Turkish Forum

Spor Turizmi’nin önemi…

NECDET BULUZ

Dünya’da spor turizmi giderek gelişiyor. Bu nedenle de ülkeler şimdi spor turizmini geliştirme ve yayma çabasındalar. Bunun en önemli nedeni spor amaçlı turizmde gelirin artması olarak değerlendiriliyor. Özetle tatil için gelen 3 turistin bıraktığı parayı spor amaçlı gelen 1 turist bırakabiliyor.
Türkiye Seyahat Acentalar Birliği (TÜRSAB) geçenlerde “Spor Turizmi Raporu”nu açıkladı. Raporda çarpıcı rakamlar göze çarpıyor. Önce kısaca bunlara göz atalım:
Geçtiğimiz 2014 yılı içinde spor amaçlı olarak Türkiye’ye gelen turist sayısı geçen yıllara oranla yükseldi. Türkiye’nin spor turizminin toplamında aldığı pay da % 1,5 olarak değerlendiriliyor. Spor amaçlı gelen turistlerin bıraktığı paranın da 900 milyon dolar olduğunun altı çiziliyor.
Golf ve futbol, spor turizmine en fazla katkı sağlayan iki dal olarak görülüyor. Ancak dağ, doğa yürüyüşü ve paraşüt sporu ile su sporlarının ülkemizde gelişmediğine, daha geniş alanların açılması ile bu alanlarda da önemli gelişmelerin olabileceğine dikkat çekiliyor.
Bir de şu rakamlara göz atalım:
Bir spor turisti ortalama bir turistin iki katı kadar,hatta üç katına çıkan harcama yapıyor. Türkiye’ye gelen yabancı sporsever turistin harcaması 1648 dolar düzeyinde görülüyor. Türkiye’de Antalya Belek’e gelen golfsever turistlerin sayısı 160 bine yakınken, bu yıl Antalya’ya kamp yapmak için gelen futbol takımı sayısı ise 1200 civarında bulunuyor.
Antalya’ya kamp yapmak için yurt dışından gelen futbol takımı sayısında da artışların yaşandığı görülüyor. Özetle gelen futBol takımlarının % 90’ını yabancı takımlar oluşturuyor. Yerli takımların da gözdesi Antalya olarak değerlendiriliyor.
Aslına bakılacak olursa spor turizmi büyüyor ve pastadan pay kapabilmek için de ülkeler kıyasıya yarışıyor. 2014 yılında dünya’da 1,2 trilyon dolara yakın büyüklüğe ulaşan turizm sektöründen sporun aldığı pay 180 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Bu rakamı biz çok ciddi buluyoruz.
Asıl önemli olanı da küresel turizmin büyümesi % 4-5 seviyelerde seyrederken, spor turizminde bu rakam % 14’lere kadar tırmanıyor.
Şimdi bu rakamlar ve gelişmeler içinde değerlendirme yapacak olursak, Türkiye’de turizmi 12 aya yayma çabalarına spor turizmi bir doping olabilir ve büyük katkı da sağlayabilir. TÜRSAB’ın Spor Turizmi Raporu’na göre turizmi 12 aya yaymak, deniz,kum,güneş üçlüsünün yanısıra diğer turizm dallarında da büyümek isteyen sektörün hedefini de büyütmek gerekiyor. Son yıllarda golf ve futbol turiZminde atılan adımlar ve elde edilen başarılar Türkiye’nin spor turizminden çok az bir gelir elde ettiğini de gösteriyor.
Demek ki, işi daha ciddiye almak, planlı ve programlı hareket etmek, özellikle yurt dışı tanıtımını eksiksiz yerine getirmek durumundayız. Rakiplerimiz neyi yapıyorsa, biz onun üstünde işler yapmak ve başarmak durumundayız. Sadece söylemekle, yakınmakla, beklemekle bir noktaya varılamıyor. Bunun için de Turizm Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ve katkıları ile spor turizmini geliştirip, pastadan önemli pay alabilecek konuma gelebiliriz.
Turizmle ilgili yazılarımıZda yurt dışı tanıtımlarda başarı sağlayamadığımızı çeşitli örneklerle vurgulamıştık. Bugün bunu yineleyelim. Yurt dışınta Türkiye’nin iyi derecede tanıtımının yapıldığını söyleyemeyiz. Bu konuda rakiplerimiz bizim çok çok önümüzde buunuyor.
Konu spor turizmininden açılmışken, Bodrum turizmine de bu dalın önemli katkı sağlayabileceği önceden hesaplanmıştı. Spor turizmine yönelik çalışmalarla Bodrum’da turizmin 8 aya yayılabileceği de söyleniyordu. Ancak, bugüne kadar bunların da hep sözlerde kalmış olduğunu görüyoruz.
Özetle, işe başladığımızda nedense sonunu getiremiyoruz. Bu de bizim sınıfta kalmamıza neden oluyor.
Elimizde bazı istatistiki rakamlar var:
Bazı ülkeler spor turizminden gelirini % 25’lere kadar çıkarmış. Bizim spor turizmininden elde ettiğimiz gelir % 1,5 olarak görülüyor. Demek ki, bu alanda bekleneni veremiyoruz ve çok gerilerde bulunuyoruz. Eğer, biz spor turizmini beklenen noktalara taşıyabilirsek, bu Türkiye’de yıllardır beklenen turizmin 12 aya yayılması için de çok önemli bir adım olabilir.
Yukarıda da değindiğimiz gibi, bu işi diğer ülkeler nasıl beceriyor, pastadan nasıl önemli payı alabiliyorsa biz niye yapamayalım ki? Kaldı kiz, bizim olanaklarımızın pastadan büyük pay alan bazı ülkelerden çok daha iyi durumda olduğunu da biliyoruz. Demek ki hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da aşmamız gereken bazı sıkıntılarımız bulunuyor.
necdetbuluz@gmail.com
necdetes@mynet.com