Ortadoğu’da son kırk yıl içinde ortaya çıkan ve birbirleriyle çatışıyor gibi görünen PKK, IŞİD, HTŞ ve AKP gibi yapıların tamamı, özünde aynı küresel güç mimarisinin ürünüdür. Bu yapılar ideolojik olarak farklı, hatta düşman gibi konumlandırılsa da; kuruluş koşulları, gelişim biçimleri ve stratejik işlevleri açısından ABD ve İsrail merkezli emperyal düzenin kontrolünde şekillenmiştir.
Bu metin, söz konusu yapıların kendiliğinden doğmuş toplumsal hareketler olmadığı, aksine ABD ve İsrail’in Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme stratejisinin fonksiyonel araçları olduğu tezini savunmaktadır.
Emperyal Strateji: “Kontrollü Kaos” ve Vekâlet Yapıları
ABD dış politikasının Soğuk Savaş sonrası temel karakteri, doğrudan işgal yerine vekâlet savaşları ve taşeron örgütler kullanmaktır. Bu strateji, RAND Corporation, Brookings Institution ve Council on Foreign Relations gibi kuruluşların raporlarında açıkça ortaya konmuştur.
Amaç nettir:
• Ulus-devletleri zayıflatmak
• Etnik ve mezhepsel fay hatlarını derinleştirmek
• Kalıcı istikrarsızlık yaratarak bölgeyi yönetilebilir kılmak
PKK, IŞİD, HTŞ ve siyasal İslamcı “ılımlı” projeler bu mimarinin birbirini tamamlayan parçalarıdır.
PKK: Kontrollü Ayrılıkçılık Projesi
PKK, 1970’lerin sonunda NATO üyesi bir ülkede, ağır güvenlik ortamına rağmen örgütlenebilmiş; 1980 sonrası Suriye, Lübnan ve Bekaa Vadisi gibi uluslararası istihbarat trafiğinin yoğun olduğu alanlarda korunmuştur.
ABD’nin 1991 Körfez Savaşı sonrası Irak’ın kuzeyinde oluşturduğu fiili yapı, PKK’nın bölgesel bir aktöre dönüşmesini sağlamıştır. İsrail istihbaratının Kuzey Irak’taki varlığı, bu sürecin ayrılmaz parçasıdır.
PKK, Türkiye’yi sürekli içeriden meşgul eden, merkezî devleti zayıflatan bir baskı aparatı olarak konumlandırılmıştır.
IŞİD ve HTŞ: Radikalizm Üzerinden Harita Çizmek
IŞİD, ABD’nin 2003 Irak işgalinin doğrudan ürünüdür. Irak ordusunun dağıtılması, Baas kadrolarının tasfiyesi ve mezhepçi yönetim modeli, radikal selefi örgütlerin önünü açmıştır.
ABD Savunma Bakanlığı’na ait belgeler ve sızdırılmış raporlar, Suriye’de “radikal unsurların Esad’a karşı kullanılmasının bilindiğini ve tercih edildiğini” göstermektedir.
HTŞ ise El-Kaide çizgisinden evrilmiş, sahada kontrollü radikal aktör rolünü üstlenmiştir. İsrail’in Golan çevresinde bu gruplarla fiili çatışmaya girmemesi, hatta dolaylı temasları, bu örgütlerin “düşman” değil denge unsuru olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır.
AKP: Ilımlı İslam Projesinin Siyasi Ayağı
AKP, ABD’nin 11 Eylül sonrası geliştirdiği “Ilımlı İslam” doktrininin Türkiye’deki siyasal karşılığıdır. Bu proje, siyasal İslam’ı sisteme entegre ederek:
• Radikalizmi kontrol altına almayı
• Halk desteği olan ama Batı ile uyumlu yönetimler üretmeyi
amaçlamıştır.
AKP’nin kuruluş sürecinde:
• ABD merkezli düşünce kuruluşlarıyla yakın temas
• AB ve ABD tarafından açık siyasi destek
• Gülen Hareketi ile devlet içi kadro paylaşımı
tesadüf değil, planlı bir dönüşümün parçasıdır.
Gülen Hareketi: Devlet İçine Sızma Mekanizması
Gülen Hareketi, ABD’de korunmuş, küresel eğitim ağı üzerinden devletlerüstü bir kadro üretme mekanizması olarak çalışmıştır. 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan tablo, bu yapının bağımsız bir dini cemaat değil, uluslararası bir operasyon aracı olduğunu göstermiştir.
Sonuç: Çatışan Değil, Tamamlayan Yapılar
PKK, IŞİD, HTŞ ve AKP:
• Biri etnik
• Biri mezhepsel
• Biri radikal
• Biri “ılımlı”
görünümlü olsa da, aynı stratejik merkezin farklı araçlarıdır.
ABD ve İsrail için önemli olan ideoloji değil; kontrol edilebilirliktir. Bu yapılar sayesinde:
• Türkiye ve bölge ülkeleri sürekli kriz içinde tutulmuş
• Ulusal egemenlikler aşındırılmış
• İsrail’in güvenliği ve ABD’nin enerji-jeopolitiği garanti altına alınmıştır
Ortadoğu’daki kaos bir başarısızlık değil, başarıyla yürütülen bir projedir.
Kaynakça
1. Ahmed, N. M. (2014). The War on Truth. Pluto Press.
2. Hersh, S. (2007). “The Redirection.” The New Yorker.
3. RAND Corporation (2007). Building Moderate Muslim Networks.
4. Wikileaks (2012). US Defense Intelligence Agency Syria Memo.
5. Chossudovsky, M. (2015). The Globalization of War. Global Research.
6. Fuller, G. (2004). The Future of Political Islam. Palgrave Macmillan.
7. Cockburn, P. (2015). The Rise of Islamic State. Verso.
8. Friedman, G. (2015). Flashpoints. Doubleday.




Bir yanıt yazın