KUR’AN’a göre İNSAN?!!!
İnsan,
TANRI’nın verdiği özgür iradeyle,
tercih hakkını kullanarak;
iyiyi, doğruyu ya da
kötüyü, yanlışı seçmesiyle
dünya hayatını inşa etmektedir.
KUR’AN,
bu İNSAN inşa sürecinde,
Yaratıcı TANRI’nın
kullanım kılavuzudur.
TANRI, KUR’AN’da
insanın zaaflarının bilgisini vererek, kendisini daha iyi tanımasına; farkındalık yaratıp
yaratılışındaki zaafları ve zayıflıklarıyla başa çıkmasına,
olgunlaşmasına,
ailenin, toplumun dayattığı
duygu ve düşünce kalıplarından kurtularak özgürleşmesine
rehberlik etmektedir.
(Neml,77)”Muhakkak ki Kur’an, inanıp güvenenler için
mutlak doğruyu gösteren rehber ve rahmet-sevgi (pınarı)dır.”
(Bakara,118)”Gerçekler konusunda kesin bilgiye ulaşmak isteyenlere-
yürekten inanacak olanlara ayetleri,
açık-apaçık ve anlaşılır kıldık.”
KUR’AN,
insanlığın tarihsel olayları ile
azgınlıklarını, doymazlıklarını, hadsizliğini, zulümlerini anlatırken;
insanın azma, sapma noktalarında
çözüm, çare, çıkış yollarını da;
kurallarını, yasa-hukuk olarak;
evrensel insanî, ahlâkî ilkeler
olarak vermiştir.
TANRI öğütleri, uyarıları olan
bu kurallar, ilkeler;
KUR’AN’ın nokta atışı
sure adı, ayet numarasında kayıtlıdır.
Sonuçta,
insanoğlu zayıf, eksik ve aciz olduğunun bilinciyle,
değerli, faydalı ve anlamlı olabileceğinin farkındalığıyla;
tercihleriyle, yaptığı seçimlerle ve
zaaflarından arınmak için
verdiği mücadele azmi, kararlılığıyla
İNSAN olma, olabilme ve
insan kalabilme sanatını
icra ederken,
kendini, insanî değerini yaratır.
(Beled,4)”Kuşkusuz Biz insanı
acılar, sıkıntılar ve zorluklar arasında mücâdele ederek
çetin bir sınava dayanacak-
zorlukların üstesinden gelecek
şekilde yarattık.”
(Beled,10,11)”Biz ona
[kötülük ve iyilik] iki seçenek-
(yanlış ve doğru) iki yol önerdik.
Fakat insan,
zoru aşmayı göze alamadı.”
(Beled,12-17)”Zor nedir
biliyor musun?
Köleleştirilmiş olanı özgürlüğe kavuşturmaktır. Güçlülerin kurduğu kölelik düzenini yıkmaktır.
Açlık çekenleri doyurmaktır. İnsanları aç bırakan düzeni yıkıp hakkı adaleti hâkim kılmaktır. Akrabası olan bir yetime,
haklarını vererek en güzel şekilde yetiştirmektir. Hiçbir şeyi olmayan yoksullara sahip çıkıp onları koruyup kollamaktır. Toplumdaki ekonomik sınıf farkını ortadan kaldıran düzeni kurmaktır.
Zor: inananlar arasına karışarak sabır-güçlüklerin üstesinden gelmeyi tavsiye etmek,
sevgi ve şefkat göstermektir.”
(Nisa,28)”Allah size hafiflik getirmek-yükümlülüklerinizi hafifletmek ister,
insan, zayıf bir varlık olarak yaratılmıştır.”
(Enbiya,37)”İnsan çok aceleci- tezcanlı yaratılmıştır.
Yakında üzerinde tartıştığınız gerçekleri size göstereceğim!
Acele etmeyin!
Benden acele istemeyin!”
(Nahl,4)”Allah insanı bir spermden yarattı. Bir de bakmışsın insan, büyüyüp gelişince,
her şeyi kendine mâl edip, açıkça
Allah’ı devre dışı bırakıverir.”
(İsra,11)”İnsan, düşünmeden
ya da inatla, çok iyi şeylere
öncülük ettiğini sanırken, aslında çoğu kere, çok kötü şeylere çağırdığının farkına varmaz.
Çünkü insan, çok acelecidir.”
(Ahzab,72)”Düşünsenize;
bunca nîmetlerle donatıldığı hâlde, yüklendiği emânetin
hakkını veremeyen insan
ne kadar zâlim, ne kadar câhildir!”
(Nisa,128)”Kıskançlık ve bencillik insanın doğasında vardır-kişi bencil ve kıskanç davranmağa eğilimlidir.”
(Adiyat,6,7,8)”İnsan
Rabbine karşı çok nankördür. Üstelik insanın kendisi de
buna şahittir.
Onun, mal-servet sevgisi-
hırsı çok şiddetlidir.”
(Mearic,20,21)”İnsan, başına bir kötülük geldiği zaman, ümidini keserek sızlanır durur.
Bir nîmetle karşılaşınca da, açgözlülük ederek hepsine kendisi sahiplenmek ister, cimrileşir. Kendine verilenlerden ihtiyaç sahiplerine vermez-başkalarının yararlanmasına engel olur.”
(İsra,100)”Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı,
bu hazineler tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder-kimseyle paylaşmazdınız.
İnsan son derece cimridir.”
(Mearic,19)”Doğrusu insan,
hırslı ve endişeli bir yapıda-
bir doğada yaratılmıştır.”
(Kaf,16)”Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını-kendi kendine neler kurduğunu yine biz biliriz.
Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız-içinden geçeni biliriz.”
(Fecr,15-20)”İnsan ilginçtir.
Rabbi, sınamak için bolca verip
sevindirdiği zaman,
‘Rabbim bana cömert davrandı’ der.
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa,
‘Rabbim bana ihanet etti’ der.
Hayır! Öyle değil!
Doğrusu siz, yetime karşı
cömert davranmıyorsunuz.
Yoksulu yedirip giydirme konusunda (gayret göstermiyor ve)
birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Hak ve adâlet ilkelerini çiğneyerek, yetimlerin hakkı olan mirası
haksız şekilde yiyorsunuz!
Ve malı (parayı, makamı ve çıkarı aşırı oranda) bir yığma tutkusu ve hırsıyla (çok) seviyorsunuz.”
(Hümeze,1-4)”Vay haline iftira atan, ayıp-kusur arayan-
insanların haysiyetiyle
oynayanlara yazıklar olsun! Mallarını yığdıkça yığar,
hayır yolunda harcamaz.
Malı mülkü, kendisini
sonsuza dek yaşatacak sanır.
Hayır, iş, sandığı gibi değil!”
(Beled,5-7)Yoksa insan,
hiç kimsenin kendisine
güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
‘İyilik için yığınla mal-servet harcadım!’ diye böbürlenip duruyor.
Peki, kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?”
(Kıyamet,20,21)”Hayır aslında siz
bu dünyaya pek düşkünsünüz
ama öteki dünyayı [ve Hesap Günü’nü] hiç düşünmüyorsunuz!”
(Câsiye,23)”Arzusunu-egosunu hayatın biricik gayesi hâline getirerek ihtirâslarını
tanrı edineni gördün mü?
Böyle bir kimseyi
Allah’tan başka kim
doğru yola iletebilir?”
(Nisa,26)”Allah size, (hükümlerini) apaçık bildirerek yolunuzu aydınlatmak, sizi daha önce yaşamış insanların yollarına iletmek, affına ve rahmetine yöneltmek istiyor.”
(Ahkaf,15)”Biz insana, anne, babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu karnında zahmetle taşır, zahmetle doğurur. Hamileliği ve sütten kesilmesi de otuz ay sürer. Nihayet kırk yaşına varıp da olgunlaştığında, ‘Ey Rabbim beni öyle yönlendir ki bana ve anne-babama lütfettiğin nimetlerin şükrünü yerine getireyim ve Seni hoşnut kılacak yararlı, iyi, güzel, doğru işler yapayım; soyumda da güzellikleri devam ettir-soyum içinde barışı gerçekleştir.
Ben tevbe ettim-Sana yöneldim ve ben Müslümanlardanım’.”
(Tahrim,8)”Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter.”
*Tevbe; bilinçlenerek
hatadan, kötülükten ‘dönmek’…
(Nisa,17,18)”Allah’ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden bir kötülük işleyen ve hemen farkına vardıktan sonra o günahtan çarçabuk vazgeçenlerin tevbesidir.
İşte Allah, böylelerinin
tevbesini kabul buyurur.
Yoksa hayatı boyunca-sürekli
kötülük-günah işleyen ve
sonra tam ölmek üzereyken
‘Ben şimdi tevbe ediyorum’ diyenlerin tevbesi geçersizdir.
Kâfir olarak ölenlerin
tevbeleri kabul edilmeyecektir.”
(Nisa,110)”Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder-kendisine haksızlık eder de, sonra Allah’tan bağışlanma dilerse,
şüphesiz Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok müşfik-merhametli bulur.”
(Nasr,3)”Rabbini överek yücelt ve O’ndan af-bağışlanma dile!
Çünkü O, Tevvâb’dır, günahları affeder sınırsız bir şekilde.”
*Af kapısı;
yapılan hatadan duyulan pişmanlıktan dolayı
hayattan kopmayı engelleyen TANRI’nın sevgi kapısıdır;
yapılan kötülüklerden, hatalardan temizlenme, kurtuluş umududur.
(Âli İmran,135)”O erdemliler
hata yaptıkları veya kendilerine haksızlık ettiklerinde,
Allah’ı hatırlayarak hataları için Allah’tan özür dilerler.
Zaten, günahları Allah’tan başka kim affedebilir ki?
Ve onlar hatalarda bile bile
ısrar da etmezler.”
(Ra’d,22)”Ve onlar ki sadece Rab’lerinin onayını kazanmak için
zorluklara karşı göğüs gererler,
Salâtı ikâme ederler-
Allah için çok çalışırlar.
Kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yoksullara yardım ederler ve kötülüğe iyilikle karşılık verirler. İşte bunlar, mutlu sonu
hak etmişlerdir.”
(Rahman,29)”Allah her an bir eylemde-yeni bir iş ve oluşta-her gün kesintisiz yaratma halindedir.”
(İnşirah,7)”Bir işi sonuçlandırınca, hemen bir başka işe giriş-
her fırsatta kararlılıkla
yeni şeyler yapmaya giriş.”
TANRI’nın sürekli yaratış haline;
insan da katılmalı;
insan da iyi, doğru ve güzel olanı yapmak üzere,
insanlık için çalışarak iş ve değer üretmeli, durmadan çalışmalıdır!
(Bakara,186)”Ey Peygamber! Kullarım, Beni sana sorarlarsa, gerçekten ben yakınım.
Bana dua edince
dua edenin duasına cevap veririm.
Dosdoğru yolu bulmaları için,
onlar da Bana karşılık vermeli ve
Bana inanmalı.”
(Zâriyat,56)”Ben,
görünen ve görünmeyen,
bilinen ve bilinmeyen
tüm iradeli varlıkları-
cinleri ve insanları sadece
(Beni tanıyıp bilsinler ve)
Bana ibadet etmeleri-
benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım-
ancak (üflediğim ruhum vasıtasıyla içlerine yerleştirdiğim)
Tanrısal modelimi oluşturmaları için yaratmış bulunuyorum.”
(En’am,91)”Allah’ın azamet ve kudretini-gücünü
kadrine-şanına yaraşır şekilde-
hakkıyla takdir edemediler..”
(İnfitar,6-8)”Ey insan!
O sonsuz cömertliğin sahibi
Kerîm Rabbine karşı
seni aldatıp gururlu kılan nedir?!
Rabbin ki seni yarattı ve varlık amacına uygun olarak şekillendirdi.
Ve nihâyet seni dilediği şekilde, birçok unsurun muhteşem bir uyum ve düzen içinde bir araya geldiği bir varlık hâlinde meydana getirdi.”
(En’am,1-3)”Hamd-Bütün övgüler,
gökleri ve yeri yaratan,
derin karanlığı ve (parlak) aydınlığı var eden Allah’a özgürdür-
Allah içindir.
Allah’tan gelen gerçekleri örtenler;
hâlâ putlar ediniyorlar ve onları-başka güçleri sahte ilâhları, efendileri, önderleri Rablerine
denk-eş tutuyorlar-
yarattıklarını ortak koşuyorlar!
Halbuki sizi balçıktan yaratan ve sonra size bir ömür tayin eden,
işte o övgüye lâyık olan Allah’tır.
Sizin için belirlenmiş bu yaşam süresini de, ancak O bilir.
Siz ise, hâlâ şüphe edip,
kuşkulanıp duruyorsunuz.
Göklerin ve yerin sahibi olan Allah, göklerin ve yerin tek Allah’ıdır.
Sizin içinizi dışınızı-gizlediklerinizi, açığa vurduklarınızı ve
ne kazandığınızı-yaptıklarınızı-
hak ettiklerinizi bilir.”
(Kehf,1)”Hamd-Bütün övgüler,
kuluna Kur’an’ı indiren ve bunda
hiçbir tutarsızlığa yer vermeyen
Allah’a aittir.”
(Nahl,81)”Umulur ki ALLAH’ın hakkını teslim edersiniz!”
Evrensel ÇAĞRI KUR’AN –
Mustafa Sağ
Son Çağrı KUR’AN – Salih Akdemir
Yaşayan KUR’AN – İhsan Eliaçık
istekuran.net – Hakkı Yılmaz
kuranmeali.com


Bir yanıt yazın