Sokakların Devrimcileri Prekarya: Avrupa ve Amerika, Türkiye’de Eylemci Felsefesi ve Örgütlenme Biçimleri (1)

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

Sefa Yürükel

  1. Küreselleşme ve neoliberal politikalar, çalışma hayatını esnekleştirerek güvencesizliği artırmış ve prekarya olarak adlandırılan yeni bir toplumsal sınıfın ortaya çıkmasına neden olmuştur (Standing, 2011). Bu yeni sınıfın çalışma koşulları, ekonomik durumları ve sosyal hakları belirsizdir. Prekaryanın politik bilinçlenmesi ve örgütlenme süreçleri, toplumsal hareketlerin doğasını değiştirmekte, eylem biçimlerini farklılaştırmaktadır.
  2. Prekaryanın Tanımı ve Teorik Çerçeve

Prekarya kavramı ilk olarak Guy Standing tarafından sistematik bir şekilde ele alınmış ve güvencesiz çalışan bireylerden oluşan yeni bir sınıf olarak tanımlanmıştır (Standing, 2011). Prekaryanın temel özellikleri şunlardır:
• Güvencesizlik: Belirsiz ve esnek çalışma koşulları
• Düşük gelir: Sabit bir gelir güvencesinin olmaması
• Sosyal dışlanma: Geleneksel sendikal yapılara dahil olamama

Harvey (2005) ve Hardt & Negri (2000) gibi teorisyenler de prekaryanın neoliberal politikalar ve esnek üretim süreçleri bağlamında şekillendiğini savunmaktadırlar.

  1. Avrupa ve Amerika’da Prekarya Hareketleri

Avrupa ve Amerika’da prekaryanın kolektif eylemleri sıklıkla işsizlik, düşük ücretler ve konut krizine karşı gerçekleşmektedir. Öne çıkan hareketler arasında şunlar yer almaktadır:
• Occupy Wall Street (ABD, 2011): Finansal eşitsizliğe karşı doğan bu hareket, prekaryanın ekonomik adaletsizliklere karşı ilk büyük kitlesel eylemlerinden biri olmuştur (Graeber, 2013).
• Sarı Yelekliler (Fransa, 2018): Artan yaşam maliyetleri ve düşük ücretler nedeniyle prekaryanın başını çektiği bir hareket olarak öne çıkmıştır (Della Porta, 2020).
• İspanya’daki Indignados Hareketi (2011): Genç işsizliği ve güvencesiz çalışmaya karşı kitlesel sokak eylemlerine sahne olmuştur (Calvo, 2015).

Bu hareketler, prekaryanın yatay örgütlenme modellerini ve doğrudan demokrasi pratiklerini benimsediğini göstermektedir.

  1. Türkiye’de Prekarya Hareketleri ve Eylem Pratikleri

Türkiye’de prekarya hareketleri, Avrupa ve Amerika’dakilerden farklı dinamiklere sahiptir. En dikkat çekici hareketlerden bazıları şunlardır:
• Gezi Parkı Direnişi (2013): Genç işsizler, esnek çalışma koşulları altında ezilen prekarya gruplarının öncülük ettiği bir kitlesel eylem olarak değerlendirilmiştir (Yıldırım, 2014).
• Motokuryeler ve Esnaf-Eylem Hareketleri (2021-2023): Pandemi sonrası artan güvencesiz çalışma koşullarına tepki olarak prekarya üyelerinin yaptığı eylemler, sendikalaşma girişimlerini de içermektedir (Koçak & Yıldız, 2022).
• Gig Ekonomi Çalışanlarının Direnişi: Uber, Yemeksepeti ve diğer dijital platform çalışanlarının gerçekleştirdiği protestolar, prekaryanın yeni iş koşullarına karşı örgütlendiğini göstermektedir.

Türkiye’de prekarya hareketleri, siyasi baskılar ve sendikal kısıtlamalar nedeniyle Avrupa ve Amerika’daki örneklere kıyasla daha zorlu koşullar altında gelişmektedir. Ancak, sosyal medya ve dijital aktivizm, prekaryanın örgütlenme stratejilerinde önemli bir yer tutmaktadır.

  1. Avrupa, Amerika ve Türkiye’de Prekaryanın Örgütlenme Farklılıkları

Aşağıda, üç bölgedeki prekarya hareketlerinin örgütlenme biçimleri karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır:

Bölge
a)Örgütlenme Biçimi
b) Eylem Pratikleri
c) Engeller
Avrupa
a)Örgütlenme Biçimi
Yatay örgütlenme, taban hareketleri, sendikal işbirliği
b) Eylem Pratikleri
Genel grevler, işgal eylemleri, doğrudan eylem
c) Engeller
Sendikal bürokrasi, devlet müdahalesi
Amerika
a)Örgütlenme Biçimi
Dijital aktivizm, kolektif ağlar, sosyal medya kullanımı
b) Eylem Pratikleri
Finans kapitalizme karşı protestolar, kamp alanları
c) Engeller
Medya manipülasyonu, siyasi baskılar
Türkiye
a)Örgütlenme Biçimi
Gezi sonrası taban örgütlenmeleri, bağımsız işçi inisiyatifleri
b) Eylem Pratikleri
Sokak protestoları, sosyal medya aktivizmi, dijital işçi ağları
c) Engeller
Siyasi baskılar, sendikal zayıflık, polis müdahalesi

Bu tablo, prekaryanın farklı coğrafyalarda nasıl farklı mücadele biçimleri geliştirdiğini göstermektedir.

  1. Sonuç ve Değerlendirme

Prekarya, küresel neoliberal düzenin yarattığı yeni bir toplumsal sınıf olarak, Avrupa, Amerika ve Türkiye’de farklı mücadele biçimleri geliştirmektedir. Avrupa ve Amerika’da prekarya hareketleri daha örgütlü ve sendikal yapılarla iç içe geçmişken, Türkiye’de prekarya daha çok sosyal medya ve bağımsız işçi inisiyatifleri üzerinden örgütlenmektedir. Ancak ortak nokta, güvencesiz çalışma koşullarına karşı gelişen direniş pratikleridir.

Kaynakça
• Calvo, K. (2015). The Indignados Movement in Spain: From the Streets to Institutions? Social Movement Studies, 14(3), 275-281.
• Della Porta, D. (2020). Social Movements and Protest: Pathways to Change. Polity Press.
• Graeber, D. (2013). The Democracy Project: A History, a Crisis, a Movement. Spiegel & Grau.
• Hardt, M., & Negri, A. (2000). Empire. Harvard University Press.
• Harvey, D. (2005). A Brief History of Neoliberalism. Oxford University Press.
• Koçak, Ö., & Yıldız, A. (2022). Gig Economy and Precarious Work in Turkey. Istanbul Policy Center.
• Standing, G. (2011). The Precariat: The New Dangerous Class. Bloomsbury Academic.
• Yıldırım, A. (2014). Gezi Direnişi ve Türkiye’de Yeni Toplumsal Hareketler. İletişim Yayınları.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar