İRAN TÜRKLERİ – 7

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

Araz. Güney Azerbaycan: 7 Eylül 1907 günü meşrutiyet ilân edilir. Kısa süre sonra Muzaffereddin Şah ölür. Tebriz Valisi olan oğlu Muhammet Ali Kaçar (1907-1909) tahta geçer. 31 Ağustos 1907’de imzalanan Rus-İngiliz antlaşması gereğince İran’ın kuzeyi
Rusya’nın, güneyi ise İngilizlerin nüfuz alanına girer. İran, Rusların ve İngilizlerin işgali altındadır (Lewis 1996: 263). Bu durumu öğrenen hürriyetçiler ve encümen üyeleri meclise yürürler ve şahın azlini ister. Tahran’da kanlı çatışmalar başlar.

Tebriz meşrutiyetçileri de ayaklanır. Başlarında Settar Han ve Bağır Han adlı iki Azerbaycanlı Türk vardır (Sumbatzâde ve dğr. 1985: 150). Settar Han ve Bağır Han liderliğinde silahlı birlikler kurulur. Ali Mösyö’nün fikir babalığını yaptığı bu hareket bağımsızlık hareketine dönüşür. Settar Han ile İstanbul yönetiminin bilhassa
Jön Türklerin irtibatlı oldukları hissedilmektedir. İlk defa İran Türkleri ile Anadolu Türkleri fikir ve işbirliği yapma gayreti içinde görülürler (Swietochowski 1988: 101). Azerbaycan ve diğer eyaletlerdeki bu olaylar şahı da tahtından eder.

Muhammet Ali Şah 1909’da tahtı bırakarak Rusya’ya iltica eder. Yerine yedi yaşındaki oğlu Ahmet tahta geçirilir10 (Üstün 2000: 402; Attar 2006: 80). Ahmet Şah’ın (1909-1925) döneminde İran, yarı müstemleke hâline düşer. İran, Büyük Britanya ile Rusya devletleri arasında kalmıştır11.

Aralık 1915’te Osmanlı Ordusu, Allahuekber Dağları’ında kışın azizliğine uğrayarak 96 bin askerini şehit vermiştir. Bu durumu iyi değerlendiren Ruslar, bir yıl sonra Şubat 1916’da Erzincan önlerine kadar Anadolu’yu işgal ederler. Osmanlı Devleti’nin İran Türklerine yardım edecek imkânı kalmaz. Hatta Ruslar Anadolu’yu baştanbaşa işgal etmeye hazırlanmaktadırlar (Karabekir 2000a:III/ 212). Ancak, 1917 Bolşevik ihtilaliyle Kafkasya’daki Rus Çarlık ordusu çözülür. Bunu iyi değerlendiren Kâzım Paşa komutasındaki Türk ordusu, Şubat 1918 tarihinde harekete geçerek Rus ve Ermenileri Doğu Anadolu’dan söküp atacak, 93 Harbi’nden
beri Rus işgali altında bulunan Kars ve Ardahan’ı kurtaracaktır. Kâzım Paşa I.

Kafkas Kolordusu’nun başında Tebriz’e yürüyecek; II. Kafkas Kolordusunu da Bakü’ye gönderecektir. Bununla her iki bölgedeki Türklerin imdadına koşulacaktır.

Hatta İstanbul Hükümeti, Kâzım Paşa’dan Tahran’ın da alınmasını isteyecek, ne var ki maddî imkânsızlık yüzünden Osmanlı Ordusu Tahran’ı alamayacaktır (Karabekir 2000: IV/328 vd.). 1918 yılı sonunda imzalanan Mondros mütarekesi gereğince bu bölge İngilizlere bırakılacak, onlar da Ermenilere verecekler. Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Ordusu 28 Eylül 1920 sabahı ikinci defa taarruza geçecek ve Gümrü’ye kadar gidip bütün bölgeyi Ermeni işgalinden kurtaracaktır (Karabekir
1990: 856 vd.; Baykara 1964: 72).

Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya ile İngiltere, İran’ın malî ve askerî işlerini kontrol altına alarak ülkeyi tamamen işgal eder. 1917 ihtilâli neticesinde Rus ordusu İran’dan çekilince İngilizler ülkenin tamamını müstemleke yapmak ister. Ancak 1920’de Rus ordusunun yeniden kuzey İran’a (Güney Azerbaycan’a) girmesi
üzerine İngilizler güneyden çekilirler.

Bolşevik İhtilâli ile iktidarı ele geçiren sosyalist kadro, yönetimi
sağlamlaştırıncaya kadar nüfuz alanlarında bulunan ülke ve halklara nispî hürriyet ve serbestlik verir. Nispeten serbest kalan bu ülke ve halklar kendi yönetimlerini oluştururlar. Gence-Bakü merkezli Kuzey Azerbaycan ile Tebriz merkezli İran Azerbaycan’ı (Güney Azerbaycan) bunlardandır.

28 Mayıs 1918 tarihi itibariyle Gence’de ilk Türk cumhuriyeti olan
“Azerbaycan Cumhuriyeti” ilan edilir (Caferoğlu 1964: 15). Halil Paşa komutasındaki Osmanlı-Türk ordusu, Bakü’ye ulaşıp Ermeni işgalini bertaraf ettikten sonra Azerbaycan Hükümeti Gence’den Bakü’ye taşınır. Ne yazık ki 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros mütarekesi, Brest-Litovsk antlaşmasını geçersiz kılar ve Kafkasya’daki Türk ordusu mecburen geri çekilir. “Üç vilayet”, Kars,
Ardahan ve Batum İngilizler tarafından işgal edilir. Kafkasya’ya gelen iki tümen İngiliz askeri Kars ve Ardahan’ı Ermenistan’a, Batum’u da Gürcistan’a verir (Akyol 2008: 214 vd.). Bununla İngilizler Anadolu Türklüğü ile Kafkasya Türklüğü arasına
“set” çeker. Güneyden ve batıdan Anadolu kuşatılmış, Yunan orduları Ankara önlerine gelmiş, İstanbul işgal edilmiştir.

Konjonktür Osmanlı-Türk Devleti için hiç uygun değildir. Osmanlı Devleti, bağımsızlığını ilan eden Türk devletlerine sahip çıkacak, onları destekleyecek durumda değildir. Türk dünyasının son bağımsız kalesi olan Türkiye’nin ayağa kalkabilmesi için genç Türk devletlerinin Sovyetleştirilmesine katlanılacaktır.

1990’lı yıllarda Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte bağımsızlıklarını ilan edecek Türk devletlerinin bağımsızlıklarını ilk tanıyan ülke olacak olan Türkiye’nin, ne yazık ki, I. Dünya Savaşı sonrasındaki günlerde ne kuzey ne güney Azerbaycanların bağımsızlıklarını ne de diğer Türk devletlerinin bağımsızlıklarını savunmaya gücü yetmiştir. Genç siyaset ve devlet adamları bu durumu gözden uzak tutmamalıdırlar.

[13:11, 24.12.2024] Araz. Güney Azerbaycan:
Prof. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar