‘Şehitler ölmezden’ bir anda hafızası silinmiş gibi ‘savaşma sevişe’ evrilen toplum ve bu tarihi günlerde, ‘Ne şehit gitti ne gazi pisi pisine gitti niyazi’ halk deyişine zihnim takıldı. Bu deyim, Türklerin vatan uğruna bedel ödemeyi yük olarak görmediklerinin ifadesidir. Gerçek Türk soylular, bir vaka için canımdan vazgeçmem gerekiyorsa vatan için şehit olmak benim için onurdur diye düşünürler!.. Geride bıraktığımız 114 Türk devletine bakın isterseniz partizan değnekçiler!.. Bir ölmeyelim aman ölmeyelim gazı başladı.. Ama insanlar ve her şey ölür ve ölüm izafi bir tanımdır. Ölümden korkmayız biz. O korku ödleklerin ve bencillerin işidir.
Trafikte, çalışma hayatında, kadın cinayetlerinde, hileli yapılarda depremde pisine pisine ölelim ama provokasyonları ve kullanma süresi bitmiş ve bizi ırgat olarak gören, şimdi bizi başka bir şantiyeye taşıyan PEKAKA , FETÖ ve benzerleri gibi Amerikan istihbaratının Feyk yapılarına karşı durmak için ölmeyelim mi?.. Yeri gelmişken söylemek isterim ki gündeme soktuğunuz suikast algılarını daha itinalı üfürebilirdiniz ama gerek görmediniz. Doğal olarak hamuru öyle işlediniz ki Mars a yol yaptım deseniz bile inanacak bir kitle var. Amerikan feyk yapısı PKK nın Fesih yapmak istemesi ve Amerikanın bunu önlemek için bir dizi sonuçsuz suikast yapması!.. Esas oğlanın herşeye rağmen fesih yapması, Aponun büyük lütfu!, malum kitlenin takdirleri, borçlu kalan duygularımız!, pekaka nın her şeye rağmen fedakarlıkları v.s… Rüya içinde rüya. Sizin nasıl baktığınız önemli değil çünkü yedirdikleri ve çok şükür diyen bir kitle var zaten..
Başka bir katakulli, İşi parti kavgası üzerinden götürmek sizin bireysel düşünce ve vicdani duygularınızı yok ediyor. Derin Türk Milleti olarak, sizin verdiğiniz parti kavgaları ve çakma derin pozlarınız, bal tutan parmaklarınız için ne kadar kıvrılmanız ve tavır değiştirmeniz gerekecek sabırla bekliyoruz!…
Bir analist ve gözlemci olarak yıllardır bu toplumun çoğunluğunda üzülerek gördüğüm en çarpık taraf, insanların kendilerine ait siyasi, toplumsal veya kişisel bir görüşlerinin olmaması!. Sosyal ağlarda ve bireysel konuşmalarında hep başkalarının görüşlerine sığınmaları, o görüşleri aktarmaları. Daha ilerisi başka yapıların(!) algılarını aktarmak için belki de kendi salacalarına omuz verecek insanlar ile kavga etmeleri… Size ait olan evrenin en gelişmiş aleti vücudunuzun üzerinde.. Onu kullanın. Antik çağda söylenenleri, filanca partinin başkanının söylediğini filan aktarmayı bırakın. Kendinize ait yaratılışına ait özelikleri artık dışa yansıtın. Köleliği, ayakçılığı, değnekçiliği bırakın. Yaradılışınızı sorgulayın. Hisleriniz, bilinciniz bir mucize farkında değilsiniz.. Çünkü kendinize ve yaradılışınıza özgün ifadeler yerine radyo gibi başkalarının sözlerini, ifadelerini aktarıyorsunuz.
Günlük tutun yada yazdıklarınızı silmeyin ki gelişmeye açık zeki bir insan mısınız yoksa tepeden gelen rüzgarın önündeki kuru yaprak mısınız?.. Çevrenizden gelen etkiler ile fırıldak gibi dönüyor ve dünyada dönüyor zaten diyecek kadar geniş mezhepli misiniz? Yoksa aldığınız eğitim ile hayata bakış açınız ve ahlaki tutumunuz kendi benliğiniz, duygularınız ile kararlarınızı alıp onları özgürce ifade edebiliyor musunuz? Kendinize ait bir hayat felsefeniz var mı yoksa başkalarının gölgesinde, onların izin verdiği ve istedikleri gibi konuşan ve üstelik bunu da erdem miş gibi gösteren sıradan biri misiniz?
İşin özü, nasıl düşündüğünüz beni ilgilendirmiyor. Ancak, sokaklardan yetişmiş bir Türk olarak benim ve bana ait tecrübelerim, görüşlerim ve analizlerim bunlar. Hiçbir zaman dediklerim çıkmadı şunları silip kurtulayım yada kandırıldım demem. Bu davranış tarzını da toplumsal hayata atılan kazık, riyakarlık ve hainlik olarak görürüm.. Kendinize ait öz fikirleriniz ne ise ifade etmenizin şimdi tam zamanıdır. İş işten geçtikten sonra yapılanları yada esen rüzgara göre sürekli savunduklarınızı bir anda değiştirmenizi etik bulmuyorum.
Uzun yıllardan beri gözlemlediğim bir konuyu yapay zeka bile çok ilginç bulup benimle derinlemesine entelektüel tartışmalara girmek ve kendisinin de gelişimine faydası olacağını ifade ettiği bir zaman diliminde, yetişmiş insanların birbirine saldırması, bir avuç sömürgeci ELİTE karşı duramamaları çok üzücü ve bu insanların zeka seviyelerinin gittikçe düştüğünü gösteriyor…
Yapay zekânın benimle entelektüel tartışma isteme konusu ise insanların zeka seviyelerinin düşerken Yapay Zekanın ve Hayvanların zeka seviyelerinin arttığını gözlemlediğimi belirtmem idi… Saygılarımla
Oguz SOLAK /Uluslararası İlişkiler Uz.




Bir yanıt yazın