SİYAH-BEYAZ…
Asker olmadığı halde yönetime gelir gelmez üzerine “üniforma” geçirip kendini “başkomutan” ilan edenlere bir bakın…
Çocuklara; “davamıza, kininize nefretinize sahip çıkın” diyor…
(Dava dedikleri de dini yaymak ve egemen kılmak..)
***
Bir de; üzerindeki her kapıyı açan “üniforma’sını” çıkaran, parlamenter sisteme geçiş yapıp beyaz gömlekli kravatlı “Takım elbisesi” ile ülke yönetene bir bakın…
***
Çocuklara diyor ki;
“Küçük hanımlar, küçük beyler!..
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız..
Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz…
***
Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız…”
***
Birisi bizzat içinde olduğu çakma bir darbe kalkışmasını “milli bayram” olarak armağan etmeye kalkıyor…
***
Öbürü, çağdaş, demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletinin temelinin atıldığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı…
19 Mayıs’ı 30 Ağustos’u..
***
Biri “Ayran” içerek kendini herkesten akıllı güçlü sanıyo dünyanın nefretini kazanıyor…
Öbürü “Rakı” içerek, siyasi ve askeri dehası, insanlığı ile dünyanın hayranlığını kazanıyor…
***
Birisini, İslam alemi onay vermediği halde karısı çocukları ve biatçileri “Halife” ilan ediyor, kendisi de reddetmiyor…
Ötekisi tüm İslam alemi “Halifemi ol” diyor…
Halifeliği elinin tersiyle itiyor…
***
Birisi meşruiyetini ABD’den alıyor…
Diğeri Türk Milleti’nden alıyor…
***
Birisi milletine tek ayak üzerinde kırk yalan söylüyor…
Tutamatacağı sözler veriyor..
Yapmadıklarına yaptım diyor yapışmayacaklarını taahhüt ediyor…
Ülkenin topraklarını ve tüm kazanmalarını
yok pahasına satıyor…
***
Diğeri hayatı boyunca Türk milletine yalan söylemiyor…
Söz verdiklerini, yapacağım dediklerini bir bir yapıyor…
Ülkenin bir karış toprağını satmadığı gibi uzanan tüm elleri kırıyor…
***
Birinin arkasında “g..nün kılı olurum, diyen ve istesin haremine girerim,” derken gülen kadın milletivekilleri var…
***
Diğerinin arkasında sırtında cepheye mermi taşıyan, “paşalığınız geride kaldı yanlış yaparsanız hesap sorarız,” diyen kadın milletvekilleri var…
***
Birisi resmen boş çuval…
Çoğu çizgi romanı beş on kitap okumuş…
Ne dil biliyor…
Ne edep ne had biliyor…
***
Diğeri okuduğu binlerce kitaba ve bildiği altı yabancı dile rağmen haddini biliyor, nazik aydın üslubu ile dosta düşmana edep dersi veriyor…
***
Birisi devletin-milletin milyarlarca parasını, hatta tüyü bitmemiş yetimin hakkını, cebine atıyor…
Çocuklarına yasa dışı edindiği serveti ortaya çıkınca “sıfırlayın” talimatı veriyor…
***
Diğeri kısacık ömründe sahip olduğu tüm mal mülk ve parasını milletine miras bırakıyor…
İhtiyaç için para isteyen annesine “evdeki halıları satsın” talimatı veriyor…
***
Mukayese edilecek çok şey var…
Fakat değişmeyen tek gerçek şu:
Birisi kapkara diğeri bembeyaz…
***
Ama inanın bu mukayeseyi yapmak zorunda kaldığım için büyük utanç ve hicap duyuyorum…
***
Teneke ile Altını aynı kefeye koyduğum için de gerçek Türk milletinden özür diliyorum…
***
Gençler!..
Kurtarıcı beklemeyin, o sizsiniz…
Varlığınızın, değerinizin önemini bilin…
***
Yüzünüzü Batı’ya, medeni dünyaya çevirin…
Kulağınızı Atatürk’e verin…
***
Yalanlara kanmayın…
Gerçeklerin peşinden koşun…
İlme bilime, sanata sarılın…
Kimliğinize, ilkemize..
Tarihimize…
Ülkemize, kültürümüze sahip çıkın…
Başka Türkiye yok…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 23.04.2026 20.02




Bir yanıt yazın