

Yargının, kültürün, sanatın, insanlığın ırzına geçtiler…

Ekonomiyi batırdılar…

Sayelerinde işsizlik ve yoksulluk tavan yaptı…

***

İş var bu ülkede, gençlerimiz iş beğenmiyor diyenler var…

Oysa…

İş bulup çalışanların çoğu sendikasız..

Çalışma şartları ağır…

Günde on, on iki saat çalıyorlar, aldıkları maaş üç beş kuruş…

O da zamlar…

Enflasyon yüzünden maaş aldığı gün (zamanında alabilirse) eriyip gidiyor…

Köle düzeni…

Haliyle gençler çareyi yurt dışına gitmekte buluyorlar…

***

Allah aşkına bunlar genç…

Kanları cıvıl cıvıl…

Arkadaşlarıyla sinemaya, tiyatroya, konsere gitmek istiyorlar…

Hakları da…

Hafta sonu bir kafede oturup kahve içmek isteseler aldıkları yevmiye yetmiyor…

Mahcup olacaklar…

O yüzden olabildiğince bu etkinliklerden, ilişkilerden kaçıyorlar…

Hocam dedi birisi…

Gündüz bir simit bir çay ile karın doyurup, gece yatağa aç girenler var aramızda…

***

Üzülmemek, kahrolmamak elde değil…

Çocuklarımız mutlu değil, her şeyden önce “sağlıklı” beslenemiyorlar…

Çünkü aldıkları ücret yetmiyor…

Sebze meyve alsa…

Et alamıyor…

Emin olun bu ülke örneğin İngiltere tarafından işgal edilseydi, bu gençler, çocuklarımız Cenevre sözleşmesi gereği daha iyi beslenirdi…

***

Uzun lafın kısası; gençlerimiz, çocuklarımız kaçıyorlar, kaybediyoruz onları…

Ama…

Aslında onlar kaybederken hepimiz kaybediyoruz…

Çünkü…

Onlar gidince hayat kalitemiz düşüyor, ipsiz sapsız ne idüğü belirsiz “sığınmacılar” ülkemizi işgal ediyor…

Savaşmadan, bir tek mermi atmadan, milletin “yarısının” onayıyla…

Sonra…

Ülkenin demografik yapısı ve huzuru, düzeni bozuluyor, diye söylenip duruyoruz…

Ne olacaktı ki?

Erdoğan ÖZGENÇ

İstanbul 04.05.2025 02.40



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Zülfiye Bağcı avatarı
    Zülfiye Bağcı

    Sn: Erdoğan Özgenç, gençlerimize benim ilk ve son sözüm; kendi aklınızı kullanma cesaretine sahip olun.!

    Türkiyede gençlerimizin geleceğini bu duruma düşürenler utansın, ama onlarda utanacak, kızaracak yüz yok.

    Güzel ülkemiz Türkiye şu an para, altın mafyasının eline düşmüş bir topluluktan ibarettir.

    Ülkemizi, kumarhane, fuhuş,kara para, uyuşturucu, silah ve din ticarethanesine çevirdiler.

    Türk insanının saf, iyi niyet ve dürüstlüğünden yararlandılar.Türk milletini aptal, yerine koydular, insanlarımıza verilmesi gereken değeri vermediler, bu insanlarımızı kendi menfaatleri ve kötüye kullandılar. Din ve politikayı kullanarak. 24 senedir halka anlatmadıkları yalan yapmadıkları sahtekarlık kalmadı, bu insanlarda karakter yok.

    AKP, iktidari dönemin’ de cami sayısı 84 bin 684′ e ulaştı.(2023)
    İslamın diyarı Suudi Arabistanı gölgede bıraktık ve öbür Arap müslüman ülkeleri içinde.
    103 tane yurt dışına görkemli ve milyon dolar değerinde cami yaptırdı (Türk halkından alınan vergiler) bu AKP.
    Ayrıca AKP rant için yıktığı ve sattığı camilerde var, tabi hepsi islami sermaye altında.
    İslami Sermaye, elinden gelse ülkeye gelen turistlerden camilere giriş parası alacak.

    Amaç belli, islami sermaye ile Laikliği öldürmektir. Bugün camiler ibadet yerinden çıkıp, propaganda, beyin yıkama ve çocuklara tecavüz yeri oldu. Kadınlarımızın kafalarına’ da boş saksı yerleştirdiler.

    Evet, ülkemizde diplomasız
    Cumhurbaşkanı ve Bakanları var, hepsi kağıdın üstünde. Bilirsiniz en çabuk yanan kağıttır.

    Gerçekte bu ülkenin tek bir sahibi ve söz hakkı vardır; oda aziz Türk milletidir.

    Bu ülkemize yapılan bu kadar beton yığınının karşılığın da ne yapılmazdı’ ki..!!

    Gençlerimizin gelecekteki Prespektifi için.
    –Bütün Türkiyenin her köşesine ulaşabilecek tren yolu.

    –Her şehirin kendine özgü sanat, kültür değerlerini içeren iş yerleri.

    — Tarıma ve köylümüze gereken her türlü hizmet(eğitim, makina yardımı, vs.)

    — Kötü hava koşullarında köylümüzün ürününü korumak ve gereken ucuz sigorta işlemleri.

    –Deprem’ den korunmak için gereken en modern aletlerin yurtdışından temini. Deprem bizim kaderimiz değil! Bizim beceriksizliğimiz.

    –Cennet diyarı Ülkemize en büyük yatırım Ormanların sayısını yükseltmek, Nehirlerimizi yanlış baraj sistemi ile yok etmemek, su rezervelerini güneşten korumak, buda teknik eleman ile olur.

    –Okularımızda, ilk,Orta ve yüksek öğrenimde AĞIRLIKLI , Fen Bilimleri, teknik,Türk dili, Ticaret, Hukuk, Tarih okutulması, gereken laboratuvar ların bulunması.

    –Türk gelenek, görenek, muzik kültürünü ayakta tutacak girişimler.

    — Gençleri bilgisayar oyunlarından uzaklaştırıp, spor ve doğaya yönlendirmek.

    — işsiz gençlere iş ve işçi bulma kurumlarının gereken yardımın ve eksik olan örneğin lisans öğrenmek, bilgisayar kursları, teknik kurslar gibi yeni meslek grupları önermesi ve zamanla beraber gitmesi. Modernleşmesi. Burdaki problem bu kurumlara Bütçenin çok az ayrılması onun yerine bütün paraların dinayette aktarılması.
    Dinayetteki bütçe ne Türk Askeriyesin de var nede iş ve işçi bulma kurumunda.

    Son söz olarak; en önemlisi Politikacılar ın halka dürüst olmaları gerekir.
    Yer altı maden rezervelerimiz , sadece TC. Türk milletinin malı olduğu için , Türk halkından izinsiz başka ülkelere satılmaması.

    Kısacası ülkemize ve dışarıya milyarlar değerinde yapılan camilerin yerine, bu paraların iş bulma kurumlarına verilseydi, yeni, yeni projeler gençlerimize gereken yardım yapılsaydı ülkemizdeki gençler bu duruma düşmezdi. Gençlerin işsizliğinin en büyük sorunu, politikacıların ilğisizliği.
    Bir aile için çocukları okutmak topluma yetiştirmek, milli gelirimize gelir katmak büyük bir mali ve vicdani sorumluluk.

    Cumhurbaşkanına bir rol verildi oda onu abarttı, şımardı, kendi cebine çalıştı. Kendi çocukları köşeyi döndü.

    Türk gençleri kendi aklınızı kullanma cesaretine sahip olun.

    Ülkemizin sorumluluğunu kendi üstünüze alın.
    Ülkemizi bu leş karğalarına bırakmayın. Tanrı yardımcınız olsun..!

  2. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Sayın Zülfiye hanımefendi…
    Harika tespitler…
    Öneriler ve son derece zarif eleştiriler için teşekkür ediyorum…
    ***
    Her şeye ve herkese rağmen tek umudumuz
    Gençler yani sizin bizim çocuklarımız
    Ve
    Torunlarımız…
    ***
    Enseyi karatmaya gerek yok, gün doğmadan neler doğar.
    Bu ülkede doğan her güneşin sabahında
    Umuda giden bir yol mutlaka vardır.
    ***
    İnanıyorum…
    Yarınlar çok daha güzel olacak…

    Engin yüreğinize sağlık olsun sağlıcakla kalın iyi akşamlar…

    Erdoğan Özgenç

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar