Turkish Forum

İÇ SAVAŞ İSTEYEN GERİ ZEKÂLILARA İTHAFEN

İÇ SAVAŞ BUDUR

İÇ SAVAŞ İSTEYEN GERİ ZEKÂLILARA İTHAFEN

(Tarihi kayıtlardan derlenmiştir. Yaşananlar gerçektir.)

’’Size yalvarıyorum.. Lütfen ona zarar vermeyin. O henüz bir çocuk. Kimseye zarar vermedi.  Ne isterseniz yaparım, Yalvarırım öldürmeyin onu. Katletmeyin yavrumu.

Giydiği Parkanın yakasındaki fermuarı ağzını kapatacak kadar yukarı çekmiş olan militan,  bu feryatları bu yakarışları işitmiyor gibiydi. Ensesinden tuttuğu yaralı çocuğu sert bir şekilde zemine fırlattı. Çığlıklar atarak yalvaran annenin yakarışlarına aldırmadan çocuğun kafasına dayadığı tabancasını ateşledi.

Mahzenin taş duvarları gibi taş kesilmişti yürekler.

Bir kuş gibi son kez çırpınan minicik beden, cansız yatıyordu soğuk taşların üzerinde.

Yaralı anne bu vahşeti tam 5 kez üst üste yaşadı. 4 kızı ve 1 oğlu gözlerinin içine bakılarak katledilirken bu işkenceyi yaşamak zorunda bırakıldı. Namlu kendisine döndüğünde ise ölümün acılarına son verecek bir ilaç olduğunu düşündü. Kafasına silah dayayarak tetiğe basmak üzere olan milise gözyaşları içinde  ’’teşekkür ederim’’ dedi.

Anne, Baba ve 5 çocuğun cansız bedenleri taş duvarlı mahzenin merdivenlerinden sürütülerek dışarı çekildi.  Cesetler şehrin dışına taşındı ve büyükçe bir çukur kazıldı.

Toprak atılmadan önce, üzerlerine 3 tane el bombası atıldı. Parçalanan cesetlerin üzerine sülfürik asit döküldü. Sonra çukur kapatıldı. Mezar yerleri belli olmasın diye çukur ağaç dalları ve yapraklarla kamufle edildi.

İnsanlık dışı bu katliama ortak olan 17 milis kendilerine verilen görevi yerine getirmişlerdi.

Dönüş için hazırlıklar yapılmaya başlandı.

Tam bu sırada gecenin karanlığını ansızın yanan askeri araç farlarının ışığı aydınlattı. Gür bir ses duyuldu.

Milis komutanı, yüzünde beliren insanlık dışı iğrenç bir sırıtışla cevap verdi.

Askeri birliğin komutanı kararlılıkla verdiği emri tekrarladı.

Silahlarını bıraktılar. Yüzükoyun yere yattılar. Dizleri ile sırtlarına basan askerler tarafından arkadan elleri bağlandı. Askeri araçların arkasına konuldular. Yavaş yavaş şafak sökmeye başlamıştı. Alaca karanlıkta ileride ki bir çiftliğin zayıf ışıkları gözüktü.  Araçlar çiftlikten içeri girdiğinde ise hava aydınlanmıştı. Milisler çiftliğin tam ortasında bir sıra halinde diz çöktürüldüler. Her birinin arkasında eli silahlı bir asker durdu. Komutan başını hafifçe eğerek ’’tamam’’ dedi. 16 silah aynı anda ateş aldı. 16 militanın cansız bedenleri yüzleri üstüne toprağa düştü . Cesetleri küçük parçalar halinde doğrandı. Çiftlikteki aç köpeklerin önüne konuldu. Bu infazdan sadece bir Kişi sağ bırakıldı.

Milisler tarafından Taş mahzende katledilenler Rus çarı Nikolay Aleksandroviç Romanov ve onun ailesidir.

Çar ve ailesini öldüren Yakov Yurovski adındaki bir militanın ve onun komutası altında bulunan 16 kişilik halk milislerdir.  Onlara ’’Çar ve ailesini öldürün’’ Emrini veren kişi Vladimir Lenin’dir.

Yakov Yurovski’ nin  milislerini öldürerek aç köpeklere yem yapan  Rus birliği komutanı,  Vladimir Lenin’in en çok güvendiği kızıl ordunun komutanı. Leon Troçki  dir.

’’Çar ve ailesini öldürenleri de öldürün ve izlerini silin’’ emrini veren kişi ise yine aynı isim  Vladimir Lenin’dir.

Milis grubundan sağ bırakılan tek militan komünist rejimin celladı Yakuv Yurovski dir. 1938 yılında sefalet ve acı içinde ölmüştür.

SORUMLU KİM

Rusya da bu insanlık dışı eylem,  facia ve acıların yaşanmış olmasından sorumlu olan kişi  Çar II.Nikolay dır.  Tanrı tarafından görevlendirdiğine inanmış ve mutlak otoritesini sürekli savunmuştur. Kendini başkalarına hesap vermeyen, mutlak bir güç olarak gören  Nikolay meclis ve halkın iradesini hiçe saymış, artan protestoları ise sürekli polis gücüyle bastırmıştır. Halk hareketine karşı saraya bağlı gruplardan oluşan Beyaz Orduyu kurmuş bu şekilde muhalifleri ezerek yok edeceğine inanmıştır.

UMUYORUM Kİ

Bu kısacık bilgi  ’’İç savaş Çıksın ezer geçeriz’’ diyebilecek kadar hasta beyinlere  ve savaş çığlığı atan az gelişmiş yaratıklara  bir şeyler anlatabilmiştir.

Dünyanın hiç bir ülkesinde baş gösteren İç savaşlardan galip çıkan bir taraf olduğunu tarih yazmamıştır.

Aynı tarih İç savaşa sebep olan kişilerin cezasız kaldığını da yazmamıştır. Ben masum çocuklara üzülürüm. Çünkü böyle bir kaosta, maalesef suçlu veya suçsuz aranmıyor. Sadece buna sebep olanların soyu sopu kurutuluyor.

Mutlu ve huzurlu bir yıl dileklerimle

Sevgiyle kalın