Eskiden hadis vardı; deve idrarı

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

“Eskiden hadis vardı; deve idrarı. Deve idrarı şifa evet. Devenin bağışıklık sistemi çok farklı. Devenin vücudundaki antikorlar size verildiği zaman virüsleri öldürüyor.”

Ülkenin akademik kadrosu da geçen 24 yılda irtifa kaybetti.
Bilmeyenlere anlatayım, batıda doktora programını bitirebilmek için en az iki dilde geçer not almanız gerekir, profesör ünvanı alabilmeniz için de üç dil.

Üstelik bu dillerin iyi bildiğinizi belgelemek için imtihana girersiniz.
Bu diller Kenyaca, Ugandaca falan değildir.
Bilim dilleridir.

Bizim uşaklar bunu beceremedikleri için önce tek dile düşürdüler.
Sonra da baraj notunu düşürdüler.

Yandaşların kafası basmadığından da akademik yayın sayıları ve niteliklerinde de iskonto yaptılar.

Malum sonradan bu da yettemedi, Makedonya’da neyim fason üniversiteler kurdular.

O da yetmedi, hiç okumada sahte diploma olayını hortlattılar.

Bu işler o raddeye geldi ki, halen Türkiye’de önemli görevlerde bulunan neredeyse bütün devlet ricali, akademik personel  çakmadır.

Bu kadro her zaman yaptığı gibi ülkenin insan kalitesini artıracağına, insan kalitesini kendi seviyesine çekmeyi başardı.

Ülkenin halen tepesine çöreklenmiş olan Başkan’ın gündelik konuşmalarına bir bakın.
Adam her ağzını açtığında safsatanın çeşitlemelerini sergiliyor.

Bakanlara, bunların il müdürlerine falan bir bakın, seviyeler diplerde geziyor.

Hem her şeyi biliyorlar, hem çok konuşuyorlar, hem de dayatmacı, zorba, faşist tavırlar içindeler.

Örneğin, son okul baskınından sonra ilgili bakanlar, RTÜK sorumlusu, hatta kendi cumhurunun başkanı hemen “konunun çok hassas olduğundan bahisle, politikaya malzeme yapılmamasını” emrettiler., hemen yayın yasağı getirerek “bu konuda ağzını açacakların ağır cezalarla karşılaşacağı” tehdidini savurdular.

Demekle de kalmadılar, hemen sosyal medyada konuyla ilgili söz söyleyen yüzlerce hesabın sahibini göz altına aldılar.
Bakalım ne zaman salıverecekler.

Bu demokrasi falan değildir.

Konuyu dağıttım, toparlayalım.
Oytun Erbaş şizofrendir.
Tedavi alan bir şizofrendir.
Bazen tedavisini aksatır, bazen ilaçları yetersiz kalır ve işte o zaman ver coşkuyu şeklinde konuşur.

Akademik kariyeri de sorunludur, yayınları kendinin kurucusu, yayıncısı olduğu dergide yayınlanmıştır.
Yani kerameti kendinden menkuldür.
Çakmadır.
Batıda böylesi kişileri fena halde utandırırlar.

Hekim değildir, yalnızca hekim ünvanı taşımaktadır.
Tek bir hasta muayene etmiş, tedavi etmiş, yatırmış, girişimde bulunmuş değildir.
Hasta bilmez, tanımaz.

İçinde bulunduğu durum nedeniyle bir süre için bir araştırma kuruluşunda çalışabilmiş, ancak sonra hastalığının yarattığı sıkıntılar nedeniyle işine son verilmiştir.
Hatta medyadan hatırlarsınız, bir TV kanalında beni Fatih Altaylı telefon ederek kovdurdu diye yaygara yapmıştı.
Bu ülke gündeminde o şunu dedi, bu bunu dedi derken bir hafta kadar kalmıştı.

Said Nursi — Risale-i Nur, iman tecdidi, metin merkezli hareket
Rıza Nur — Lozan delegesi, sert hatırat, polemikçi
Necip Fazıl Kısakürek — Büyük Doğu, İslamcı ideoloji, güçlü retorik
Abdulbaki Erol — Menzil lideri, geniş mürid ağı, “Gavs” otoritesi
Adnan Oktar — medyatik yapı, mehdi anlatısı, kapalı grup
Ahmet Mahmut Ünlü — popüler vaiz, medya dili, İsmailağa figürü
Alparslan Kuytul — aktivist söylem, devletle gerilim, ideolojik çizgi
Cemalettin Kaplan — halifelik iddiası, diaspora örgütlenmesi
Fethullah Gülen — küresel ağ, eğitim sistemi, paralel yapı tartışması
Hasan Kılıç — İsmailağa sonrası liderlik, geleneksel çizgi
Hasan Mezarcı — mesih iddiası, radikal kopuş, marjinal söylem
Müslüm Gündüz — 90’lar skandalı, tarikat-medya çarpışması
Mahmud Esad Coşan — İskenderpaşa lideri, akademik-dini sentez
Mahmud Sami Ramazanoğlu — Erenköy silsilesi, klasik tasavvuf
Mahmut Efendi (?) — belirsiz kimlik, lakap kullanımı, muhtemel karışıklık
Mahmut Ustaosmanoğlu — İsmailağa lideri, katı gelenekçilik, güçlü cemaat
Nurettin Yıldız — tartışmalı fetvalar, gençlik söylemi, muhafazakâr çizgi
Osman Nuri Topbaş — tasavvuf, eğitim faaliyetleri, yumuşak üslup
Süleyman Hilmi Tunahan — gizli eğitim ağı, Süleymancılar, disiplinli yapı
Salih İzzet Erdiş — İBDA-C ideoloğu, radikal söylem, Büyük Doğu etkisi
Sezai Karakoç — Diriliş düşüncesi, metafizik medeniyet vizyonu

Türk halkının kendine şizofrenleri kılavuz etme konusundaki becerisi hiç de takdire şayan değildir.
Nerede bir şizofren var, halk, basın, hatta çakma entel-lektüeller peşine takılmakta bir an tereddüt etmemiştir.

Ve evet, bu gidişle yanda listelediğim, meşhur şizofrenler, psikotik kişilik bozukluğu olan ilahiyatçılar arasına katılacaktır. —–>>>>

Son olarak bilim böyle bir şey değil.
Bir lafın bilimsel olması için söyleyenin Prof., Doç. vb olması yeterli olmaz.
Netekim şarlatanlığın dibini çıkarmış pek çok profesör medyada boy göstermektedir.


Bir lafın bilimsel sayılabilmesi için NESNEL, DOĞRUDAN, TEKRARLANABİLİR, KOLEKTİF gözlem ve deneyimlere dayalı olması gerekir.
Bu nedenle bir lafın bilimsel sayılabilmesi için pek çok vakıayı inceleyen, kıyaslayan hakemli dergilerde yayınlanmış literatürünün olması gerekir.

Bilinen gerçeklere, insan ve evrenin doğasına aykırı olmaması gerekir.
Bu nedenle bir lafın bilimsel sayılabilmesi için bilimsel çevrelerde itibarlı olması gerekir.

Şimdi  bu profesöre sormak lazım, sözlerini destekleyen vakıa serisi, bu serinin er meydanlarında, muteber ve bilimsel  hakemli dergilerdeki yayını nerede?
Kaynak götümün kenarıysa atın bir kenara.
Bir kaynak olarak götün kenarını açayım, bir bilim adamı tecrübelerime göre, bana göre, bence demez.
Onun yerine sözünün desteğini, dayanağını yazılı olarak gösterir.

Saygılar

Oraj POYRAZ

L2fSIJNoA0xfSNxA

————–    

Prof. Dr. Oytun Erbaş: “Eskiden hadis vardı; deve idrarı. Deve idrarı şifa evet. Devenin bağışıklık sistemi çok farklı. Devenin vücudundaki antikorlar size verildiği zaman virüsleri öldürüyor.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar