Sizlere Afrika’da ve Türklere yönelik soykırımlar hakkında yazdığım makaleleri önümüzdeki on gün içinde tamamlayıp paylaşacağım. Bu serinin ardından, Asya kıtası, Amerika kıtası, Avrupa kıtası ve okyanus adalarındaki soykırımlar, terör olayları ve insan hakları ihlalleri üzerine yazdığım ve yazacağım makaleleri sizlere sunacağım.
Bu çalışmayı yapmamın sebebi, insanlığın her coğrafyada aynı acıyı sömürgeciler ve onların yerel işbirlikçileri tarafından yaşaması gerçeğidir. Öncelikle, bu konular hakkında bilgilendirici içerikler paylaşacak, ardından da çözüm önerilerine değineceğim.
Bu makale serisi tamamlandıktan sonra ise uluslararası, milli veya dini yardım kuruluşlarının, geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkeleri nasıl gıda, ilaç ve diğer maddi bağımlılıklar üzerinden emperyalizmin bir aracı haline getirdiğini ele alacağım. Özellikle, süresi geçmiş ilaçlar ve gıdalar (örneğin süt tozu ve aşılar) aracılığıyla Afrika, Asya ve Latin Amerika’da insanların nasıl sömürüldüğünü inceleyeceğim.
Bu meseleleri ele almak ve aydınlatmak benim için önemli. Ben, Şeyh Bedreddin, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş-ı Veli ve Mustafa Kemal Atatürk gibi, 72 millete aynı gözle bakan bir felsefenin çocuğuyum.
İnsanlık bir bütündür.
Irkçılığı, insanlık suçu olarak görüyor ve kesin bir şekilde reddediyorum. Türk olmaktan elbette gurur duyuyorum, ancak her şeyden önce insanım.
Bu nedenle, araştırmalarımı yalnızca Türkiye ile sınırlı tutmuyorum. Türkiye benim için önemli, fakat insanlığın da bir parçasıyım. Bu yüzden, “Sadece Türkiye ile ilgili konuları takip ederim.” diyerek kendinizi sınırlamayın. Dünya sadece Türkiye’den ibaret değil; hem Türkiye’yi hem de dünyayı öğrenmek size yalnızca kazanç sağlar.
Bilginize,
Saygılarımla,
Sefa Yürükel
Sosyal Antropolog ve Etnograf




Bir yanıt yazın