KARAMSAR OLMA LÜKSÜMÜZ YOK

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları başladı.

Atatürk“Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz! Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”dedi.

Eğer inançla,yürekten düşünürsek bugün nedir?19 Mayıs 1919,Türkiye Cumhuriyeti’nin özgürlük ateşinin yakıldığı,tarihin akışının değiştiği gün değil midir!Ayrıca ülkemizi bağımsızlığa götüren yolun ilk adımıdı da değil midir!

Atatürk ‘Bugün ülkenin kurtuluş günüdür bir devletin harcının atıldığı gündür.Her şeye rağmen,muhakkak bir aydınlığa doğru yürümekte yiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet,yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.” Mustafa Kemal Atatürk 24 Mayıs 1918…

Diyerek bizlere bugünlere nasıl gelindiğini,umutlarımızı kaybetme lüksümüzün  olmadığını hatırlatmaya çalışmış.Boşuna mı gençliğe armağan etmiş bu bayramı…

Gerçeklere göz yummayacağız elbet,hukukun ayaklar altına alındığı, eğemenliğin  kayıtsız şartsız millette olmadığı,halkın seçtiği belediye başkanlarının ve gerçekleri yazan gazetecilerin iftiralarla tutuklandığı, madenlerimizi bir avuç insana teslim etmeye çalışanlara karşı,gencecik bir kızın tek başına mücadele verirken tutuklandığı bir dönem…

Sadece bu kadar mı?

Tarımın,hayvancılığın,eğitimin,adaletin,ordunun  yok edilmeye çalışıldığı, “Atatürk’ün Askerleriyiz”dedikleri için ihraç edilen gençler ve bir yanda liyakatsız kişilerin çok önemli mevkilere atandığı,milli bayramların halkın istediği yerde,istediği gibi kullanamadığı,doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu bir dönemden geçiyoruz.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı…Hele bir bakın etrafınıza, üniversite diplomasıyla işsiz ,babadan harçlık bekleyen,sevdiğine kavuşup yuva kuramayan gençlik…

Diğer tarafta şaibeli diplomalarla haketmedikleri mevkilere gelenler…

Spor desek insanda spor yapacak güç mü,heves mi kaldı! Mutlu insanlar ruh ve beden sağlığını korumak için için spor yapar…

Toplumda ne ruh sağlığı,kaldı ne beden sağlığı…

Haber dinlemeye korkar oldum,madenler çöküyor,işçilerin paraları ödenmiyor ama suçlular değil,hakkını aradığı için yürüyüş yapan işçiler  tutuklanıyor…

Çocuklara tecavüz ediliyor,kadınlar öldürülüyor,failleri iki gün sonra serbest bırakılıp suç işlemeye devam ediyor…Deliller karartılıp,üstü örtülmeye çalışılıyor.

Bizler 1960-1990 yılları arasında,kendi şortlarımızı dikip,jimnastik hareketleri ve folklor gösterileri eşliğinde,elimizde bayraklarla,büyük stadyumlarda,coşku içinde kutluyorduk milli bayramlarımızı…

Özlüyorum o öğrencili ve öğretmenlik yıllarımı…

Nankörlük etmeyin,eğer babam bizi dağ köyünden çıkarıp,şehire getirmeseydi ve annemin iki de bir 6 çocuğunu başına toplayıp, “okumaktan başka çareniz yok,ülkeye yük olmak yerine,ülke kalkınmasında katkısı olacak gençler olmalısınız,Atatürk boşuna mı yedi düvelle savaşıp bu ülkeyi kurtardı,yolunuzu açtı,siz de o yoldan yürüyeceksiniz” derdi.

Ben şanslı bir çocuktum böyle bir ailede büyüdüğüm için….Bugün çocuklarıma çok iyi bir eğitim aldırıp,hepimiz dünyanın öbür ucunda mutlu bir hayat sürüyorsak, bunu önce Atatürk’e,sonra aileme boçluyum.

Atatürk’ün eserlerini yok etmeye çalışsanız da,fotoğraflarını kaldırıp,heykellerini kırsanız da,onu halkın kalbinden silmeye gücünüz yetmez,çünkü o bir dünya lideri…

Dedim ya karamsar olma lüksümüz yok,her gecenin bir sabahı var,elbet bugünler geçecek ve ülkem insanı özgürce Milli Bayramlarını sokaklarda kutlayacak.

Daha nice “ 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” kutlayacağız çünkü aynı zamanda Atatürk’ün doğum günü olarak kutluyoruz.

İyi ki doğdun ATAM ve iyi ki Rabbim seni benim ülkeme nasip etti,nankörlük etseler de…



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    ULUSAL BAYRAM NE DEMEK…
    Duygulanarak, çoğu kez ise dudaklarımı ısırarak okudum yazınızı güzel insan;
    Engin yüreğinize sağlık olsun…
    ***
    Bakın tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de
    ulusal bayramların kabul edilebilir ve olması gereken nedeni, ulusal kimliğinden haberdar olmadır…
    ***
    Bu bazılarının öne sürdüğü gibi faşizan bir ulus bilinci oluşturma çabası ve amacı değil, hele hele dini değerleri yok sayma hiç değildir…
    ***
    Onurlu güçlü ulus olarak var olma bilinci ve duygusal ihtiyacının bir gereğidir…
    Bu Amerika’da böyledir…
    Fransa’da..
    Almanya’da da veya başka bir ülkede de böyledir…
    ***
    Türkiye’de 2012 yılından bu yana 19 Mayıs gibi Ulusal(milli)bayramlar stadyumlarda, büyük meydanlarda kutlanmamaktadır…
    ***
    Dönemin MEB ve Cumhurbaşkanı’nın öne sürdüğü saçma sapan gerekçeler hiç önemli değil…
    Yazmayacağım…
    ***
    Önemli olan bizlerin ne hissettiğidir ki bu tür ulusal bayramların etnik üstünlük tutumu ve davranışı yaratma amacına hizmet etmiyor olmasıdır…
    ***
    Kimliksizlik ise hem bireysel, hem toplumsal ve hem de ulusal anlamda sağlıksız bir durumdur…
    ***
    Bu anlamda stadyum veya büyük alanlarda gerçekleşen toplumsal katılımlı büyük şölenler ulusal olabilmenin davranış biçimleridir…
    ***
    Ulusal (milli) bayramlarda alışılagelmiş gösterileri izlemeye gelen birçok insanın duygu dünyasında kendini bu ülkenin bireyi olarak görme algısı netleşmekte, kendisini onemli hissetmesine vesile olmaktadır…
    ***
    Keşke sosyal medyada değil halkın keyifle ve onurla izlediği alanlarda kutlansaydı…
    Maalesef kutlanamıyor…
    Karşısına;
    Etnospor Festivali gibi etkinlikler konuyor…
    ***
    Uzatmadan son noktayı koyayım: Artık Türkiye geçmişin yanlışlarından arınan bir ülke değil, yeniden biçimlendirilen ama bunun bir türlü becerilemediği kaotik bir ülke haline gelmiştir…
    ***
    Türkiye ulusal bilinç ve değerleri hiçe sayan, sözde evrensellik adına küresel sermayenin niteliği giderek daha da düşen bir ülkedir.
    ***
    Türkiye ekonomik dayatmalara daha açık bir ülkedir…
    Ki boşuna da değildir Türkiye’de gerçekleştirilen bunca ulusalcı avı…
    Ve..
    Ulusalcılığa atılan çamur ve ulusalcılara çektirilen acılar hiç tesadüf değildir…
    ***
    Planlı ve projelidir…
    ***
    2002’den sonra Cumhuriyet’in asıl özü itibari ile yıkıldığı bir gerçektir…
    Yerine koyulan ise henüz bir şey yoktur…
    Çünkü…
    Hem Cumhuriyet’in hem Türk milletinin DNA’ sına uymamaktadır…
    ***
    Ayrıca bu süreçte ve yönetimde yerine koyabilecek kalibrede kadrolar ve koşullar da yoktur…
    Süreç artık dağınık ve bir bilinmezliğe doğru yönelmiş durumdadır…
    ***
    Şimdilik…
    ***
    Ama bu dünyada ölümden gari her şeyin bir çaresi vardır…
    Enseyi karartmayın. Umutsuzluğa kapılmayın ve yalanlara asla kanmayın…
    ***
    Doğan her güneşin sabahında umuda giden bir yol mutlaka vardır…
    ***
    Yıkılmadık, ayaktayız, ölümüne mücadeleye devam…
    Atamıza sözümüz var..
    Genci…
    Yaşlısı…
    Kadını erkeğiyle…
    ***
    Başaracağız, az kaldı…
    ***
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ki;
    “Milli hedefler, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, bütün milletin arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir…”
    ***
    Tek vücutuz…
    ***
    19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun…

    Erdoğan ÖZGENÇ
    İstanbul 19.05.2026 03.13

    1. Ümran Ünlü avatarı
      Ümran Ünlü

      Çok teşekkür ederim sevgili Erdoğan,iyi ki varsın ve herzamanki gibi yazıma sığdıramadığım,o güzel fikirlerinle yanımdasın,sevgiyle kal…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar