Ana sayfa Haberler Bilim/Teknoloji Darwin Kuramı!..

Darwin Kuramı!..

PAYLAŞ

M.E.B.  tarafından yeni öğretim yılının müfredatı kararlaştırılırken, ünlü Evrim Teorisi gene dışlanmış olmuştu.  Konu üzerinde çeşitli itirazlar ileri sürülmüş olsa da, bellidir ki belirli bir kafa yapısına koşullandırılmış ve skolastik düşünce kalıbına sokulmuş siyasetçilerimiz ve ilgili bakanlık yöneticileri müfredata bu kuramın dâhil edilmesini kabullenemediler.  Aynı direnç, TÜBİTAK yönetiminde de oluşmuştu.
Geçen hafta Anadolu Ajansı’nın basın masasına konuk olan Sayın Prof. Numan Kurtulmuş, konu üzerinde kendisine yöneltilen soruyu şöyle yanıtlamıştı; “Evrim Teorisi, zaten bilimsel olarak eskimiş ve çürümüş bir teoridir.  İlla bu teori okutulacak diye bir kuralda yoktur”.
Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü olan Numan Kurtulmuş, İ.Ü. İşletme Fakültesi mezunu bir iktisat hocasıdır.  Kısa sayılmayacak dönemler A.B.D. de değişik üniversiteler bünyesinde de çalışmıştır.   Biyoloji gibi fen bilimlerine yakın olmadığından ve herhalde orta öğretimini İmam Hatip Lisesi sıralarında yapmış olduğundan, Evrim Teorisi kendisine yeterince hitap etmemiş olabilir.  Ancak bu kişisel fikri ve inanç yapısı, Darwin Kuramının bilimsel zeminde yok sayılmasını iddia etmeye yetmeyecek olsa gerektir.
AK-ŞAKA, Evrim Teorisi’ne inanan bir tıp mensubu olarak, gerek M.E.B. nın ve gerekse TÜBİTAK’ın bu yanlıştan dönmemekte ısrarlı olmalarına karşı, kendilerine, dünya dönüyor  diye kendisini yargılayan Engizisyon yargıçlarına dönerek; “… gene de dünya dönüyor” diyerek bilimsel temelden geri adım atmayan Galile’yi anımsatmak isterim.
***

Canlı yaşamını bizlere anlatan en özlü ve bilimsel eseri 1859 yılında Charles Darwin yazmıştır.  Kısaca “Türlerin Kökeni” ismi ile biliyoruz bu kitabı.
Abbasi Rönesans’ı dönemi bilim insanlarından Câhız (786-869), döneminde biyolojik evrim denebilecek ilmi saptamalarda bulunmuştur.  Keza 18. yüzyılda yaşayan Erzurumlu İbrahim Hakkı da, ‘Marifet-name’ isimli kitabında evrimsel varoluş konularını işlemiştir.
Avrupa’da da, Charles Darwin’den önce, Lamarck’ da evrim konusu ile ilgilenmiştir.
Benzeri kuramlar ve fikirler bu eserin yazılmasını takiben oldukça hızlı gelmiştir.  Ancak verilerin sağlamlığı ve Darwin tarafından bizzat elde edilen tür örnekleri dikkate alınınca, adına “Evrim Teorisi” denen bu kuramın, birkaç küçük itirazlar dışında tartışılmaz boyutta doğru olduğu kabul ediliyor.  Biyoloji ile ilgilenen bilim insanlarının % 99’u ve tüm bilim insanlarının % 90’ı Darwin ile aynı fikirdedirler.
Bizim ülkemize gelince, en baba bilim kurulumuz sayılması gereken TÜBİTAK, Evrim Kuramına inanmamaktadır, üstelik kendi raflarından bile atmış bulunuyorlar.  Yetmedi, Harun Yahya mahlasını kullanan Adnan Oktar’ın (hoca bile diyorlar ya!) uyduruk Yaradılış Atlasını okullara tavsiye ediyorlar.
Darwin, Türlerin Kökeni adlı kitabı ile genetik bilimi adına da bir meşale yakmıştır.
Darwin’in Kuramı incelenince beş ana başlık dikkati çeker.  Ki, bu bilgileri Douglas Futuyama bize Evolution Dergisi içeriğinde özetlemiş bulunuyor.

Darwin, bir türün soy hattının zaman içerisinde değişimini kanıtlamıştır.  Bunu yapmak için türlerin geçmişte olabilecek benzerlerinin örneklerini elde etmeye çabalamış ve uzun süren dünya seyahati sırasında olumlu veriler elde etmiştir.
Darwin’in ikinci adımı ise ilginçtir; canlıların ortak bir atadan türedikleri inancını bizlerle paylaşmaktadır.  Örneğin; bir papatyanın 2.5 milyar önce ki tür atasını saptarken, neandertallerin ortak atasının 500.000 yıl önceye uzandığını anlamış ve kanıtlamıştır.  Şempanze ve insanların ilk atalarının ise 6 milyon yıl öncesine dayanan bir gelişme çizgisi olduğu kanısındadır.
Evrim Kuramı, canlıların yeni türlerinin oluşmasında ani ve hızlı sıçramalar olmadığını ve türlerin basit ve hatta küçük adımlar atarak bir adaptasyon süreci geçirerek günümüze kadar ulaşabildiklerine inanmaktadır.
Türlerin gelişmesi sırasında karakter değişiklikleri de olduğunu ve bunun adına mutasyon dediğimiz farklılaşmalar yolu ile olduğunu kabulleniyor.  Malum, mutasyon yeni yavrunun ana baba türünden bazı farklılıklar içermesi olgusudur.
Evrim Kuramının en çarpıcı gerçeği, türler gelişirken ortaya çıkan farklıların, yani mutasyon olgusunun yeni yavru için bazen avantaj, bazen ise dezavantaj olabileceği yaklaşımıdır.  Yeni farklılıkları avantaj olarak kullanabilen yeni canlı yaşama tutunurken, dezavantajlı konuma indirgenen yavru türü ortamdan silinmektedir.  Bunu, Doğal Seçilim olarak isimlendiriyor Darwin.   Herhalde Evrim Kuramının ana çekirdeği burası olsa gerektir.
***

Gelelim Yaradılış Atlası isimli lüks basımlı kitaba!
Adını Adnan Oktar diye bildiğimiz ve bazı çevrelerce kendisine ‘hoca’ unvanı yakıştırılan zat, dinin skolâstik kavramına bağlı kalarak Darwin Kuramı karşıtı bir insan evrimi haritası yaratmıştır.  Burada insan yaşamı din kitaplarına bağımlı kılınarak özellikle Âdem ve Havva kökeni ile başlatılmıştır.
Buna inanmak isteyenlere saygı duyabilirim.  Ancak TÜBİTAK gibi bir bilim kurumunun insan gelişimini sadece Yaradılış Atlası ile özdeşleştirerek Evrim Kuramını yok sayabilmesini anlamakta zorluk çekerim  (Gerçi kendisine biat eden kadınları bir evrime sokarak bir tür ‘kedicikler’ adını verdiği özel canlılara dönüştürmesine hayranlık duymuyorum diyemem!).
Erdal Akalın (01.02.2017)

PAYLAŞ

1 YORUM

  1. enaz 2000 yıldır bir maymun insan olmadı.hatta hiç bir insan olmadı.Darwin masalına inanmak isteyenler sürüngenlerden geldiğini yani maymun/goril torunu olduğunu kabul etsin.islam dininin kitabı olan kuran yaratıcının emiir vede yaratılışı frklı yani mdoğru anlatır.Darwinci budalalar kendini kandırmasın.Kendini köpeklerden ürediğini söyleyenlar daha çağdaş ilerici devrimc i çakal (?) sayabillirler Yaraılışımızı alay konusu eden sözde aydınlar zırcahil

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here