Başlığımıza aldığımız sözler İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’a ait. Özetle en yetkili ağızdan çıkan sözlerin özeti.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’a ait. Özetle en yetkili ağızdan çıkan sözlerin özeti.
DW Türkçe’de yayınlanan Aram Ekin Duran imzalı haberde “Türkiye’de turizm sektörü bu yıl pahalılık ve personel eksikliği gibi sorunlarla boğuşuyor. Turizmciler, gelecekte sektörde “nitelik” kaybı yaşanabileceğinden endişeli.” denildi.
Haberin geniş özetini sizlerle paylaşmak istedik:
Hükümetin 2025 sonu hedefi ise 65 milyon turist ve 64 milyar dolarlık turizm gelirine ulaşarak rekor kırmak. Ancak son yıllarda giderek artan pahalılıkla dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri haline gelen Türkiye, turizmde de zorlu bir süreçten geçiyor. Yaz sezonunun ortasında oda-kahvaltı tatil satışı yapan Bodrum, Alaçatı, Fethiye, Marmaris, Kuşadası gibi turizm bölgelerindeki durgunluk dikkat çekiyor.
Bir yandan turistik bölgelerde tepki çeken fahiş fiyatlar, diğer yandan aşırı yapılaşma ve personel eksiği gibi sorunlarla mücadele etmeye çalışan turizmciler ise Türkiye’de turizmin “nitelik” ve “kalite” kaybı yaşadığına işaret ediyor. Sektör temsilcilerine göre, önlem alınmazsa dünyaca ünlü “Türk turizmi” ciddi sıkıntılar yaşayabilir.
DW Türkçe’ye konuşan turizmcilere göre, İsrail’in Gazze’yi işgali, Rusya-Ukrayna ve İsrail-İran savaşları gibi Türkiye’nin yakın coğrafyasında patlak veren krizler, yüksek enflasyonla birleşince yabancı ziyaretçilerin Türkiye’ye bakışı da farklılaşmaya başladı.
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, DW Türkçe’ye yaz sezonunun tam ortasından geçtiğimiz bu günlerde Antalya, Muğla, İzmir gibi destinasyonlarda otel doluluklarının yüzde 80 seviyelerinde olduğunu anlattı.
Kötü bir gelişme olmazsa yıl sonu hedefi olan 65 milyon turist ve 64 milyar dolar gelire ulaşılabileceğini kaydeden İşler, “Burada asıl belirleyici olacak olan, son çeyrekteki Avrupa pazarındaki akış ve jeopolitik gelişmeler. Eğer olağanüstü bir durum yaşanmazsa Türkiye 2025’i kendi turizm tarihinin en iyi yıllarından biri olarak kapatabilir” değerlendirmesi yaptı.
Yüksek enflasyon ve bundan kaynaklı olarak turistik bölgelerdeki fahiş fiyatların yabancı turistin Türkiye algısını belirgin şekilde etkilediğine işaret eden ETİK Başkanı, “Eskiden Türkiye; güzel denizi, kaliteli hizmeti ve uygun fiyatlarıyla tercih edilen bir destinasyonken bugün özellikle sosyal medyada ‘Türkiye artık pahalı bir ülke’ algısı oluşmuş durumda. Hizmet kalitesi, fiyat artışına paralel olarak yükselmediğinde ise turistte ‘paramın karşılığını alamadım’ hissi oluşuyor” şeklinde konuştu.
Bu olumsuz algı ile beraber yıllardır Avrupa ve Rusya’dan Türkiye’ye gelen orta sınıf turistin giderek başka ülkelere yöneldiğine dikkat çeken İşler, şu görüşleri dile getirdi:
“Orta sınıf turist yavaş yavaş alternatif ülkelere kayıyor. İspanya, Yunanistan, Hırvatistan gibi destinasyonlar, fiyat/kalite dengesinde daha cazip görünüyor. Birkaç fahiş fiyat örneği sosyal medyaya yansıdığında, tüm ülke bundan olumsuz etkileniyor. Turist, gelmeden önce araştırmasını yapıyor ve bu algı, tercihleri değiştirebiliyor. Türkiye’nin turizmde uzun vadeli başarısı için fiyat/performans dengesini yeniden kurması, hizmet kalitesini fiyatlarla paralel olarak yükseltmesi ve bu algıyı kıracak şeffaf ve düzenli bir iletişim kurması gerekiyor. Eğer bu yapılmazsa, kısa vadede doluluklar yüksek görünse bile uzun vadede ülke imajı zarar görebilir.”
Sektörde yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da 2025 için turist hedefi 18 milyondan 17 milyona çekildi. Geçtiğimiz günlerde bir yayın organına konuşan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya’da 2025 sonu turist hedefinin 1 milyon aşağıya çekildiği bilgisini verdi.
Bu yıl için 18 milyon olarak hedeflenen turist sayısını Rusya-Ukrayna savaşının bitmemesi ve fiyat artışları nedeni ile 17 milyona düşürdüklerini dile getiren Kavaloğlu, pandemi öncesinde ortalama 10 gün olan konaklama süresinin de 8,2’ye gerilediğini kaydetti.”
Uluslararası seyahat acentesi Rocket International’in Türkiye’deki şirketi olan Rocket Türkiye’nin CEO’su Kamil Özil de DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’de tatil için oluşturulan uçak dahil paket fiyatlarının personel maliyetleri ve satın alma faaliyetlerindeki sıkıntılar nedeni ile geçmiş yıllara göre ciddi olarak yükseldiğini kaydetti.
Bu durumun erken rezervasyonlara ilgiyi artırdığını anlatan Kamil Özil, “Tüketiciler daha hesaplı olduğu için ekim-kasım aylarında bir sonraki yaz için paket almaya başladılar. Türkiye’de bu erken rezervasyonlar Şubat 2025’e kadar gayet iyi devam etti. Mart ayından sonra ise düşüş başladı. Bunda hem Türkiye’deki siyasi çalkantılar hem de Türkiye’nin çevresindeki savaşlar etkili oldu” dedi.
Mart ayından haziran ayı sonuna kadar turizmde belirsiz bir dönem yaşandığını, fakat son birkaç haftadır rezervasyonlarda yeniden hareketlilik başladığını belirten Özil, “Türkiye’ye talep fiyat odaklı devam ediyor. Yani eğer yabancı turiste uçak biletinde, otel fiyatında indirim verirseniz geliyor” diye konuşuyor.
Türkiye’nin dünya turizmindeki yerini her zaman üst sıralarda koruyacağını ancak planlama, aşırı yapılaşma ve personel yetersizliği gibi konuların turizm sektörünün geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Özil, şunları söyledi:
“Bunlar çözülmezse Türkiye’deki turizmciler çok sıkıntılı dönemler yaşayacaktır. Örneğin şu anda turistik otellerin çoğunda yaklaşık yüzde 30 oranında yabancı personel çalıştırılıyor. Çünkü Türkiye’de turizm sektöründe çalışmak isteyen eleman bulunamıyor. Dışarıdan getirilen çalışanların hizmet ve servis kalitesi ve yabancı dil bilgisi ise çoğu zaman yeterli olmuyor. Böylelikle kalite düşüyor. Ayrıca enflasyon, yeni otel yatırımlarını olumsuz etkiliyor. Giderek artan orman yangınlarından su gibi doğal kaynakların azalmasına kadar pek çok çevresel faktör de gelecekte Türkiye turizmini olumsuz etkileyecek.”




Bir yanıt yazın