Ruh gerçek anlamı ile ne demek?!

Okuma Süresi:

4–7 dakika
❤️

KUR’AN’da;
Ruh gerçek anlamı ile ne demek?!
Ve nefs nedir?!

KUR’AN’ın indiği,
TANRI’nın görevlendirdiği Muhammed peygamber
tarafından yazıyla
kayıt altına alınmaya başladığı ay, Ramazan ayı.
Bu yüzden KUR’AN’ın insanlığı onurlandırması şerefine tutulan,
insana KUR’AN’ın ahlâkî ilkeleri doğrultusunda kendini tutmasını,
nefsanî isteklerini
disipline etmesini öğreten
‘oruç’ ayında;
Arapça okunan KUR’AN ve
yeme-içme ziyafet sofraları dışında
KUR’AN neler anlatıyor,
TANRI Anayasası nedir,
KUR’AN-TANRI
ahlâkî ilkeleri nelerdir;
hiç bahseden,
ayet, ayet anlatan, bu ay’ı
KUR’AN’ın günleri-ay’ı yapan var mı?

Peygamber konuşmaktan ALLAH-TANRI’ya ve
KUR’AN’a bir türlü gelemiyorlar ve
o aziz peygambere de
çok iftira ediyorlar!
ALLAH-TANRI ortaklığı kurarak!!!

VE yine KUR’AN’a
ihanet, iftira edilerek,
KUR’AN’ın anlattıklarından bambaşka boyuta çekilmiş,
çok yanlış anlamlar
yüklenmiş bir kavram; ‘Ruh’!!!?

Ruh kavramı gerçeği;
KUR’AN’dan Ayetlerle!

(İsra,85)”Ey Muhammed! Sana Ruhtan-Vahiyden soruyorlar.
De ki, ‘Ruh-Vahiy, Rabbimin tasarrufundadır.’ Sonsuz bilgi kaynağından algılayabileceğiniz kadar-çok az bilgi verilmiştir.”

(Secde,7-9)”Allah yarattığı her şeyi en mükemmel şekilde yaratandır. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı. Sonra, insan soyunu bir meniden devam ettirdi. Sonra güzel bir insan şeklinde düzenleyip, ona Ruhundan-(Vahyinden) üfledi.”

(Nahl,2)”Allah, kullarından dilediğine, haberci ayetleri Kendisine özgü bir iş olarak Ruh-Vahiy ile birlikte indirir!”

(Şûra,52)”Ey Resul-Muhammed! Sana Kendi işimizden Ruh-Kur’an’ı vahyettik.”

(Mücadele,22)”Allah inananların kalplerine inancı yazmış ve katından bir Ruh-Vahiy ile desteklemiştir.”

*Hakkı Yılmaz; ” ‘Ruh’ sözcüğü Kur’an’da ‘İlâhî esinti, vahy-bilgi’ anlamında kullanılmıştır.”

*Erhan Aktaş; “Ruh; Vahiy.
Kur’an, ruh sözcüğünü vahiy; güvenilir, sağlam, kesin doğru bilgi anlamında kullanmaktadır.”

İnsanoğlunun varoluşsal yaşam serüveninde, mücadelesinde; TANRI-ALLAH peygamberleri aracılığıyla yaşam gerçekliğine ait tüm bilgileri Ruh-Vahiy ile göndermiş ve
son ilahî Vahiy KUR’AN ile
bu tüm yaşamın Anayasasını KUR’AN’da insanlara
BİLGİ olarak sunarak
son noktayı koymuş.
Yani; GERÇEK tüm bilgilerin kaynağı KUR’AN……

(Yunus,82)”Allah Gerçeği-Hakikati-Hakkı, Kendi Kelimeleriyle-(Vahiy)-Sözleriyle ortaya koyup gerçekleştirir, suçlular hoşlanmasalar da-istemeseler de Allah Sözlerinin Gerçek olduğunu ortaya koyacaktır-kanıtlayacaktır!”

İnsanı ruh ve beden diye ayıran başta tasavvuf,
ruh’a ilişkin,
‘ruh’ için;
sömürüye açık saymakla bitmez ticaret alanı, satış pazarları açılmasına sebep olmuş.

Sadece tasavvuf değil,
Antik Yunan, Yunan mitolojisi, Yunan felsefesi, psikiyatri, psikoloji, metafizik, mistik, paranormal, spiritüel, parapsikoloji, enerji, reiki, psikosomatik, ezoterik, inisiyasyon, astroloji, ruh çağırma, cin, büyü, muska, nazar, ruhun(?!) astral seyahati gibi, …….
sayısız, sınırsız alan açılmış, insanlar,
yaşamın gerçekliğinden,
hayat mücadelesinin bu gerçeklik temelinde yapılmasından,
akıldan, bilimden, bilimsellikten uzaklaştırılmışlar.

TANRI eşsiz bilgi deposu KUR’AN’da Ruh ve Nefsi iki ayrı kavram olarak kullanıyor!!!

‘Ruh’, Vahiy; ALLAH-TANRI BİLGİsi ise; demek ki hasta olan, hastalanan RUH değil;
insanın kontrol etmediği,
edemediği, doymak bilmez,
sınır tanımayan istekleri,
nefsani duyguları!!!?

(Nisa,1)”Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini var eden, ikisinden de pek çok erkek ve kadın üreten Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde-saygılı olun-Rabbinizi dinleyin.”

(Şems,7-10)”Nefsi-benliğini düşün ve onun nasıl (yaratılış) amacına uygun şekillendirildiğini ve doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etme-iyiliği ve kötülüğü-bozukluğunu ve takvasını-ahlakî zaaflarla olduğu kadar Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!
Nefsini-bilincini-benliğini, şirkten-ortak koşucu şeylerden temizleyip arındıranlar kurtulmuştur, zihni şirkle-ortak koşucu şeylerle kirli olan-kötülüğe boğan da kaybeder-içini arıtan kurtulmuş-kirleten kaybetmiştir…”

*Edip Yüksel; “Kuran terminolojisinde ‘Ruh’,
vahiy ve Tanrısal bilgi demektir.
Ölüm ve uyku anında vücuttan ayrılan şey ise ‘Nefs’,
yani bilinç ve kişiliktir.
Vahiy, genetik yapılarındaki orijinal ruhlarını kaybedenleri diriltir.
‘Ruh’ kelimesi Türkçe’de
Yunan Felsefesinden aktarılan
bir anlamda kullanılır.”*

*Erhan Aktaş; “Ruh sözcüğü; Kur’an’da, ‘insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy anlamında kullanılmaktadır. Kişiye can veren vahyin-Kur’an’ın kendisidir. Vahiy, insana ve topluma hayat vermekte, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır. Onlara en iyi yaşantıyı sağlamanın yolunu göstermektedir.
Kur’an’da geçen Ruhu’l-Kudus ifadeleri, ‘Vahiy, Allah’tan gelen temiz, sağlam bilgiler’,
‘Allah’ın ruhu, Allah’ın vahyi, Allah’tan gelen bilgi’ anlamına gelmektedir.
Rûh’ul Emin’e Cebrail denmesi doğru değildir. Kur’an’ın, kitabın, ayetlerin, surelerin, hikmetin Tevrat’ın İncil’in Furkan’ın doğrudan Allah tarafından indirildiğine dair yüzlerce ayet bulunmaktadır.
Buna karşın onun ‘Cebrail’ adındaki melek tarafından indirildiği inancı Kur’an’la çelişmektedir.”*

**Hakkı Yılmaz istekuran.net-tebyin
” ‘Ruh’ un vahiy olduğu ve Rabbimizin ‘vahiy’ konusunda insanlara çok az bilgi verdiği gerçeği Ayetle sabit. (İsra,85)
Kur’an’da bahsedilen ‘Ruh’,
‘orijinal [güvenilir] bilgi, ilâhî esinti, vahiy; sadece bilerek ve isteyerek bu ruha sahip olan ve onu hayatına geçiren kişilere ve toplumlara anlamlı bir canlılık veren, onları kokuşmaktan koruyan bir şeydir. Fakat asla ölümün dışındaki canlılığı temsil eden ve
her türlü rezilliği de kapsayan
sihirli bir nefes değildir.
Mücadele suresinin 22. ayetinde Allah’tan gelen güvenilir, sağlam bilgi [ruh] ile tüm inananların güçlendirildiği, desteklendiği
açıkça ifade edilmektedir.
Şuara suresinin 193. ayetinde ise
‘er-Ruhu’ l-Emin’ tamlamasıyla kullanılarak bu bilgilerin [ruhun]
‘en güvenli, en yararlı bilgi’
olduğu vurgulanmaktadır.
Şuara suresinin 193. ayetinde geçen “er-Ruhu’l-Emin” ifadesini
Cebrail olarak yorumlamak ve
Ayeti ‘Ruhu’l-Emin [Cebrail] indirdi’ diye çevirmek yanlıştır.
(Bakara,98); Cebrail-Cibrîl-Kur’ân’a,
Mîkâil-Elçi Muhammed’e işaret!
Sad ve Hicr surelerinde kullanılan ‘ruh üfürme’ tabiri ise,
Bakara suresinde yerini
‘bilgi ile bilgilendirmek’ tabirine bırakmış, böylece
‘ruh üfürme’ deyiminin
‘bilgi ile bilgilendirmek’
anlamına geldiği açıklanmıştır.
‘Melek’ sözcüğü de
iki farklı kökten gelebilir.
Eğer ‘üluk’ kökünden geliyorsa ‘elçiler [haberciler]’,
‘milk’ kökünden geliyorsa
‘yönetim güçleri’ anlamlarına gelir.
Hangi kökten ne anlama geldiği sözcüğün yer aldığı pasajın bağlamından anlaşılır.” **

Ruh, tertemiz ilâhî Vahiy,
Allah’tan gelen bilgi ise,
TANRI’nın insana üflediği,
içine yerleştirdiği
KUR’AN olmuyor mu?
KUR’AN bir hatırlatıcı ise;
KUR’AN Türkçe çevirileri
kopyala-yapıştır ve
anlaşılırlığı yeterli değil
ama
KUR’AN;
yargılayıcı önkabullerden ve tüm ön bilgilerden uzaklaşarak,
sadece TANRI’yı TANIMAK ve ANLAMAK samimiyeti, iyi niyeti, isteği, gayesi ile okunsa,
anlama, bilme gayreti, emeği, çabası, mücadelesi arttıkça;
bu kayıtlı olanlar;
VAHİY-KUR’AN hatırlanmaya,
kapağı, kapıları
açılmaya başlıyor olabilir mi?!

(Tekvir,27,28)”Kur’an alemler için bir hatırlatma-bilgi-uyarı-çağrı-öğütten başka bir şey değildir;
gerçeklerden yana doğruyu bulmak isteyenler için.”

(Zuhruf,44)”Gerçek şu: Bu Kur’an sana ve halkına-insanlara bir hatırlatıcı-düşündürücü-öğüttür.
Bilin ki, bu Kur’an’dan
sorumlu tutulacaksınız!”

(Fussilet,44)”Bu Kur’an, inanmak isteyenler-güvenenler için bir rehber-kılavuz-bir yol gösterici ve gönüllerine bir şifa-sorunlarına bir çözüm kaynağıdır.”

(İsra,82)”Kur’an’ı, inananlara-güvenenlere sağaltıcı, bir ilaç-şifa-sevgi ve merhamet kaynağı olarak indirdik. İnananlar ayetlerimize uyarak her türlü gerçek dışı bilgilerin, düşüncelerin, inançların, yaşamların hastalıklarından kurtulur.”

(Ra’d,28)”Dikkat edin, akleden kalpler ancak Allah’ın zikri Kur’an ile tatmin olur-zihindeki tüm soru işaretlerini gidererek-Kur’an’ı anlamakla rahata kavuşur.”

Son söz: Atatürk’ün kurduğu laik, sosyal, hukuk devleti Cumhuriyet;
feodal, etnik, içinde radikal dinciliği de barındıran sistemin seçtiği-seçtirdiği vekiller ve Cumhuriyet düşmanı din pazarlayıcıları, etnik, mafya milliyetçileri ve koltuk sevdalısı, çenebaz, rahatına, konforuna düşkün muhalefetle;
monarşi, teokrasi karışımı
bir rejimle parçalanmaya doğru
yol alıyor.
Atatürk’ün eşsiz dehası ile başlattığı KUR’AN’ın Türkçe anlaşılması, toplumun aydınlanıp, halifeye, padişaha, kula, tek bir kişiye, bağlılıktan, din saltanatı, sömürüsünden kurtardığı özgürleştiren Cumhuriyet sistemine sahip çık(a)madık.
Belki de en önemlisi
bizlere emanet edilmiş
KUR’AN’ı;
kapkaranlık, kapkara yobazların tekeline bırakmakla,
kaos, kargaşa, karmaşa, ahlâkî çöküntüler, ekonomik yokluk, yoksulluk ile uğraşır hâle geldik?!
KUR’AN’a gereken saygıyı, önemi gösterip, KUR’AN için mücadele etseydik; belki de
KUR’AN ile aydınlanmış bir ülke olarak ortadoğuya da, insanlığa da ışık, önder olacaktık!!!?



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Jale Ç. avatarı
    Jale Ç.

    Eskiden Rakı, şarap tekelin elinde idi, şimdi islam dini Teke lin eline düştü.

    Sırf gösteriş olsun, laf olsun diye , o süslü püslü içinde Tanrının olmadığı binaları yaptı, din tüccarları.Açamları ne bu din tüccarlarının?

    Ben kendim, matematik, fizik, kimya, bioloji , astronomi hayranıyım. Bütün gerçekleri orda buldum.

    Herşey sadece kimya denilen Tanrının elinde, oksijen ile madde iç içe, oksijen olmassa kanserde olmaz.! Oksijen olmassa Tanrıda olmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar