80.000 KÖPEĞİN KATLİAMI ANISINA HAYIRSIZADA’YA DİKİLEN ANIT

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

İstanbul’da 3 Haziran 1910’da, dönemin İstanbul Belediye Başkanı Suphi Beyoğlu’nun talimatıyla yaklaşık 80 bin köpeğin mecburi bir ada yolculuğuna çıkarılmasıyla başlayan katliam?

1910 yılında gerçekleşen olayda, İttihat ve Terakki Fırkası, “İstanbul’u modernleştirmek” adına şehrin sokaklarında yaşayan 80 bin köpeği toplayıp Sivriada’ya göndermişti. Issız adaya sürülen köpekler açlık ve susuzluktan, denizde boğularak ya da birbirlerini parçalayarak ölmüştü.

Bu katliam sonrasında İstanbul halkı adayı “Hayırsızada” olarak yeniden isimlendirmiş ve I. Dünya Savaşı dâhil şehrin başına gelen bütün felaketleri, ölüme terk edilen köpeklerin ahı olarak nitelendirmişti.

Köpeklerin bırakıldığı Hayırsızada sadece kayalıklardan oluşuyordu; dikili tek bir ağaç bile yoktu. 80 bin köpeğin feryadının, söylendiğine göre, geceleri İstanbul’dan bile işitildiği anlatılır. Sesler birkaç gün sonra kesildi; zira yaşayabilmek için birbirlerini yiyen köpeklerden artık bir teki bile hayatta değildi.

Bu olayın sebebi olarak gösterilen anlatı da aşağıdadır:

1910 yılında İttihat ve Terakki hükümeti döneminde bir İngiliz sefirini köpek ısırır. Bu olayın diplomatik bir krize dönüşmesi üzerine İstanbul’daki 80.000 köpek Sivriada’ya (Hayırsızada) götürülür. Burada açlık ve susuzluktan ölürler. Köpeklerin çığlıklarının Balat sahillerine kadar ulaştığı anlatılır.

O dönemin halkı, Osmanlı’nın çöküşünü köpek katliamına bağlar. Bu nedenle yıllar sonra adada kalan az sayıdaki köpek İstanbul’a getirilir.

Bu olay, Pierre Loti’nin kaleminden şöyle aktarılmıştır:

“Kimseyi hiçbir zaman ısırmamış olmalarına rağmen, katliamların en iğrencine mahkûm edildiler. Hiçbir Türk, hilâle uğursuzluk getireceği söylenen bu onur kırıcı görevi üstlenmek istemedi. Bu yüzden serseriler, işsiz güçsüzler ve haydutlar görevlendirildi. Bunlar işlerini demir kıskaçlarla yapıyorlar, zavallı kurbanlarını boyunlarından, ayaklarından ya da kuyruklarından yakalıyorlar ve onları rastgele, kan revan içinde, Hayırsızada’ya götürecek olan mavnalara atıyorlardı.”

Allah, hayvanlara bu eziyeti yapanların hesabını muhakkak soracaktır.




Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar