Siyasi otoritenin (devletin) ve kültürel bir topluluğun (ulusun) aynı sınırlar içerisinde bütünleşmesini savunan yönetim anlayışıdır. Bu ilke, devletin meşruiyetini belli bir hanedan veya dinden değil, doğrudan o topraklar üzerinde yaşayan ve ortak bir kimliğe sahip olan ulustan almasını esas alır.
Ulusal devlet anlayışının temel özellikleri şunlardır:
Ortak Kimlik: Vatandaşların dil, kültür, mazi (geçmiş), ahlak ve hukuk birliği etrafında toplanması esastır.
Milli Egemenlik: Yönetim gücünün kaynağı ulustur; “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi bu anlayışın merkezindedir.
Üniter Yapı: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olması, merkezi otoritenin güçlü ve tek olmasıdır.
Eşit Yurttaşlık: Ulusal devletlerde vatandaşlık bağı; din, mezhep veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin ortak bir hukuki zemine dayanır.
Sekülerleşme (Laiklik): Modern ulus devletlerde devletin vazgeçilmez niteliklerinden biri laikliktir; meşruiyet dinsel referanslar yerine ulusal iradeye dayandırılır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun çok uluslu yapısından modern bir ulus-devlet modeline geçiş üzerine kurulmuştur.
Bu doğrultuda Atatürk milliyetçiliği, ırkçılığı reddeden, kapsayıcı ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” anlayışına dayanan bir ulus tanımı getirmiştir.




Bir yanıt yazın