Ömer Seyfettin’i yeni kuşaklara neden öğretmeliyiz?

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

6 Mart 1920’de,36 yaşında ölen Ömer Seyfettin’i yeni kuşaklara neden öğretmeliyiz?

“Ben Gönen’de doğdum “diye başlayan Ant öyküsünün yazarı Ömer Seyfettin 6 Mart 1920 tarihinde şeker komasından uçmağa varmıştı.

Osmanlının son dönemlerinde Türkçe ve Türklük bilincinin uyandırılması, geliştirilmesi için 36 yıllık kısacık ömründe dil, ulusal bilinç oluşturması,geliştirlmesi için çok ama çok çalışmış olan büyük insanı saygıyla anıyorum. Işıklar içinde olsun. 

6 Mart 2025 P.be

MİLLETİN VE DİLİN AŞAĞILANMASI

·  Tarih boyunca Gök Tanrı, Şamanizm, Budizm, Maniheizm, Hristiyanlık, Musevilik, İslamiyet gibi farklı inançları benimsemiş Türklerin kimliklerini yitirmemesinin önde gelen nedeni Türkçe konuşmalarıdır.

·  Bir milletin var olmasının önde gelen nedenleri harsına ve diline yabancılaşmasıdır.

·  Dil, kimliğini koruyarak onurlu ve bağımsız yaşamanın temel direğidir.

·  Aslından kopmuş Osmanlı Hanedanın seçkinci idarecilerinin ve saray beslemelerinin Türk milletin kadim değerlerini yok saymasının aşağıdaki örnekler tipik ölçütleridir.

–  Etrâk-ı bî-idrak  (İdraksiz, algılaması kıt Türk)

–   Türk’e Hak, çeşme-i idraki haram etmiştir, (Allah, Türk’e akıl çeşmesini yasak kılmıştır).

–  Şair Nizami-i Gencevi’nin “ Türkçe ifade tarzı bana sâdık değil / Türklere mahsus sıfat bana lâyık değil / Âsilzâdelere kim ki neslen ulaşır, / Onlara âlî üslûp, âlî dil yaraşır “ dizeleri milleti, dilinin aşağılamasının tipik örnekleridir.

·  Osmanlı idari sisteminde Türk’e yer verilmediğini “ Mesihî gökten insen sana yer yok/ Yürü var gel Arab’dan ya Acem’den”  diyen Mesihî (*) ne denli öz anlatmış!

ÖMER SEYFETTİN’İ YENİ KUŞAKLARA NEDEN ÖĞRETMELİYİZ?

Türkçesinin Yalınlaştırılmasında Öncülük Eden Yeni Lisan Hareketi’nin Öncülerinden Olan

Ö. Seyfettin’in “Dil “ Konusundaki Düşüncesi:

·  Türklere …. kendi dilleri gereklidir.

·  Milli bir edebiyat vücuda getirmek için evvela milli bir dil ister.

·  Eski dil hastadır. Hastalıkları, gereksiz ve yabancı kurallardır.

·  Bu genetik hastalığı sağlatalım.

·  Bu, bizim vicdani, toplumsal, siyasi ve kutsal bir görevimizdir.

·  Biz, bütün karanlıklardan uzak, bağımsız ve bağımsız ilim ve edebiyat için çalışacağız.

·  Amacımız milli bir dil, milli bir edebiyat vücuda getirmek olacaktır.

·  Her millet kendi dilinde yaşar. Dil yurt değin kutsaldır.

·  Toprak ve mavi yurdumuzda nasıl emperyalistlerin bulunmasını istemezsek dilimizde de Türkçeleşmiş yabancı sözcük, yabancı dil kuraları istemeyiz ..

Ey gençler!…..

·  Sizi bekleyen görevler pek ağırdır .Siz bütün dünyaca siyasi ve toplumsal silinmek istenilen bir milleti kurtaracaksınız…

·  Harici düşmanlarımızın kırmızı pençeleri, bu pençelerin zehirli tırnakları içimizde, kalbimizin üzerinde kımıldıyor… 

·  Uyanınız, yenmek için düşmanlarımızı tanımak gereklidir ve biliniz ki, bu asırda muharebeyi ordular yaparsa da utkuyu asla kazanamaz.

·  Yengi düzen ve gelişmenindir. Gelişme ise bilimin, teknolojinin , sanatın, edebiyatın halk arasında yayılmasına bağlıdır.

·  Ve bunları yaymak için ilk önce ulusal ve ortak  bir dildir.

·  Ulusal ve ortak bir dil olmazsa bilim, fen, edebiyat gene bugünkü gibi bir örtülü kalacaktır.

·  Çağımız gelişme çağı, mücadele ve rekabet yüzyılıdır.

·  Ana yönleri, kuralları ile yaşayacak olan Türkçemizi yazalım.

·  Hepiniz yeni dili canlandırmaya ve geliştirmeye  çalışınız, zekanızı, hünerinizi, dünküleri körü körüne taklite değil, yeni dili kullanıp  ve ortaya çıkarmak için kullanın. ” (Yeni Lisan makalesinden) 

İKİNCİ ADIM GENÇ CUMHURİYETİN DİL DEVRİMİDİR

·  Ömer Seyfettin üyesi olduğu Yeni Lisan Hareketi’nin dil ile ilgili düşünceleri Atatürk’ün önderliğinde Dil Devrimi ile uygulamaya konulur.

·  Ziya Gökalp’in “Ararsak her sözün vardır Türkçesi” dizesinde dediği gibi Türkçeyi, milletin içinde yaşayan kaynaklara dönerek arındırma devlet siyaseti olur.

·  1952 yılında Türkiye’nin, NATO’ya sokulmasından sonra Türkçe yavaş yavaş Amerikan İngilizcesinin kuşatmasına uğrar.

·   Türkiye’de bilmem kaç özel ilköğretim, orta öğretim okulu ile 22 üniversite İngilizce öğretim yapmaktadır.

·  Medya denen yazılı, sözlü, görsel basının büyük çoğunluğu milli çizgiden çıkmıştır.

·  Kentten köye işyeri ve ürün adları işin hangi düzeye vardığının ölçütüdür.

·  Halkın okumuş, okumamışların İngilizce kıblesi haline geldiğini işyeri, medya adları v.b. gibi yerlerde sıklıkla görmekteyiz.

·  ” Kendi doğumundan önce olanları bilmeyen, sürekli çocuk kalmaya mahkûmdur.” ve “Anlayış, algılama gücü ve akıl bilge kişilerde toplanır. Bilge kişiler yoksa devlet de yoktur.”  diyen Çiçero (**)  ülkemizdeki sorunların kökenine işaret etmiş olabilir mi?

( Bu yazı derlemedir)

(* ) Farsça ve Arapçayı her iki dilde de şiir yazabilecek kadar iyi bilen 16. yüzyılda yaşamış Mesîhî, bu dillerin Türk dili üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu dönemin şairlerindendir.  1513 yılında ölmüştür.

 (**) Çiçero (Marcus Tullius Cicero: M.Ö. 106 – 43) Romalı devlet adamı, felsefeci, hatip, hukukçu ve yazardır.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar