Hukukçu Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 24 Şubat 1992 günü yurttaşların gözünden gönlüne akmıştı

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Hukukçu Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 24 Şubat 1992 günü yurttaşların (*)gözünden gönlüne akmıştı.

Gönlümüzde neden yaşatmalıyız:

• 3 Mayıs 1942 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde “Medeni Kanunumuzun Dili” makalesinde yasaların, halkın anlayabileceği bir dille yazılmasının gerektiğini dillendirir.

• Başta hukuk fakültesinden olmak üzere  bazı çevrelerden “Hukuk gibi çok derin bir konunun halka anlatılması için, basit bir dile indirgenmesi, hem hukuk bilimine, hem de Hıfzı Veldet’in bilimsel kimliğine zarar getirebilir; bu yazılar kesilmelidir!” sesleri yükselir.

• Cumhuriyet’teki yazılarıyla bunlara yanıt verir.

Üstelik ülkenin başka sorunlarına da, bugünlere dek uzanan kimi sorunlara da yanıtlardır bunlar.

• Sözgelimi yazılarında şunlara vurgu yapar:

– Milletleri yıkım ve felakete sürükleyen baş amil, baştakilerin hukuk, kanun ve adliye tanımayan keyfi idareleridir!.(6.9.1944)

– Bir milletin düşebileceği uçurumların en korkuncu, hukuk kaideleri vazetmek (koymak) mevkiinde olanların, hukuka başta kendilerinin inanmamalarıdır. Bu inançsızlık keyfiliğe, keyfilik adaletsizliğe, bu ise milleti çöküşe sürükler. (30.5.1949)

– Osmanlı döneminden kalma, ‘devletin malı deniz, yemeyen domuz!’ zihniyetinin döküntülerini kökünden kazımadıkça (…) genel menfaati koruyan hiçbir kanun, layıkiyle tatbik edilemez. (19.4.1944).

• Ölümünden bir gün önce “23 Şubat 1992” tarihli son yazısında “ Gençler, Atatürk’ün çağdaşlaşma yürüyüşünü sürdürünüz; bunun için, ‘İkinci Milli Mücadeleyi’ başlatınız!” çağrısında bulunur.

• Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı, ardından “1923 Türk Devrimi”ni, yüzlerce belgeye dayanarak, Atatürk’ün kaleme aldığı, “Söylev”i (Nutuk) günümüzün diliyle genç kuşaklara sunar.

Bugünün Türk Medeni Kanunu’nda öz Türkçe sözcüklerin yer almasını, bir bilge ve hukuk bilgini olan ona borçluyuz.

• Bu konuda “bir dil bilgini” olan Ömer Asım Aksoy’un değerlendirmesi :

–  Yüzyıllar boyunca yabancı dillerin egemenliği altında ezilip kısırlaştırılmış ve yazı dilindeki varlığı yüzde 15-20’ye kadar düşmüş olan Türkçemizi bu dillerin boyunduruğundan kurtarmak gerektiğini, Atatürk 1930’daki ünlü uyarısıyla ulusa duyurmuş ve 1932’de Türk Dil Kurumu’nu kurmuştu.

–  Kurum o tarihten beri dilimizin özleşmesini ve gelişmesini sağlamaya çalışmakta, bu çalışmalarını devrimci bir anlayışın ve bilim yöntemlerinin ışığı altında yürütmektedir. (…)

–  Sayın Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Medeni Kanun ile Borçlar Kanunu’nu -anlam ve hükümlerini değiştirmeksizin- Türkçeleştirmekle bize birçok Türkçe hukuk terimi kazandırmış; herkesin anlayacağı yasa diline güzel bir örnek vermiş; öğretimde, yasamada, mahkemelerde, resmi kuruluşlarda yararlanılacak pek önemli bir kaynak koymuştur.

–  Bu tarihi değeri büyük bir hizmettir.

• Ölümünün 34.yıldönümünde Türk aydınlanmacısını saygıyla anıyorum.24.02.2026 Salı

BU YAZI DERLEMEDİR

(* )Türkiye Cumhuriyeti kimliği  olanlara vatandaş ,hak ve yükümlülüklerinin bilincinde olan ve bunlardan taviz vermeden yaşayanlara  “Yurttaş” diyelim. 



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar