19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları başladı.
Atatürk“Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz! Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”dedi.
Eğer inançla,yürekten düşünürsek bugün nedir?19 Mayıs 1919,Türkiye Cumhuriyeti’nin özgürlük ateşinin yakıldığı,tarihin akışının değiştiği gün değil midir!Ayrıca ülkemizi bağımsızlığa götüren yolun ilk adımıdı da değil midir!
Atatürk ‘Bugün ülkenin kurtuluş günüdür bir devletin harcının atıldığı gündür.Her şeye rağmen,muhakkak bir aydınlığa doğru yürümekte yiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet,yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.” Mustafa Kemal Atatürk 24 Mayıs 1918…
Diyerek bizlere bugünlere nasıl gelindiğini,umutlarımızı kaybetme lüksümüzün olmadığını hatırlatmaya çalışmış.Boşuna mı gençliğe armağan etmiş bu bayramı…
Gerçeklere göz yummayacağız elbet,hukukun ayaklar altına alındığı, eğemenliğin kayıtsız şartsız millette olmadığı,halkın seçtiği belediye başkanlarının ve gerçekleri yazan gazetecilerin iftiralarla tutuklandığı, madenlerimizi bir avuç insana teslim etmeye çalışanlara karşı,gencecik bir kızın tek başına mücadele verirken tutuklandığı bir dönem…
Sadece bu kadar mı?
Tarımın,hayvancılığın,eğitimin,adaletin,ordunun yok edilmeye çalışıldığı, “Atatürk’ün Askerleriyiz”dedikleri için ihraç edilen gençler ve bir yanda liyakatsız kişilerin çok önemli mevkilere atandığı,milli bayramların halkın istediği yerde,istediği gibi kullanamadığı,doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu bir dönemden geçiyoruz.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı…Hele bir bakın etrafınıza, üniversite diplomasıyla işsiz ,babadan harçlık bekleyen,sevdiğine kavuşup yuva kuramayan gençlik…
Diğer tarafta şaibeli diplomalarla haketmedikleri mevkilere gelenler…
Spor desek insanda spor yapacak güç mü,heves mi kaldı! Mutlu insanlar ruh ve beden sağlığını korumak için için spor yapar…
Toplumda ne ruh sağlığı,kaldı ne beden sağlığı…
Haber dinlemeye korkar oldum,madenler çöküyor,işçilerin paraları ödenmiyor ama suçlular değil,hakkını aradığı için yürüyüş yapan işçiler tutuklanıyor…
Çocuklara tecavüz ediliyor,kadınlar öldürülüyor,failleri iki gün sonra serbest bırakılıp suç işlemeye devam ediyor…Deliller karartılıp,üstü örtülmeye çalışılıyor.
Bizler 1960-1990 yılları arasında,kendi şortlarımızı dikip,jimnastik hareketleri ve folklor gösterileri eşliğinde,elimizde bayraklarla,büyük stadyumlarda,coşku içinde kutluyorduk milli bayramlarımızı…
Özlüyorum o öğrencili ve öğretmenlik yıllarımı…

Nankörlük etmeyin,eğer babam bizi dağ köyünden çıkarıp,şehire getirmeseydi ve annemin iki de bir 6 çocuğunu başına toplayıp, “okumaktan başka çareniz yok,ülkeye yük olmak yerine,ülke kalkınmasında katkısı olacak gençler olmalısınız,Atatürk boşuna mı yedi düvelle savaşıp bu ülkeyi kurtardı,yolunuzu açtı,siz de o yoldan yürüyeceksiniz” derdi.
Ben şanslı bir çocuktum böyle bir ailede büyüdüğüm için….Bugün çocuklarıma çok iyi bir eğitim aldırıp,hepimiz dünyanın öbür ucunda mutlu bir hayat sürüyorsak, bunu önce Atatürk’e,sonra aileme boçluyum.
Atatürk’ün eserlerini yok etmeye çalışsanız da,fotoğraflarını kaldırıp,heykellerini kırsanız da,onu halkın kalbinden silmeye gücünüz yetmez,çünkü o bir dünya lideri…
Dedim ya karamsar olma lüksümüz yok,her gecenin bir sabahı var,elbet bugünler geçecek ve ülkem insanı özgürce Milli Bayramlarını sokaklarda kutlayacak.
Daha nice “ 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” kutlayacağız çünkü aynı zamanda Atatürk’ün doğum günü olarak kutluyoruz.
İyi ki doğdun ATAM ve iyi ki Rabbim seni benim ülkeme nasip etti,nankörlük etseler de…






Bir yanıt yazın