GİT ARTIK…
Robert De Nıro ABD başkanı Trump’ı eleştirirken “KES SESİNİ” demiş…
Başına hiçbir şey gelmemiş…
Aklıma geldi…
Yazayım bizdeki rezaleti dedim…
***
Dünkü havaalanı açılışında yaptığı konuşma gösteriyor ki “aklı melekesini” kaybetmiş…
***
Öyle ya, kimin aklına gelir?..
***
96 yıldır hizmet veren Ankara/ Etimesgut havaalanına Trump için pist yaptırmış,
adını değiştirmiş, Ankara Havaalanı deyip yeniymiş gibi “havaalanı açıyoruz” diyerek partisinin reklamını yaptırmış…
***
Tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı…
Diyeceksiniz ki “kim kaybetmiş de o bulsun tarafsızlığı…”
Haklısınız!..
Hayatı boyunca hiç tarafsız ve adil olamadı zaten…
***
Yazılarımı okuyup “yorum yazma” cesaretini kendin de bulanlar “kafayı mı yedin, seni de tutuklarlar sonra” diyorlar…
Teşekkür ederim, ama bu beden başka kıyafete uygun değil…
Hiç olmadı, olmayacak…
***
Gerekirse “yeter artık, milletin kanını emdin, doymadın çek git” yazan bir pankartı boynuma asıp dolaşırım ..
*** .
Deli bu…
Manyaklık bu yaptığı diyenler olur…
Olacaktır, ama hiç önemli değil…
Kinaye yapanlarda…
***
Olsun!..
Birinin/lerinin yapması lazım…
Avrupa, AB ülkelerinde Amerika’da
Batıda olduğu gibi, özgürce…
***
Ama burada bu dediğimi yapamam…
***
Diyelim ki dediğim pankartı boynuma astım…
Kalabalık bir meydanında Sırbistan’da yaptım…
***
Bakın neler oluyormuş…
Gitmedim…
Görmedim ama duayen gazeteciler yazmış…
***
Hapse atılır mıyım?
Sırp savcılar arka arkaya tutuklama talep edip kodese tıkarlar mı?
Ya da kendini bilmez troller ve bazı biatçılar tehdit ederler mi?
***
Hayır!
Bunların hiçbir olmazmış..
Şaka değil…
Peki, ne oluyormuş biliyor musunuz?
***
Diyorlar ki;
Yanınıza iki polis gelir, demokratik hakkınızı kullandığınız için eyleminizin daha kaç saat süreceğini sorar…
***
Size ne layn, keyfimin kahyası mısınız?
Derseniz karga tulumba eder, bir güzel ıslattıktan sonra ters kelepçeyi takar sürükleye sürükleye götürürler…
***
Sandınız değil mi?
Hayır!
Biz güvenliğiniz için buradayız, eyleminiz uzun sürecekse bizden sonraki güvenliğe bilgi vereceğiz gerekirse takviye isteyeceğiz, derler…
***
Sonra!..
***
Yabancı olduğunuz için konsolosluğumuza bilgi verip bir görevli çağıracaklarını söylerler…
Sonrası ilginç…
***
Görevli gelir, yüzünüze bir bakar…
Yandaşsanız ona göre davranır…
Muhalifseniz yandı keten helva…
Ağzınıza kuş tutsanız nafile…
***
Tıpkı; hakim ve savcıların CHP’li belediye başkanlarına..
CHP ‘nin il başkanlarına ve seçmenlerine..
Hatta iş adamlarına yaptıkları gibi…
***
Konsolosluktakilerin kararları kesindir, kaleminiz kırılmıştır ve bu demokratik (!) eyleminizin bitmesini beklerler…
Sonra!
İşte zurnanın zort dediği yer burasıdır…
***
Sen misin gurbet ellerde Reis’e git diyen…
Sen misin iki bez parçası ile ülkemizi gavurlara(!) şikayet eden…
***
Protesto…
Yürüyüş ve eleştiri en “Demokratik ve barışçıl hakmış!..
Laf’ta…
Gözlerine bakarsınız Suudi gazetecinin İstanbul’da başına gelenler gelmesin diye aklınıza gelen duaları okumaya başlarsınız…
***
Onun için dünyada bizi hiçbir ülke halkı sevmiyor…
Saygı duymuyor…
Hatta çifte vatandaşlık hakkına sahip çağdaş gurbetçiler bile…
***
Ne diyeyim?..
***
Kendi düşen ağlamaz…
25 yıl önce dünyanın en çağdaş ve gelişmekte olan 40 ülkesinden biriydik…
Şimdi?..
100 yıl ger kaldık gelişmiş dünya ülkelerinden…
Nallarını topluyoruz…
Ama!..
Nasıl oluyorsa, niyeyse “dünya bizi kıskanıyor”muş…
Sevsinler Hacı sevsinler…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 16.06.2026 16.46




Bir yanıt yazın