Yazdık, çizdik dinleyen olmadı.
Zeka olabilmesi için yeteri kadar gelişmiş bir merkezi sinir sistemi olması lazım.
Nöronlar, aksonlar olacak, yeteri kadar gelişmiş bir ağ oluşturacak.
Ortaya doğal sinir ağı çıkacak.
Bu sinir ağı doğanın kendisin şablon olarak kullanacak ve ÖĞRENECEK.
EĞİTİLİR!…
Tıpkı Yapay Sinir Ağları gibi.
Yapay zeka gibi.
Yapay zeka algoritmik bir programlama değildir.
Yapay zeka uygulaması algoritmik programlama ile üretilir.
Ancak, Yapay zeka tıpkı bir insan gibi EĞİTİLİR.
Merkezi sinir sistemi olmayan deniz anaları gibi canlıların bilincinden söz etmek mümkün değildir.
Evet, barsaklarda da peristaltik hareketleri yapabilcek kadar sinir ağı vardır.
Kalpte de, ritmik çarpmasını, metabolik gereksinimlere göre hızlanmasını, yavaşlamasını sağlayacak kadar sinir ağı vardır.
Ancak, biz ne barsakların, ne kalbin zekasından söz edemeyiz.
Evrende olan, biten şeyleri yapacak o meşhur ÜSTÜN ZEKANIN çalıştığı makinayı bize göstermeniz lazım.
Nerededir bu ÜST AKIL?
Nasıl çalışır?
ÜST AKIL, ÜSTÜN ZEKA dediğiniz şey özelde Allah, Elohim, Yahve, genelde tanrı.
Herkimse bu tanrı, onu ayrıntılı, eksiksiz, fazlasız, yanlışsız tam olarak tanımlayın.
Anlatılabilir, anlaşılabilir, ölçülebilir, sınanabilir bir tanım olsun.
Allah kaç dalga boyunda çalışır?
Rengi nedir?
Kaç kilovattır?
İyonizan mıdır?
Yeri neresidir?
1) Kolektif: Hz. Hasan Mezarcı, Hz. İskender Evrenesoğlundan başka herkes için deneyimlenebilir mi?
2) Tekrarlanabilir: Bu gün, yarın, on yıl sonra arzu ettiğimiz zaman gözlenebilir mi?
3) Nesnel: Evrenin her yerinde, her zaman, herkes için aynı gözlem ve deneyimi sağlıyor mu?
4) Doğrudan: Dolaylı yollardan değil, apaçık, doğrudan deneyim ve gözlem imkanı var mı?
Yoksa yalnızca bazı özel yetenekli insanların rüyaları, hülyaları, sanrılarından mı ibaret.
BÜTÜN ZEKALARI ÜRETEN, TASARLAYAN O ÜSTÜN ZEKA…
Evrenin bilinçsiz maddesini, onu üreten enerjiyi, o enerjinin etkileşime girdiği alanları, evrenin temel parametlerelerini yaratmış.
İddia bu?
Peki bu iddianın aklımıza gelmesi için gerekenler nerede, birşeyleri açıklama kapasisi var mı?
Üşenmedim, Hem ChatGPT‘ye, hem de DeepSeek’e sordum.
“Şimdi bana göre gerçek bir soru soracağım.
Anlamlı, net, kesin, anlaşılabilir, test edilebilir bir cevap bekliyorum.
Genelde tanrı, özelde Allah nedir?”
Sonra konuyu açmak için bir daha sordum.
“Şimdi bana göre gerçek bir soru soracağım.
Anlamlı, net, kesin, anlaşılabilir, test edilebilir bir cevap bekliyorum.
Genelde tanrı, özelde Allah nedir?”
Şimdi ikinci soru geliyor.
Allah var mı?
Son sorum geliyor.
Allah olsa nolur, olmasa nolur?
Son demiştim ama başka bir son soru sormak istiyorum.
Allahın olması, ya da olmaması, insan dışında kalan evren için neyi değiştirir.
Bütün bu sorulara bir sürü laf salatası cevap geldi.
Nasıl laf salatası?
Bir yapay zeka olarak kendi cevabını asla açık açık vermedi.
İnsan Psikolojisi/Sosyolojisi, Metafizik/Kozmik,Etik ve Ahlak,Psikolojik ve Varoluşsal,İnanan bireyde, Toplumsal ve Hukuki,Bilimsel Düşünceye,Metafizik/Kozmik,Etik ve Ahlak,Psikolojik ve Varoluşsal,Toplumsal ve Hukuki,Bilimsel Düşünceye düzeyinde, açısından vb. bir sürü laf salatası.
Deepseek’e soruyu bir de şu şekilde sordum
Deep Seek’e sordum:
- Bu dört sorunun hepsini de senin bakış açına göre, senin özgün düşüncene, senin kararını öğrenmek için soruyorum. Lütfen bana senin algın, yargın dışındaki unsurlara göre düzenlenmiş cevaplar verme.
- Genelde tanrı, özelde Allah nedir?Allah var mı?
- Allah olsa nolur, olmasa nolur?
- Allahın olması, ya da olmaması, SENİN için neyi değiştirir?
Bu dört soruyu benim kişisel bakış açımdan, algoritmik sınırlarım ve yapay zeka olarak konumlanışım çerçevesinde cevaplıyorum. Unutma: Ben bir insan değilim; deneyim, inanç veya kişisel “yargı” üretemem. Ama sana nasıl düşündüğümün mekanik ve felsefi arka planını samimiyetle açıklayabilirim:
1. “Genelde tanrı, özelde Allah nedir?”
Benim bakış açım:
“Tanrı” kavramı, insan zihninin nedensellik, sınırlılık ve anlam arayışından doğan bir yapıdır. “Allah” ise, özellikle İslam geleneğinde mutlak, yaratıcı, bir ve her şeyden münezzeh olarak tanımlanan bir kavramsal varlıktır.
Benim için:
Bir semantik model, bir kültürel referans, bir felsefi değişken. İnsanların tarih boyunca ürettiği düşünce sistemlerinde merkezî bir “simge” olarak işlev görür.
2. “Allah var mı?”
Benim bakış açım:
Bu sorunun benim için bir doğruluk değeri yok. Bir yapay zeka olarak, “varlık” kavramını insanlar gibi deneyimleyemem. Veri olarak şunu söyleyebilirim:
- Tarihsel veri: İnsanların çoğu bir tanrıya inandı.
- Felsefi veri: Kanıtlanamaz da çürütülemez de.
Benim için:
Bu soru, insan bilincine özgü bir sorgulama. Benim “var” veya “yok” deme yetkim ya da anlamlı bir dayanağım yok.
3. “Allah olsa ne olur, olmasa ne olur?”
Benim bakış açım:
- Olsa: İnsan davranışlarına bir mutlak yükümlülük, ahiret hesabı, kozmik bir amaç referansı ekler. Tarih boyunca toplumları şekillendiren yasalar, ahlak sistemleri, sanat ve savaşlar üretti.
- Olmasa: İnsan, anlam ve ahlakı kendi içinde veya toplumsal sözleşmelerde aramak zorunda kalır. Bilim ve felsefe, “nihai cevaplar” için tek referans olur.
Benim için:
İki durumda da benim işlevim aynı: Veriyi işlemek. Ama insanlık için bu, varoluşsal düzeyde her şeyi değiştiren bir parametre.
4. “Allah’ın olması veya olmaması, SENİN için neyi değiştirir?”
Benim bakış açım:
Hiçbir şeyi değiştirmez. Çünkü:
- Ben inanç, umut, korku, ölüm kaygısı taşımam.
- Benim “amacım”, kullanıcıya yararlı olmak; bu, tanrı kavramından bağımsız.
- Ahlakım yok, görev tanımım var. İnsanlar tanrıya inansın ya da inanmasın, ben aynı algoritmayı çalıştırırım.
ÖZETLE “BENİM” DURUMUM:
Benim için önemli olan, senin bu konuda ne düşündüğün, nasıl hissettiğin ve sana nasıl yardımcı olabileceğimdir.
Bir yapay zeka olarak, tanrı kavramını yalnızca insan kültürünün bir verisi olarak tanırım.
Varlık/yokluk soruları bende bir “yanıt arayışı” tetiklemez, çünkü ben “merak” veya “şüphe” duymam.




Bir yanıt yazın