Ana sayfa Blog

Sovyet Askeri İstihbaratının Türk Ordusuyla ilgili şemaları

Sovyet Askeri İstihbaratı, İstiklâl Savaşı döneminde Türkiye’deki gelişmeleriyakından takip etmiştir. Hatta MilliMücadele liderliği, Sovyet devletinin M.V.Frunze, S. İ. Aralov gibi asker kökenli temsilcileriyle Türk Ordusu’nun gizli bilgilerini,planlarını paylaşmışlar, bu konularda fikir-alışverişlerinde bulunmuşlardır.
 
 Gerek istihbarat yoluyla gerekse de Türk yetkilileriyleyapılan görüşmelerden elde edilen bilgilerSovyet Askeri İstihbaratı tarafından devamlırapor haline getirilmiştir. Bu sayımızda size buraporlara ek olarak hazırlanan şema ve haritalardan örnekler sunuyoruz.Bunlardan birincisi “Türk Ordusu’nun BatıCephesi Ordusu’nun Teşkilat Şeması”. Şemanın sağ üst köşesinde “Çok Gizli” ibaresibulunmaktadır. Aşağıdaki kopya tarafımızaverilirken bu ibarenin üstüne arşiv yetkilileritarafından “Gizliliği Kaldırılmıştır” damgasıvurulmuştur. Müstakil Kafkas Ordusu bünyesinde hazırlanan şema, 1 Ocak 1922 tarihlidir.Belge, Kızıl Ordu’nun merkez arşivi olanRusya Askeri Devlet Arşivi’nde (RGVA) fond25899 liste 3 dosya 483 yaprak 135 numarala
rıyla kayıt altındadır.Şemaya göre Batı Cephesi Ordusu, dörtgruba ve bir müstakil kolorduya ayrılmaktadır.Gruplar, dört kolorduya, bir süvari alayınave ağır topçu tümeninden oluşmaktadır. AğırTopçu Tümeni, üç topçu alayından, topçualayları ise dört bataryadan meydana gelmektedir. Bataryalar ise dörde ayrılmaktadır.Kolordular ise üç tümene, tümenler üç alaya,alaylar dört tabura, taburlar üç piyade bölüğüne, bir makinalı tüfek takımına ayrılmaktadır.İkinci belgemiz ise 1 Şubat 1921 tarihliistihbarat raporuna ek olarak hazırlanmıştır.Harita, “Kemal Paşa’nın Türk Ordusu’nunGruplaşması” başlığını taşımaktadır. Haritanınüzerine el yazısıyla düşen notlara göre BatıCephesi’nde 81 bin, Doğu Cephesi’nde 54 bin,Güney Cephesi ve Kürdistan’da 48 bin, top lamda ise 183 bin kişilik güç bulunmaktadır.Haritada İngiliz Orduları, Fransız Orduları,ayaklanan Araplar ve Kemal Paşa Ordularınıncephe hattı özel işaretlerle gösterilmektedir.Belge, arşivde (RGVA) fond 7 liste 2 dosya484 yaprak 134 numaralarıyla kayıt altındadır.
Sovyet Askeri İstihbaratınınTürk Ordusuyla ilgili şemaları
Hazırlayan: Dr. Mehmet Perinçek 
1 Ayrıntılı bilgiler için bkz. Mehmet Perinçek,
Atatürk’ün Sovyetler’le Görüşmeleri: Sovyet Arşiv Belgeleriyle
, KaynakYayınları, İstanbul, Şubat 2005; Mehmet Perinçek,
Türk-Rus Diplomasisinden Gizli Sayfalar
, Kaynak Yayınları, İstanbul,Haziran 2011
https://www.academia.edu/29611241/Sovyet_Askeri_%C4%B0stihbarat%C4%B1n%C4%B1n_T%C3%BCrk_Ordusuyla_ilgili_%C5%9Femalar%C4%B1

ESKİ ve YENİ ANAYASA:1-2

ESKİ ve YENİ ANAYASA

AKP hükümeti Yeni Anayasada“Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddesinin  olmasını  istemiyor.

Bundan başka  egemenliğin de anayasal kurumlardan alınarak yalnızca iktidarların tekeline verilmesi isteğinde.

Anayasadaki başlangıç bölümünün tamamen çıkarılması taraftarı.

Kendilerince bir gerekçe de bulmuşlar. “Anayasalarda ideolojik yaklaşım olmamalı”

Acaba ideolojik yaklaşım dediği “Türkiye Devleti bir cumhuriyettir”hükmü mü?Eğer onları rahatsız eden buysa, demek ki asıl hedefleri Cumhuriyeti yıkmak.

Esas 2. maddede çok büyük bir değişiklik istiyor.

2.Madde:“Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,insan haklarına saygılı,Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik,laik ve sosyal bir hukuk devletidir”

Onları en çok rahatsız eden Atatürk Milliyetçiliği…Bu ifadenin çıkarılıp

Maddeyi,“Türkiye Cumhuriyeti,insan haklarına dayalı,demokratik,laik, sosyal bir hukuk devletidir” şeklinde değiştirmek kararındalar.

Ayrıca Anayasanın 4.maddesindeki“Değiştirilemeyecek hükümler” :

  1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm,
  2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri,
  3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez”

3.Madde:“Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.Dili Türkçedir.Bayrağı,şekli kanununda belirtilen,beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı ‘İstiklal Marşı’dır.Başkenti Ankara’dır”

Bu madde de bir sorun görmediklerini söylerken,bir yandan da,kendisine yöneltilen bir soruya

Cemil Çiçek,“Değişiklikten ne anladığınıza bağlı.İlkeyi değiştirmek ile kompozisyonu değiştirmek birbirinden farklı şeyler.İfade aksaklıklarını değiştirmek farklı şeylerdir” diye cevaplıyor…

Aslına bakarsanız ben bu konudaki samimiyetlerinden de emin değilim.Ellerinden gelse bu ilk dört maddeyi tamamen kaldırırlar.Hele hele laiklik…

Gelelim değiştirilmek için teklif edilen maddelere…

Yargı yetkisi

Madde 9;

Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır,

ifadesi kaldırılıp,yerine;

Yargı yetkisi

Madde 9;

Türk Milleti adına bağımsız ve  tarafsız  mahkemelerce kullanılır,

ifadesi konuldu.

Bu maddeyi değiştirmenin amacı neydi acaba?Tarafsız ifadesi niye eklenme gereği duyuldu?Kime göre tarafsız,neye göre tarafsız?

Şimdiye kadarki uygulamalardan tarafsız kavramının sadece uygulayanların tarafı olduğunu görmedik mi…

1.Türkiye Büyük Millet Meclisi

  1. Kuruluşu:

Madde 75 – (Değişik: 23/7/1995 – 4121/8 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beş yüz elli milletvekilinden oluşur.

maddesi yerine;

Türkiye Büyük Millet Meclisi

  1. Kuruluşu:

Madde 75 – (Değişik: 23/7/1995 – 4121/8 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen altı yüz milletvekilinden oluşur.

maddesi getirilmiştir.

Zaten bütün yetkiler tek adama devredileceğinden ve TBMM etkisizleştirilmiş olacağından,milletvekili sayısının 550 den 600 e  çıkarılma sebebi nedir?Milletin ödediği vergilerden ödenen milletvekili maaşları bütçeye yeni bir yük getirmiş olmayacak mı…

Söyleyin de bilelim…

Türkiye gerçekten çok kötü günlere doğru gidiyor.

Evlere atılan kurşunlar,

Mekân kundaklamalar,

Ve harbe hazırlanır gibi eğitilen insanlar…

MHP eski Iğdır Milletvekili ve MHP genel başkan adaylarından Sinan Oğan birkaç gün önce 15 Temmuz sonrasında fırıncı, bakkal, berber gibi sivillerin zaman, zaman kamplara alınıp eğitildiklerini, Silah kullanmayı öğretildiğini iddia etmişti.

İddiada en korkutucusu ise o milis gücü istedikleri zaman sokağa çıkarıp toplumun diğer kesimini üzerine salacak olmalarıydı.

Halk Özel Harekât (HÖH) isimli bu milis kuvvetini Suriye’de savaşan birisinin kurduğunu söyleyen Oğan Türkiye’nin her tarafında yapılanmaya gittiklerini söyledi.

Bu korkunç bir şey…

O silahlar kimlere doğrultulacak?

Bazı AKP’lilerin“İç savaş çıkar” tehditleri bunun için miydi acaba?

Oğan sözlerine ilaveten ,”Hayır diyen teröristtir “ açıklamalarından yarın bu yapılanmanın ne yapabileceğini tahmin ediyoruz dedi.

Aklıma GEZİ olaylarındaki Palalılar geldi.

Hürriyet Gazetesini basanları hatırladım.

İnşallah sözler iddialarda kalır diyeceğim ama ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler.

Sinan Oğan gibi birisi bunları söylüyorsa gerçek payı aramak gerek.

Öte yanda bugün basında bir video ile haber çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünürü Orhan Uzuner’in ( Kardeş Kal Türkiye) adını taşıyan tam teşekküllü bir teşkilat kurduklarını gittikçe örgütlendiklerin kendi konuşmasından duyduk.

“Gayemiz bir tehlike anında halkı uyandırma ve haber verme niteliğinde” imiş.

“En küçük cihazımız düdük. Arabamda megafon var. Gerektiği zaman kullanacağımız silah var. Böyle hazırlıkları yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Uzuner, “Liderimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan etrafında kenetlendik” dedi.

Allah! Allah! Tüm bu hazırlıklar neden?

Neden cumhurbaşkanının etrafında kenetleniyorlar?

Onun zaten yeterince korumaları var.

Bu ülkenin FETÖ’cü olmayan askeri, polisi var.

Erdoğan her ne kadar “ben sadece % 50’nin cumhurbaşkanıyım” dese de Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanıdır.

Sanmasınlar ki 15 Temmuz ne idüğü belli olmayan kalkışmada onu sadece AKP’liler korumaya kalktılar.

Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle ve her kökenden insanıyla, partili partisiz ,tüm Türkiye sokaklara dökülerek koruma altına aldı.

Ve o acayip darbe teşebbüsüne hayır dedi.

Merak ediyorum.

Yine bir darbe tehlikesi mi var yoksa Hayır diyenlere karşı bir saldırı mı düşünüyorlar?

Şayet öyle bir düşünceleri varsa ülkeye yazık ederler.

Çok kan dökülür bu da tam emperyalist güçlerin istediği gibi olur.

Türk Milletinin gücüne, sağduyusuna her zaman güvendim ve güveniyorum.

Kişilerin menfaatleri için ülkeyi bu durumlara getirmek istemeleri gerçekten çok acıdır.

Hiç kimsenin iç çatışma çıkartmaya hakkı yoktur.

Hayır diyenlere daha doğrusu tek adama Türkiye’yi teslim etmek istemeyenlere, Atatürkçülere karşı bu hazırlıklar yapılıyorsa o zaman bizlerde silahlanalım mı?

Bunu mu istiyorsunuz?

Görüyorum ki hırsınız mantıklarınızın önüne geçmiş.

Neden beyler neden?

Bu güzelim ülke bir yerinize mi battı?

PKK, IŞİD, FETÖ gibi düşmanlarla mı uğraşacağız yoksa birbirimizle mi?

Bilmezmisiniz ki 7 düvelin gözü halen yurdumuzdadır?

Bilmezmisiniz ki parçalanmamız onların işlerine gelecektir.

Cihan İmparatorluğu denen 600 yıllık Osmanlının yıkılışını hatırlayın.

Bir kişinin hükümranlığı için değer mi?

Değer diyorsanız…

Eyvallah…

O zaman siz bilirsiniz, başka ne diyeyim.

Bu arada usta sanatçımız Müjdat Gezen’in yıllarca alınteri ile biriktirdiği tüm varlığını harcayarak meydana getirdiği Müjdat Gezen Sanat Merkezi bir yönlendirilmiş hain tarafından yakılmak istendi.

Allah belasını, belalarını versin.

Sevgili Müjdat Gezen’e geçmiş olsun,15 senede ülkeyi bu hale getirenlere de yazıklar olsun diyorum.

Tünay Süer

21 Şubat 2017

 

 

 

Gitti güzelim milli havayolumuz

Yiyip bitirdiler… Gitti güzelim milli havayolumuz… Değeri kadar zarar açıklandı… Değeri sıfırlandı…

BİR MASAL YAHUU!..

Daha öğretmen olup bir sınıf bile yönetememiş,

Daha düne kadar arabasının kapısını tamir
ettirememiş,araba içinde yayan yürüyen gibi..
Okulluyken hiç kravat takmamış,donla denize giren biri..
Bir kız arkadaşı olmamış,bir çayı bile birlikte içmemiş biri..
Yememiş,içmemiş çatalını hep sağ elde kullanmış biri..
Okuduğu kitapları yok,gazeteleri eline almamış üstelik
toprakla da uğraşmamış bir çiçek bile sulayamaz biri…
Hayatında hiç diskoya gitmemiş,dans etmeyi,sarılmayı bilmeyen biri..
İlk aşk nedir diye sorsan bön..bön..bakan biri..
Askere giderken avucuna kına yakılmayan biri..
Belki anasının kuzusu ama babasının ayaklarını yıkayan biri..
Bir aptal kadar ezilmiş,bir cahil cesaretle öne çıkmış biri..
Şimdi bu birisi kalkıp başkan olacakmış,beni yönetecekmiş,
bizleri yönetecekmiş..
Kül Kedisi,
Miyav…Miyav…Miiyaav…
Bir masal yahuu..okundu bitti..
Refhan İrtem