Siyaset mezarlıklar üzerinden yapılmaz

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Türkiye’de uzun yıllardır dikkatimi çeken bir alışkanlık var.
Ben buna kendi kendime “ölü seviciliği üzerinden siyaset” diyorum.
Bazı insanlar vardır; hayattayken yanında durmadıkları, mücadelesine omuz vermedikleri, davasına sahip çıkmadıkları insanların ölümünden sonra en büyük seveni, en büyük takipçisi, en büyük savunucusu kesilirler.
Tek sermayeleri ölmüş büyük insanların isimleridir. Sürekli onları anlatırlar, sürekli onları överler, sürekli onları gündemde tutarlar. Öyle abartılı anlatırlar ki, neredeyse insanüstü bir varlık haline getirirler.
Başta sempatik gibi görünür.
Ama bir süre sonra bu durum samimiyetten uzak, hatta rahatsız edici bir hâl almaya başlar.
Hac’da Dikkatimi Çeken Bir Şey
Bundan yaklaşık 26 yıl önce hac görevimi yaptığım sırada Suudi Arabistan’da dikkatimi çeken bir şey olmuştu.
Orada özellikle din büyükleri, sahabeler, âlimler anlatılırken aşırı abartıya, uydurma menkıbelere, din dışı hikâyelere çok fazla izin verilmezdi. İnsanları kutsallaştırma, abartma, efsaneleştirme gibi şeylere pek prim verilmezdi.
Bu durum bana her zaman Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi’ni hatırlatır.
İslam’da insanı putlaştırmak yoktur.
İslam’da aşırı yüceltmek yoktur.
İslam’da ölçü vardır, adalet vardır, hakkaniyet vardır.
Ama bizde özellikle siyaset alanında bu ölçü bazen tamamen kayboluyor. Türkiye’de Siyaset ve Mezarlıklar
Bugün Türkiye’de siyaset zaman zaman mezarlıklar üzerinden yapılır hâle gelmiştir.
Bir bakarsınız Menderes kahramanlığı anlatılır.
Bir bakarsınız Erbakan ermişliği anlatılır.
Bir bakarsınız başka bir merhum lider üzerinden siyaset yapılır.
Bugün de merhum Muhsin Yazıcıoğlu üzerinden benzer tartışmalar yürütülüyor.
Şunu açıkça söylemek gerekir: Ölüm yıldönümlerinde değerli insanların anılması doğrudur. Onların mücadelesinin, fikirlerinin, bıraktıkları eserlerin konuşulması doğrudur. Bunda hiçbir sakınca yoktur.
Ama mesele sadece anmak değil, Onların isimleri üzerinden siyaset yapmaksa, Orada durup düşünmek gerekir.
Asıl Soru Şudur Asıl sorulması gereken soru şudur:
Bu insanlar hayattayken siz neredeydiniz? Onların davasına ne kadar sahip çıktınız? Onların mücadelesine ne kadar destek oldunuz?
Onların yetiştirdiği kadrolara ne yaptınız?
Onların bıraktığı fikrî mirası ne kadar ileri götürdünüz?
Bunlar konuşulmaz.
Ama her ölüm yıldönümünde uzun uzun methiyeler dizilir.
Yeni Liderler Neden Yetişmiyor? Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri de budur. Sürekli geçmişin liderleri konuşulur.
Sürekli geçmişin kahramanları anlatılır. Ama kimse yeni liderler kim olacak diye konuşmaz. Kimse yeni fikir adamları, yeni siyasetçiler, yeni öncüler nasıl yetişecek diye düşünmez.
Çünkü ölmüş liderler üzerinden siyaset yapmak kolaydır.
Onlara kimse itiraz edemez. Onlarla kimse tartışamaz.
Onlar üzerinden herkes kendine pay çıkarabilir. Ama yaşayan insanlar üzerinden siyaset yapmak zordur.
Çünkü yaşayan insanın hesabı sorulur, eleştirisi yapılır, hatası konuşulur.
İç Siyasetin Eski Yöntemi Türkiye’de iç siyaset sıkıştığı zaman genelde iki şeye sarılır:
1. Kutsallar
2. Ölmüş büyük liderler
Ya din üzerinden siyaset yapılır, Ya mezarlar üzerinden siyaset yapılır.
Bu çok eski bir yöntemdir.
Ve maalesef hâlâ kullanılmaktadır.
Asıl Yapılması Gereken
Bir milleti ileriye götüren şey, sadece geçmişini anmak değildir.
Geçmişini anlayarak geleceğini kurmaktır.
Menderes’i anmak yetmez; Menderes gibi devlet adamı yetiştirmek gerekir.
Erbakan’ı anmak yetmez; Erbakan gibi proje üreten, sanayi kuran insanlar yetiştirmek gerekir.
Muhsin Yazıcıoğlu’nu anmak yetmez;
Onun cesaretinde, onun inancında, onun karakterinde yeni siyasetçiler yetiştirmek gerekir. Eğer bunu yapamıyorsak,
Sürekli mezar başlarında siyaset yapıyorsak,
O zaman geçmişi anmıyoruz, geçmişin arkasına saklanıyoruz demektir.
Son Söz ,Ölmüş büyük insanlar üzerinden siyaset yapmak kolaydır.
Zor olan, onların bıraktığı yerden daha ileriye gidebilmektir.
Milletler mezar taşlarıyla değil, yetiştirdikleri yeni liderlerle büyür.

İsmail Türk – [email protected]



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar