ABD SAĞLIK SİSTEMİNİ YAKLAŞIK 4 MİLYAR DOLAR DOLANDIRAN IRAKLI İBRAHİM KHALDOON (HALDUN) HİLMİ KONUSUNDA AKLIMDA DELİ SORULAR
BAŞBAKAN ÜSTEL, İÇİŞLERİ BAKANI OĞUZ VE POLİSİMİZDEN YANIT BEKLİYORUM
SABAHATTİN İSMAİL Gazetecilik yapılan resmi açıklamalarla yetinmemek, kuşku duymak, perde gerisini sorgulamak, gizlenen detayı araştırmaktır… Ne yazık ki bugün KKTC’de bu niteliklere sahip gazeteciler çok çok az. Ben, analitik düşündüğüm için, az sayıda bu tür gazetecilerden oldum. Analitik düşünce, bir konuyu veya problemi, sunulduğu gibi kabul etmek yerine mantık, kanıt ve sistematik inceleme ile değerlendirmektir. Analitik düşünenler her olayın neden-sonuç ilişkilerini inceler ve eldeki belgelere göre sonuca ulaşmaya çalışır.
İBRAHİM HALDUN HİLMİ OLAYI
Nitekim, ABD’nin sağlık sistemini 3,76 Milyar Dolar dolandıran İbrahim Khaldoon ( Haldun) Hilmi’nin KKTC’de yakalanması konusundaki resmi açıklamaları da, herkes gibi okuyup geçemedim, kafamda yanıtlanması gereken bir yığın soru oluştu, düşündüm ve araştırdım… İbrahim Hilmi, Florida merkezli sağlık şirketleriyle işbirliği içinde 2 suç ortağı ile birlikte, sağlık hizmetleri dolandırıcılığı, elektronik dolandırıcılık, kara para aklama ve suç örgütü faaliyetleri yapmakla suçlanıyor. İddialara göre ABD Medicare ( sağlık) sistemine, hiç teslim edilmeyen ya da ihtiyaç duyulmayan tıbbi malzemeler için milyarlarca dolarlık sahte fatura düzenledi. Gerçek kişilerin sağlık sistemi numaraları çalındı, o numaralarla, hayali hastalara, hayali tıbbi cihazlar/ilaçlar yazıldı, hayali faturalarla sistemden 3.76 milyar dolar çekildi ve bu para anında Hongkong’daki hesaplara aktarılarak izi kaybettirildi… Nasıl, hayali hastalar ve hayali faturalarla vurgun sistemi hiç yabancı gelmedi değil mi?
DELİ SORULAR
Şimdi kafamdaki deli soruları sıralayım belki Başbakan, İçişleri Bakanı veya Polisimiz hassasiyet gösterip yanıtlar: 1- Adı geçen dolandırıcı ile ilgili haberler önce 23 Haziran 2026’da Türk basınında çıktı. Tüm haber kanalları ve gazeteler, dolandırıcı İbrahim Hilmi’nin Türkiye’de yakalandığını ve ABD’den gelen Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkililerine teslim edildiğini duyurdu. ( Bakınız ekteki haber fotoğrafları) Nitekim FBI Direktörü Kash Patel de, Hilmi’nin Mayıs 2025’ten bu yana firari olduğunu belirterek, operasyonun ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Beyaz Saray Görev Gücü, FBI Miami, ABD Adalet Bakanlığı ve Türkiye’deki yetkililerin ortak çalışmasıyla gerçekleştirildiğini duyurdu. Türk polisine ve konuyu yakından takip edip sonuçlandıran ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’a teşekkür etti. Oysa İbrahim Hilmi’nin Türkiye’de tutuklandığı doğru değil, adam 2025’den beri KKTC’de yaşıyor ve KKTC polisi tarafından tutuklandı. Gerçek durum bu iken niye basına doğru olmayan bilgi verildi? Bu sorunun yanıtı verilmeli…
2- Nitekim, KKTC polisi ve İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, İbrahim Hilmi’nin Türkiye’de tutuklandığı şeklindeki haberlere içerlemiş olacak ki, bu haberlerden 2 gün sonra basına açıklama yapma gereği duyarak, İbrahim Hilmi’nin KKTC’de tutuklandığını ve Türkiye üzerinden ABD’ye teslim edildiğini duyurdular. 25 Haziran’da KKTC basınında çıkan haberlerde dolandırıcı Irak asıllı ABD vatandaşı İbrahim Hilmi’nin, aslında 1 YILDIR KKTC’DE ÇATALKÖY’DE YAŞADIĞI VE KKTC’DE TUTUKLANDIĞI duyuruldu KKTC basın haberlerine göre KKTC Bakanlar Kurulu, 16 Haziran 2026 tarihli kararıyla onu önce “yasaklı göçmen” ilan etti ve ardından polisimiz tarafından KKTC’den çıkararak Türkiye üzerinden ABD’ye gönderildi. Konu ile ilgili olarak MYK Haber’e konuşan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da, “KKTC’nin Türkiye ve Interpol başta olmak üzere uluslararası güvenlik kurumlarıyla iş birliğine açık olduğunu” duyurdu
ASIL ÖNEMLİ SORULAR
Şimdi, Başbakan Ünal Üstel’in, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un ve Polisimizin yanıtlaması dileğiyle asıl önemli sorulara geleyim: – ABD’yi yaklaşık 4 milyar dolar dolandıran İbrahim Hilmi, İNTERPOL KIRMIZI BÜLTENİ ile arandığına ve Türkiye ile Güneyden yasal limanlardan gelemeyeceğine göre, KKTC’ye hangi yoldan girmiştir? POLİSİMİZ BUNU SORGULAMIŞ MIDIR? ACABA BU KAÇAK GİRİŞ YOLU, SIKI DENETLENMEYEN 2 YAT LİMANI OLABİLİR Mİ? YOK EĞER TÜRKİYE VEYA RUM YÖNETİMİ ÜZERİNDEN YASAL GİRİŞ YAPMIŞSA, KKTC GİRİŞ KAPILARINDA İNTERPOL KIRMIZI BÜLTEN TUTUKLAMA EMRİ YOK MUYDU? Yoksa İbrahim Hilmi, ABD’de hakkında tutuklama emri çıkarılmadan ve interpol aleyhine kırmızı bülten yayınlamadan, yasal olarak mı KKTC’ye girmiştir? Eğer böyleyse “KKTC’nin uluslararası suçluların saklanma merkezi olduğu” yönündeki iddialar taa Amerika suç merkezlerine kadar ulaşmış demektir ve kahrolmamak olası değildir… Bir başka soru ise şu: – Dolandırıcı İbrahim Hilmi, 1 yıl Çatalköy’de HANGİ STATÜ İLE YAŞAMIŞTIR? TURİST OLARAK MI, KAÇAK OLARAK MI, ÇALIŞMA İZNİYLE Mİ, OTURMA İZNİYLE Mİ? KKTC ‘ye TURİST OLARAK YASAL GİRİŞ YAPMIŞSA, EN ÇOK 1-2 HAFTALIK VİZE ALABİLİRDİ. ONA 1 YILLIK MI VİZE VERİLDİ? OTURMA İZNİ ALDIYSA, HANGİ GEREKÇE İLE ALDI? KONUT MU SATIN ALDI? ALMIŞSA KİMDEN, KAÇA ALDI? ÇALIŞMA İZNİYLE GİRMİŞSE, ÖN İZNİ KİM TALEP ETMİŞTİR, NEREDE ÇALIŞIR GÖSTERİLMİŞTİR? EĞER OTURMA VEYA ÇALIŞMA İZNİ İLE KKTC’DE İSE, BU, YAKLAŞIK 4 MİLYAR DOLAR KARA PARASININ BURADA BİRİLERİ İLE BİRLİKTE, BİR YERLERDE AKLANDIĞI ANLAMINA GELİYOR. POLİS BUNU SORUŞTURDU MU? BURADA NE GİBİ HARCAMALAR YAPTI, BANKA HESABI AÇTI MI, ŞİRKET KURDU MU, MÜLK VE ARAÇ ALDI MI? İÇİMDEN BİR SES, BURADA BİRİLERİNİN BUNA KORUMA VE BARINMA SAĞLAYARAK 3.76 MİLYAR DOLARLIK KARA PARASINA ÇÖKTÜĞÜNÜ VE SONRA YASAKLI KİŞİ İLAN EDİLMESİNİ SAĞLADIĞINI, SONRA SINIR DIŞI EDİLEREK ABD’YE TESLİM EDİLMESİNİ PLANLADIĞINI SÖYLÜYOR…BELKİ HAYAL GÖRÜYORUM, AMA ANALİTİK DÜŞÜNEN BEYNİM BUNUN OLASILIK OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. ( Avustralyalı suç örgütü lideri Mark Douglas Buddle’ın 2022’deki sınırdışı olayında da İngilizleri hayali konut satışıyla dolandıran suç örgütü lideri Garry Rob’un sınır dışı edilmesi olayında da böyle olmuştu) YOK EĞER KKTC’YE KAÇAK GİRMİŞSE, 1 YIL BOYUNCA NASIL TESBİT EDİLMEDİ, NASIL YAKALANMADI, ONA KİMLER YARDIMCI OLDU, ONU ÇATALKÖY’DE KİMLER, NE KARŞILIĞINDA İSKAN ETTİ? İddialara göre, Çatalköy’de bir otelde kalıyordu ve sık sık kumar oynuyordu. Eğer bu iddia doğru ise, polisimiz, kaçakları otel rezervasyonları ve kumarhane giriş sistemleri üzerinden tespit etmiyor mu? Bildiğim kadarıyla RESMİ KİMLİK KARTI/ PASAPORT İBRAZ EDİP KAYIT YAPTIRMADAN otellerde kalınmıyor, kumarhanelere girilemiyor. Polis bu kayıtları hiç denetleyip aranan kişi listeleri ile eşleştirmiyor mu?
ŞEFFAFLIK ŞART
Bunlar gibi daha birçok soru sorulabilir. Polisimiz yaptığı açıklamada ŞEFFAF DAVRANIP yeterli bilgi vermeyince insanların aklına deli sorular düşmesi çok doğal Polis acaba ŞEFFAF DAVRANIRSA ORTAYA PİS KOKULAR SAVRULUR DİYE Mİ BU DOLANDIRICININ KKTC’YE HANGİ YOLLA GİRDİĞİNİ, HANGİ İZİNLE 1 YIL ÜLKEDE KALDIĞINI, İKAMET ADRESİNİ , KİMLERLE TEMASTA OLDUĞUNU, KİMLERİN ONA YARDIMCI OLDUĞUNU, KİMLERİN ONU KORUYUP KOLLADIĞINI AÇIKLAMAMIŞTIR? Sizleri bilmem ama benim burnuma çok kötü kokular geliyor İNTERPOL KIRMIZI BÜLTENİ ile aranan suç örgütü liderlerinin, suikastçilerin, kara para aklayıcılarının, mafya babalarının, yasadışı sanal kumar baronlarının elllerini kolllarını sallayarak rahatça KKTC’ye girmesini ve yıllarca aramızda yaşamalarını kabul edemiyorum. Bu kişi, bir suikastçi, azılı bir seri katil, acımasızca kan döken bir mafya babası, uyuşturucu, kara para, , beyaz kadın ticareti yapan bir suç örgütü lideri de olabilirdi. O nedenle ŞEFFAFLIK İSTİYORUZ. BAŞBAKANIN, İÇİŞLERİ BAKANININ, POLİSİMİZİN yukarıda sorduğum tüm soruların yanıtlarını vermesini talep ediyorum.
SABAHATTİN İSMAİL -KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ / TURKİSHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER
Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.
Bolayır’da doğdu, İlk öğrenimini Erzurum ve Elazığ’da tamamladıktan sonra ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköy’de bitirdi. Heybeliada Deniz Harp Okulunda askerliğini tamamlayan Yener Günaydın ve Mobil Oil Türk’de çalıştı. İDİL-URAL TÜRKLERİ DERNEĞİ, KAZAK TÜRKLERİ VAKFI, Dünya Tatar Ligi, Bulgaristan Türkleri derneği, Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu, voicepress gibi kuruluşlarda çeşitli görevler üstlenen Yener Tataristan, Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içindedir.
Bir yanıt yazın