Bilime kırmızı kart

Okuma Süresi:

2–4 dakika
❤️

“Bilime kırmızı kart”

Çağdaş olma erdemi; asırlardır İslam ülkelerinde söz konusu değil.

Hattızatında, evvel-i zamanda İslam bilime açık metamatikte, fizikte, gök araştırmalarında önemli isimlere sahipmiş.

Piri Reis 1513’te ceylan derisine çizdiği harita, Amerika kıtasını, Afrika’nın batısını ve Antarktika’nın (henüz keşfedilmemişken) kıyılarını şaşırtıcı bir doğrulukla göstermesiyle gizem yaratır. 1929’da Topkapı Sarayı’nda bulunan bu eser, Kolomb’un kayıp haritası dahil 20 farklı kaynağın sentezlenmesiyle oluşturulmuştur. En büyük sırrı, o dönem bilinmeyen Güney Kutbu ayrıntılarını içermesi ve kıyı çizgilerinin modern haritalara benzerliğidir

 “İslam’ın Altın Çağı” (yaklaşık 8.-13. yüzyıllar) döneminde matematik, astronomi, tıp, fizik, kimya ve felsefe gibi alanlarda dünya çapında öncü çalışmalarla zirveye ulaşmıştır. Bu dönemde öne çıkan bazı önemli düşünürler ve bilim insanları şunlardır:

*İbn-i Sina (Avicenna) (980-1037)

“Tabiplerin Üstadı” olarak bilinir.

*Biruni (Al-Biruni) (973-1061): Matematik, astronomi ve coğrafya alanında çığır açan çalışmalar yapmıştır..

*Harezmi (Al-Khwarizmi) (780-850): Cebir ilminin kurucusudur. , sıfır (0) rakamının kullanımına katkı sağlamıştır.

*Farabi (Al-Farabi) (873-950): “Muallimü’s-Sânî” (İkinci Öğretmen) unvanıyla anılır. Felsefe, mantık ve müzik teorisi üzerine çalışmalar yapmıştır.

*İbn-i Heysem (Alhazen) (965-1040) Optiğin babası olarak bilinir. Işık, görme olayları ve karanlık oda (camera obscura) üzerine yaptığı deneylerle modern bilimsel yöntemin temellerini atmıştır.

*Cabir bin Hayyan (Geber) (720-815) Modern kimyanın kurucusu kabul edilir. Metallerin yapısı ve kimyasal süreçler üzerine 18. yüzyıla kadar geçerli olan tespitler yapmıştır.

İbn-i Firnas Takiyüddin  (810-887) Havacılık tarihinin öncülerinden olup, uçma denemeleri yapan ilk kişilerden biri olarak kabul edilir. İddiaya göre rasathanenin tamamlanmasının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra beliren bir kuyruklu yıldız nedeniyle Sultan III. Murad  Takiyüddin‘den  kehanette bulunmasını talep etmiş, o da bu yıldızın bir mutluluk ve saadet devrinin habercisi olduğu tahmininde bulunmuş. Ancak bunun tam aksine o devirde ortaya çıkan bir salgın hastalığın getirdiği felaket ve gökte meleklerin gözleneceği endişesi nedeniyle rasathane muhaliflerinin sayısında bir hayli artış sonucu yıkım kararı alınmıştır.

*Cezeri (Al-Jazari) (1136-1206) Sibernetiğin (haberleşme, kontrol ve denge ilmi) kurucusu ve mühendislik harikası robotlar/makineler tasarlayan öncü bir isimdir.

*Ali Kuşçu (1403-1474): Astronom ve matematikçi. Uluğ Bey’in öğrencisi olup, astronomi çalışmalarıyla Osmanlı ve İslam dünyasında iz bırakmıştır.

İngiltere Abdülmecit’e İstanbul’da bir Anglikan Kilisesi yaptırmak isteğini iletti. Abdülmecit bu isteği kabul etti, İngilizlere Tünel ile Tophane arasında yer verdi. Kilise yapımı 10 yıl sürdü. 22 Ekim 1868’de kilise ibadete açılacaktı. Sultan Abdülmecit ölmüş, yerine Sultan Abdülaziz geçmişti.

Kraliçe Victoria, kilisenin açılışı anısına Abdülaziz’e son model bir otomobil armağan etti. Osmanlı sarayından bir kişiye de otomobili sürmesi öğretildi. Bu İstanbul’un gördüğü ilk otomobildi. Fakat çok önemli bir sorun vardı. Halk otomobili görünce şeytan görmüş gibi tabanları yağlayıp kaçıyordu; kaçanların en önünde de medrese hocaları ve öğrencileri geliyordu. “Zatü’l-Hareke” (Kendi kendine hareket eden) denilen bu aracın“şeytan işi olduğu kulaktan kulağa bütün İstanbul’a yayıldı.

“Zatül Hareke”nin şeytanlığından huzursuz olan Sultan Abdülaziz, Şeyhülislam Hacı Mehmet Refik Efendi’den fetva istedi. Ancak Şeyhülislam haftalarca uykusuz kaldı, ayetlerde, hadislerde konuyla ilgili bir yorum aradı bulamadı…En sonunda “Bu otomobilin şeytan işi olduğu” fetvasını verdi ve Haliç’ten denize atıldı.

Bu fetvadan sonra İstanbul’a 40 yıl otomobil giremedi. Bazı zenginler özellikle Yahudiler el altından otomobil getirdiler ama “Bilim ve fenne önem veren Sultan” olarak yeni nesillere anlatılan Abdülhamit “Yollar bozulur, kazalar olur” korkusu ile bu otomobillerin kullanılmasına yasak getirdi.

Acaba Abdülhamit, Şeyhülislam Hacı Mehmet Refik Efendi’nin “şeytan işi” fetvasından mı korkmuştu?..

Arabanızın direksiyonuna geçtiğinizde “Osmanlı’yı kim yıktı?” sorusu aklınıza gelirse Osmanlı’yı Batı yıkmadı, İttihatçılar yıkmadı, Yahudi bankerler yıkmadı işte bu “Akla kapalı, bilime kapalı, medreselerinde fen bilimleri olmayan yobaz zihniyet” yıktı..

Ay a gitme teşebbüsünde bulunan ve 6000 km yakında düşmanı olmayan bir ülkenin 17 mt Yıldurımhan  balistik füze yapmasının  gökteki melekleri gözetlemek için olduğu şüphesi merak uyandırmaya devam etmektedir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar