3 Mart 1924’de Bağımsızlık Savaşımızın Gazi Meclisi devrim niteliğinde üç yasayı kabul etmişti.
Yasaların kabulünün 102.yıldçnümünde neleri anımsamalıyız?
1982 Anayasasının, 174. maddesi “Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyeti’nin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz “ demekte ve devrim yasalarını şöyle sıralamaktadır:
a. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
b. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanun;
c. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun; 123
d. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;
e. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;
f. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;
g. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun;
h. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.

***
· Meclis Başkanı Gazi Mustafa Kemal:
– 1Mart 1922 tarihinde Melis açılışı konuşmasında kadınlarımızın aynı öğretim aşamalarından geçerek yetiştirilmesine önem verilmesini ve kız-erkek Türk çocuğunun birbirinden ayrılmayacağını vurgular.
– 1 Mart 1924 Melis açılışı konuşmasında ise ” Kamuoyu, eğitim ve öğretimin birleştirilmesinden yanadır ve bunun hiç zaman geçirilmeden uygulanması gereklidir….İslam dinini, yüzyıllardan beri yapıla geldiği üzere, bir siyaset aracı olarak kullanılmaktan kurtararak yüceltmenin zorunlu olduğunu da görüyoruz. ” der.
· 20 Nisan1924 tarihinde Anayasa’nın 87.maddesi değiştirilerek, eğitim ve öğretimde kız ve oğlan eşitliğini sağlayan ilköğretim zorunlu hale getirilir.
· Bağımsızlık Savaşımızın Gazi TBMM’sinin kabul ettiği devrim niteliğinde üç yasa önergesinin yasalaşması şöyle olur:
– Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’in konuşmasıyla 1Mart 1924 tarihinde açılan TBMM’sine 3 Mart 1924 günü üç ayrı yasa önergesi gelir.
– Bunlar:
1- Manisa Milletvekili Vasıf Bey(Çınar) ve 50 arkadaşının verdiği önerge kapsamında 430 sayılı Eğitim Birliği (Tevhid-i Tedrisat)Yasası kabul edilir.
– Gazi, yasanın kabulü ardından şunları söyler: “Uygar uluslar önünde saygınlık kazanmak isteyen Türk ulusu, çocuklarına vereceği eğitimi okul ve medrese namında birbirinden büsbütün başka iki çeşit kuruma teslim etmeye hâlâ katlanabilir mi? Eğitim ve öğretim birleştirilmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette bireylerden oluşan bir ulus yapmaya olanak aramak boş bir uğraş olmaz mıydı?”
– Eğitim sistemi Osmanlı açısından dinsel, yabancılar açısından misyoner ağırlıklı ve parçalıdır.
– Ziya Gökalp, “Türkçülüğün Esasları” kitabında “Bir milletin eğitimde üç yüzlü bir hayat yaşaması normal olabilir mi? Bu üç eğitim yöntemi birleşmedikçe gerçek bir millet olmamız mümkün müdür?” diye sorar.
– Eğitim Birliği Yasası ile cami, zaviye, kilise, havra avlularındaki dinsel eğitime son vererek eğitimi tekleştirmiştir.
– Adından da anlaşılacağı gibi yasa; “Laik devlet; halkını, belirleyeceği öğretim izlencesine göre, yetiştireceği Öğretmenlerle, kendi okullarında parasız eğitir, eğitim tektir.“ ilkesini getirmektedir.
– Çok partili sisteme geçtiğimiz 14 Mayıs 1950’den bugüne iktidar olan sağcı partiler MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nı dini siyasete alet etmenin araçları olarak kullandıkları genel kabuldür.
2- Siirt Mebusu Şeyh Saffet Efendi ve 53 arkadaşının verdiği önerge doğrultusunda kabul edilen 431 sayılı yasa ile halifelik kaldırılır. Yine aynı yasa Osmanlı Hanedanı mensupları yurttaşlıktan çıkarılması ve yurtdışına gönderilmesi kararını içerir.
– Temelde antiemperyalist bir bağımsızlık savaşı olan Milli Mücadele, aynı zamanda teokratik din devletinden, egemenliğin millete geçmesi adım adım olur.
– Halifelik, Osmanlı devlet yapısında yalnızca dinsel değil, günlük yaşam ve devlet işleriyle ilgili çok önemli bir makamdı. Aslında halife, İslamda “devlet başkanı” demektir…
– Son Halife Padişah Vahdettin, Kurtuluş Savaşı’nda halifelik unvanını da kullanarak vatanı işgal eden emperyalistlere hizmet eder.
– Bağımsızlık Savaşımız 9 Eylül 1922’de zafere ulaşmasından, 52 gün sonra, 1 Kasım 1922’de Meclis kararıyla Saltanat kaldırılır. Gazi M. Kemal Meclis’te şunları söylemişti: “Egemenlik ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye verilmez. Tartışma ve görüşme ile verilmez. Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Şimdi de Türk milleti hâkimiyet ve saltanatını fiilen kendi eline almış bulunuyor.” (Nutuk, s.468.)
3- Siirt Mebusu Halil Hulki Efendi ve 50 arkadaşının verdiği önerge doğrultusunda kabul edilen 429 sayılı yasa kabul edilir .Yasa kapsamında Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulur. Yine aynı yasa ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti yerine, Genelkurmay Başkanlığı kurulur.
(BU YAZI DERLEMEDİR)



Bir yanıt yazın