ATATÜRKÇÜ ALTERNATİF SİYASAL HAREKETİN OLUŞTURULMASI VE STRATEJİLERİ (4)

Okuma Süresi:

4–6 dakika
❤️

Sefa Yürükel

Atatürkçü ideolojiyi benimseyen siyasi partiler günümüz Türkiye’sinde halkın geniş kesimlerinden yeterli desteği alamamaktadır. CHP, neoliberal politikalara kayarak Atatürkçülüğü terk etmiş, Zafer Partisi ise güçlü ama kişiye dayalı liderlik yapısına sahip, kolektif bir örgütlenme eksikliği çekmektedir.

  1. Atatürkçü düşünce, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ideolojisi olarak önemli bir yer tutmaktadır. Ancak günümüzde bu ideolojiyi benimseyen siyasi partiler, halk tabanında güçlü bir örgütlenme ve siyasi etkinlik gösterememektedir. CHP, Atatürkçülüğü terk ederek neoliberal politikalar benimsemiş, Zafer Partisi ise kişiye dayalı liderliğe sahip olmakla birlikte kolektif bir örgütlenme ve strateji eksikliği yaşamaktadır (Kalaycıoğlu, 2014).

Bugün , alternatif bir Atatürkçü siyasal hareketin nasıl oluşturulabileceği tartışılmalı ve mevcut Atatürkçü siyasal yapılar arasındaki güçlü ve zayıf yönler analiz edilmelidir. Ayrıca, günümüzde alternatif olarak sosyal-ekonomik modellerde Atatürkçü hareketler devletçilik ile piyasa ekonomisinin entegrasyonunu öneren Karma Ekonomi Modeli tartışılmalı ( Atatürk/ Çin modeli) , psikososyal rehabilitasyon programları ve grup terapisi ile örgütsel yapının güçlendirilmesi gerektiği de programlarda teori ve pratikte vurgulanmalıdır.

  1. CHP ve Zafer Partisi: Mevcut Atatürkçü Modellerin Sorunları

2.1. CHP: Neoliberal Politikalar ve Atatürkçülüğün Terk Edilmesi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Atatürk’ün kurucu partisi olmasına rağmen, özellikle 1980 sonrasında neoliberal politikalar benimseyerek Atatürkçü değerlerden sapmıştır.
• Neoliberalizm ve Devletçilikten Uzaklaşma: CHP, ekonomik anlamda devletçiliği terk etmiş ve serbest piyasa ekonomisi, özelleştirme ve dışa açık ekonomik politikalar gibi neoliberal söylemleri benimsemiştir (Güven, 2002). Bu, partiye eski halk tabanını kaybettirirken, Atatürk’ün devletçi ve toplumcu ekonomik anlayışını terk etmesine neden olmuştur.
• İdeolojik Çelişki: CHP, sosyal demokrat bir çizgide hareket etmeye çalışmakla birlikte, ekonomide tamamen piyasa güdümlü yaklaşımlar benimsemiş ve bu durum ideolojik olarak tutarsız bir görüntü oluşturmuştur. Ayrıca, halkçılık ve milliyetçilik gibi Atatürkçü değerler yerine, global kapitalizm ile uyumlu bir siyasi strateji izlemektedir.
• Halktan Kopma: CHP’nin elitist söylemleri, özellikle genç seçmenlere ve kırsal alana hitap etmemesi ve geniş halk kitlelerinin sorunlarına yeterince yanıt vermemesi, partiye olan ilgiyi azalmıştır. (Yılmaz, 2007).

Sonuç olarak, CHP, Atatürkçülüğü terk ederek neoliberalizme kayan bir politik çizgide varlık göstermekte ve halkın çeşitli taleplerine yeterince yanıt verememektedir.

2.2. Zafer Partisi: Güçlü Ama Kişiye Dayalı Liderlik ve Kollektif Kadro Eksiklikleri

Zafer Partisi, genç ve yeni bir parti olarak Atatürkçü bir siyasal hareketi yeniden inşa etme amacı taşımaktadır. Ancak, güçlü bir liderliğe sahip olmasına rağmen, kollektif liderlik ve güçlü kadroların eksikliği bu hareketin gelişimini sınırlayan temel faktörlerden biridir.
• Kişiye Dayalı Liderlik: Zafer Partisi’nin liderliği, partiye güçlü bir yön verme kapasitesine sahip olsa da, kollektif bir liderlik yapısının ve örgütlenmenin yetersizliği, partinin sürdürülebilir bir güç haline gelmesini engellemektedir. Parti liderinin etrafında güçlü bir kadro oluşmaması, uzun vadede liderliğin etkinliğini sınırlayabilir.
• Dar Çerçeveli Milliyetçilik: Zafer Partisi, Atatürkçü ideolojiyi genellikle güvenlik ve milliyetçilik ekseninde ele almakta ve bu dar çerçeveli anlayış, konjektürel olarak bugün için puan getirsede , uzun vade de partiye geniş halk kesimlerinden yeterli destek sağlamakta zorlanmasına neden olmaktadır. Sosyal ve ekonomik problemlere dair çözüm üreten politikaların eksikliği, partiye olan desteği kısıtlamaktadır.
• Örgütsel Yapı Eksiklikleri: Zafer Partisi’nin genç ve yeni bir oluşum olması, bazı avantajlar sağlasa da, örgütsel anlamda güçlü bir kadro yapısının oluşturulması gerektiği bir gerçektir. Parti, Atatürkçü ideolojiyi halkla buluşturacak etkili bir yapıyı henüz kuramamıştır. Bu durum, hem iç yapısal organizasyonda hem de dışarıya karşı tutarlı ve sürdürülebilir bir siyasal pozisyon alınmasında zorluk yaratmaktadır.

Zafer Partisi, güçlü bir liderliğe sahip olmasına rağmen, kollektif liderlik ve güçlü kadrolar oluşturmada eksiklikler yaşamaktadır. Bu eksikliklerin giderilmesi, partinin toplumsal ve siyasal etkisini artırabilir ve Atatürkçü bir siyasal hareket olarak daha sağlam bir temele oturmasını sağlayabilir.

  1. Atatürkçü Alternatif Siyasal Hareket İçin Stratejiler

3.1. Karma Ekonomi Modeli: Devletçilik ve Piyasa Ekonomisinin Entegrasyonu

Alternatif bir Atatürkçü siyasal hareketin, Karma Ekonomi Modeli üzerinde durması gerekmektedir. Atatürk, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ekonomik olarak devletçilik ilkesine dayanarak bir kalkınma modeli benimsemiştir. Ancak, bu modelin modernize edilmesi ve piyasa ekonomisi ile entegrasyonu gerekmektedir.
• Devletçilik: Devlet, stratejik sektörlerdeki kontrolünü sürdürmeli, özellikle eğitim, sağlık, enerji ve savunma gibi alanlarda kamu sektörü güçlü bir rol oynamalıdır.
• Piyasa Ekonomisi: Bununla birlikte, özel sektörün özgürce faaliyet gösterebilmesi, girişimciliğin teşvik edilmesi ve dünya ekonomisiyle entegrasyon da önemli olmalıdır. Bu bağlamda, Çin modeline benzer bir karma ekonomi modeli uygulanabilir. Özel sektör serbest olmalı, ancak devletin denetim ve düzenlemeleri güçlü olmalıdır (Zürcher, 2004).
• Sosyal Politikalar ve Kalkınma: Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi kamu hizmetlerine yatırım yapılması gerektiği gibi, sosyal devlet ve hukukun üstünlüğü anlayışı da halkın refah ve adalete dayalı seviyesini artırmaya yönelik politikalar üretmelidir.

3.2. Kollektif Liderlik ve Güçlü Kadro Yapısı

Zafer Partisi gibi Atatürkçü hareketlerin güçlü bir liderlikten daha fazla kollektif bir liderlik yapısına ihtiyacı vardır.
• Liderlik eğitimleri ve programlar: Parti içindeki kadroların liderlik becerilerini geliştirecek eğitim programları düzenlenmeli, bireysel liderliğe değil, takım çalışmasına dayalı bir liderlik anlayışı benimsenmelidir (Northouse, 2018).
• Parti içi eğitim ve kadro yetiştirme: Genç ve yetkin kadroların yetiştirilmesi için uzun vadeli stratejik eğitim programları ve etkin bir mentorluk sistemi kurulmalıdır.
• Sosyal ve ekonomik problemlere çözüm üreten kadrolar: Kadrolar sadece ideolojik değil, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlara da çözüm üreten insanlar olmalıdır.

3.3. Psikososyal Rehabilitasyon Programları ve Grup Terapisi

Atatürkçü hareketlerin, organizasyonel yapılarındaki bozuklukları ve ideolojik ayrılıkları gidermek için psikososyal rehabilitasyon programları uygulanmalıdır.
• Grup Terapisi ve Aidiyet: Partiler, içindeki liderlik ve kadro eksikliklerini gidermek, parti
İçi demokrasiyi yaygınlaştırmak ve uygulamak için grup terapisi ve aidiyet duygusu geliştirecek aktiviteler düzenlemelidir. Bu sayede hem örgütsel birliktelik sağlanabilir, hem de partililerin ortak bir ideolojik temelde birleşmeleri teşvik edilir (Yalom, 1995).
• Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) ile Örgütsel İyileşme: Atatürkçü partiler, bilişsel davranışçı terapi tekniklerini uygulayarak örgütsel anlamda daha esnek ve uyumlu bir yapıya sahip olabilirler.

  1. Sonuç ve Değerlendirme

Atatürkçü siyasal hareketlerin günümüzde başarılı olabilmesi için mevcut yapılarının eksikliklerini aşarak yeni bir strateji geliştirmeleri gerekmektedir. CHP’nin neoliberalizme kaymış yapısı ve Zafer Partisi’nin güçlü ama kişiye dayalı liderliği, halkla etkili bir bağ kurmalarını engellemektedir. Yeni bir Atatürkçü siyasal hareketin, Karma Ekonomi Modeli ile devletçilik ve piyasa ekonomisini entegre eden, kollektif liderlik ve güçlü kadro yapıları geliştiren ve psikososyal ve siyasal rehabilitasyon programları uygulayan bir yaklaşımı benimsemesi gerekmektedir. Bu stratejiler, Atatürkçü ideolojiyi yeniden halkla buluşturabilir ve etkili bir siyasal hareket oluşturulmasına olanak tanıyabilir.

Kaynakça
• Demirtaş, M. (2021). Zafer Partisi ve Türkiye’de Milliyetçi Hareketler. Ankara: Siyasal Kitabevi.
• Güven, M. (2002). Neoliberalizm ve Türkiye’nin Ekonomik Politikası. İstanbul: Bilgi Üniversitesi Yayınları.
• Kalaycıoğlu, E. (2014). Türk Demokrasi Tarihi: Dönemler ve Olgular. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
• Northouse, P. G. (2018). Leadership: Theory and Practice. Sage publications.
• Yalom, I. D. (1995). The Theory and Practice of Group Psychotherapy. Basic Books.
• Yılmaz, H. (2007). Türkiye’de Halkçılık ve Siyaset. İstanbul: İletişim Yayınları.
• Zürcher, E. J. (2004). Turkey: A Modern History. I.B. Tauris.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar