Köyü aydınlatacak öğretmeni yetiştirecek Köy Enstitüleri yasası

KÖYÜ AYDINLATACAK ÖĞRETMENİ YETİŞTİRECEK 3803 SAYILI  KÖY ENSTİTÜLERİ YASASI 17 NİSAN 1940’DA TBMM KABUL EDİLMİŞTİ - koy enstituleri
KÖYÜ AYDINLATACAK ÖĞRETMENİ YETİŞTİRECEK 3803 SAYILI  KÖY ENSTİTÜLERİ YASASI 17 NİSAN 1940’DA TBMM KABUL EDİLMİŞTİ - koy enstituleri

KÖYÜ AYDINLATACAK ÖĞRETMENİ YETİŞTİRECEK 3803 SAYILI  KÖY ENSTİTÜLERİ YASASI 17 NİSAN 1940’DA TBMM KABUL EDİLMİŞTİ

Köyü aydınlatacak öğretmeni yetiştirecek 3803 sayılı Köy Enstitüleri Yasası 17 nisan 1940’da TBMM kabul edilmişti

Köy Enstitülerinin Açılması Neden Gerekliydi?

• 16 milyon yurttaşın 12 milyonu köylerdeydi.

• 40 bin köyün 35 bininde okul, öğretmen yoktu,

• Öğretmenlerin%78’i kentlerde ;%22’si köylerde çalışmaktaydı.

• Köylü üfürükçü, muskacı, yobazın elindeydi,

• Köylere eğitim, sağlık hizmeti götürmek çok zordu.

• Cumhuriyet Yönetiminin  “Okuyan, düşünen, üreten ve sağlıklı yurttaşlar ” yetişmek “ milletin efendisi ” köylüye borcuydu.

Cumhuriyet Devrimlerinin Neferi Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel Köy Enstitülerinin kuruluş gerekçesini:

•Biz Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek istedik.

•Çünkü ümmet devrinin böyle bir adamı vardı. Bu imamdır. İmam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin vererek, doğumundan ölümüne kadar manen köylünün hâkimidir.

•Bu manevi hâkimiyet, maddi tarafa da intikal eder. Çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur.

• Biz imamın yerine, devrimci düşüncenin adamını göndermek istedik. İşte Köy Enstitüleri fikri böyle doğdu.” sözleriyle açıklar (İmece, Ocak 2011)

Cumhuriyet Devrimlerinin Neferi İlk Öğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un ” Köy demek memleket demektir….Köy kalkınmadıkça ülke kalkınamaz” sözünün nedenli gerçekçi olduğu 84 yıl sonrada bile güncelliğini korumasından anlaşılmaktadır.(1)

Eğitim aydınlanmacıları Saffet Arıkan, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç, Ferit Oğuz Bayır ile fedakar enstitü müdürlerini ve öğretmenlerini saygı, seviyle anıyorum.17.4.2024

(1)https://www.aydinlik.com.tr/haber/egitim-uretim-icindir-241604

Okumaya devam et  BİR ATATÜRK AYDINLANMACISI “TONGUÇ’UN KIVIRCIK AHMET’İ”

Comments

“Köyü aydınlatacak öğretmeni yetiştirecek Köy Enstitüleri yasası” için 6 yanıt

  1. mahmut demirkol avatarı
    mahmut demirkol

    köy enstitilerinin devri bitti…..H.tonguç ,H.ali yücel ,f.oğuz vb aşırı sol tandanslıydı.amaçları imamlari ve imanlartı silmekti..derslerde din ve ahlak bilgisi olmayan eğitim eğitim değildir.

  2. Emrah Tanyel avatarı
    Emrah Tanyel

    Mahmut Demirkol hadi ordan yobaz…bir bitmediniz…

  3. Seher PINAR avatarı
    Seher PINAR

    Mahmut Denirkol..!

    Eğer gerçekten Türksen, öncelikle Türkçe öğren! Birinci sınıf öğrencisi bile bu yazım hatasını yapmaz.

  4. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Öncelikle şunu belirmek isterim ki çok değerli üyeleri olan [E-Türkiyeyiz Biz] Öbeği’nde yazmamın amacı bilgi, düşünce alışverişi sonucunda düşünsel olarak varsıllaşmaktır.
    Münakaşaların düzeysizlik olduğunu düşünürüm.
    Sermayesi safsata olanlardan yazıdalaşı/ ağızdalaşı (münakaşa) ile düşünsel varsıllaşanı olmamıştır.
    Fatih ve Kanuni döneminin bilim tarihçisi ve ansiklopedisti Taşköprülüzade (1494-1561)’nin “….akıl ölüdür ki, bilgi ile yaşam bulur; bilgi ölüdür ki, istek ile dirilir; istek cılızdır ki, okumak ile güçlendirilir; okumak örtülüdür ki, tartışma(münazara) ile açığa çıkartılır; tartışma verimsizdir ki, ancak eylem ile üretilir; o kadar ki, en sonunda bilgi ile eylem bir arya geldiklerinde beraberce çoğalır…”sözlerini, fikri zenginleşmek isteyenlerin düşünmesi gerekir.
    Cumhuriyet Devrimleri ile başlayan Türk aydınlanmasının değerli aydınları Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve Ferit Oğuz Bayır’a yönelik Mahmut Demirkol Bey’in bazı savlarda bulunmuş.
    Söz konusu savların dayanağı olan okuduğu kaynakları yazmasını temenni edelim.
    Eğer yazarsa ,yazdıkları konusunda görüşlerimi yazacağım.
    Sn.Emrah Tanyel, Sn. Seher PINAR verimli bir tartışma (münazara) ortamı oluşturabilmek için ithama dayanmayan biçemde yazmaları da temennimiz olsun.
    Saygılaraımla..19.4.2024Cuma

  5. TC Yılmaz avatarı
    TC Yılmaz

    Köy Enstitüleri yeniden başlatılmalı…
    Bunun alt yapısı aslında hazır. Buna benzer eğitim veren birçok özel kuruluş var fakat “özel” girişim olduklarından bunlar halka açık diyemeyiz.
    Mültecilerin yararlandığı birçok eğitim merkezlerini de dikkate almalıyız.
    Türkiye Cumhuriyeti laik yani din ile devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulduğu bir yönetim şeklini kabul etmiştir. Din eğitimi elbette olmalıdır ama ailede başlayan bu eğitim devletin resmi kuruluşlarında zorunlu olmamalıdır. Nüfusumuzu, çok değişik kökenli ve değişik inançlardan gelen bireylerin oluşturduğunu unutmamalıyız ve bu doğrultuda eğitim sistemimizi, yabancı yaptırımlardan uzak, kendi sosyolojik yapımıza uygun bir şekilde yeniden, evet son 20 yıllık olumsuz ve fanatik görüşlerden uzak, yeniden düzenlemeliyiz.
    Mahmut Demirkol kardeşim, ahlak elbette önemli ancak, sokakta bir anket yapılsa, acaba halkımız “ahlak”tan ne anlamakta? İçi boşaltılmış, yalan ve ahlaksızlık ile yaşamaya zorlanan fakir halka, hangi din eğitimiyle ahlak öğretebilirsiniz? Siz bilir misiniz ki, Müslüman olmadan yüzlerce yıl öncesi yaşamış atalarımızın bir sözü vardır: Ölürsen yer beğensin, kalırsan el beğensin! İşte ahlak öğretimi budur.

  6. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    TC Yılmaz “ Köy Enstitüleri yeniden başlatılmalı…” demiş. Bu denli insan israfının olduğu süreçte bu çıkarımına gönülden katılmayan olur mu? Demişte söz konusu eğitim devrimini hangi siyasi erk gerçekleştirecek?
    1946’da başlayan her alanda olduğu gibi Türk eğitimde de nicelik ve nitelik(kalite, kantite ) erozyonu sürmekte. Günümüzde hala ikili öğretim yapan okullar bulunmakta. Eğitimin son basamağı olan üniversitelerin nitelik sorunu, durumu malum.
    CHP iktidarı sürecinde 27 Aralık 1949 tarihinde ABD ve Türkiye “Müşterek eğitim komisyonu” kurulması için bir anlaşma imzalanmıştı. Anlaşmayı yasalaştıran TBMM 13 Mart 1950 tarihinde çıkardığı 5596 sayılı yasa,18 Mart 1950 tarihinde de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmişti.
    Sandıksal Amerikan demokrasisin yürürlükte olduğu geçildiği 1950 ile 1960 yıları arasında ABD’li uzmanlar, Türk milli eğitiminin ABD değerlerine ve ideolojisine ne derece uygun hale getirildiğini denetlenmiş ve durumu Vaşinton’a raporlanmıştı.
    Bu anlaşma 1994 yılında da Komisyon’un “Milli Eğitimi Geliştirme Komisyonu” adı ile bir de güncellendi. Hala da yürürlükte…
    ABD Büyükelçisinin başkanı olduğu eğitim komisyonu oluşturulduğundan bu yana Türk Milli eğitimi adım adım ulusal kimlik ve değerlerden koparılmış nesiller çıkarmayı sürdürmekte.
    Bu sayede okumaya yazmayı bilen ama okumayan diplomalı ümmiler ülkede çoğalmış oldu!
    Sorumluktan kaçan hem de mevcut durumdan en çok şikayet edenler bunların içinden çıkmasına şaşmamak gerek. Yani hem ağlayıp hem de giden takımı…
    Sonuç olarak yeniden Maarif Misakı Milliyi(Eğitim Birliği) yürürlüğe koymak acildir.
    Amam nasıl olacak?
    Amerikan demokrasisinin(*) kutsallaştırdığı “oy sandığı ”ndan bunu nasıl çıkarılacak?
    Toplumsal belleği törpülenmiş uluslar sürüleşmektedir! Saygıyla.30.4.2024 Salı

    ( *) “….demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi
    kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte.” diyen İsmail Hakkı Tonguç sözüne şöyle devam eder :
    “Demokrasinin iki çeşidi vardır.
    ‘Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı… Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir.
    İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz demokrasinin kolayını seçtik, çok şeyler göreceğiz daha…”(1954)
    Daha geniş bilgi için İSMAİL HAKKI TONGUÇ BELGELİĞİ VAKFI bağına bakılması önerilir(1 )
    (1 ) http://www.tongucvakfi.org.tr/koumly-enstituumlleri.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir