KUR’AN’da İftira suçu?!
KUR’AN,
kadının namusu üzerinden,
İFTİRA suçu işleyen için;
indiği toplumun, o dönem ki
cezalandırma şartlarına uygun
tarihsel hükmü yanında,
evrensel uyarısını da yapar.
(Nur,4,5)”İftira edenlerin hiçbir durumda tanıklıklarını-şahitliklerini
asla kabul etmeyin-bundan böyle onların sözlerine güvenmeyin.
İftiracılar yoldan çıkmış kimselerdir.
Bununla birlikte, içtenlikle tövbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir.”
İftira suçu,
temelinde yalanı barındırır.
İftira atan, yalan söylüyordur.
(Hac,30)”Yalan sözden sakının-
yalan söylemekten kaçının.”
İftiraya sebep olabilecek
‘zan’ da, zannetmek de;
KUR’AN’a göre UYARI konusu!
(Hucurat,12)”Zandan-
insanlar hakkında mesnetsiz ve
tahmini bilgiye dayalı yorumlarınızla
hüküm vermekten sakının!
Çünkü bazı zanlar günahtır!
Birbirinizin gizli hâlini araştırmayın-
sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Birbirinizin gıybetini* yapmayın. Sizden biriniz
ölü kardeşinin etini yemeyi
sever mi? Bak hemen tiksindiniz!”
*”Gıybetten kasıt,
Dedi kodu yapmak, bir kimsenin arkasından konuşmak değildir. Gıybet, ‘gaybe’ ait bir konuda,
yani bir kimsenin
bilmediği bir konuda
yargıda bulunması,
biliyormuş gibi konuşmasıdır.”
(Nahl,116)”Yalan yanlış konuşarak,
‘şu helâl, bu haram’ diyerek
Allah adına yalan uydurmayın.
Uydurduğunuz yalanla
Allah’a iftira etmiş olursunuz.”
TANRI’ya ve KUR’AN’a
iftirada sınırı, haddi çok aşan
din satıcılar, inanç sömürücüler;
insana iftira atma konusunda
neler yapmaz,
neler söylemez!?
(Hucurat,6)”Özü-sözü bozuk-
ara bozucu birisi size bir haber getirirse-ihbarda bulunacak olursa,
o haberin iç yüzünü iyice araştırıp inceleyin-delil arayın!
Yoksa cehalet ile-bilmeden-
oyuna gelip birilerine zarar verebilir-
haksızlık-kötülük edersiniz de yaptığınıza pişman olursunuz.”
Ülkenin tüm sorunlarına,
vatandaşın dertlerine
çözüm bulmakla GÖREVLİ,
milletin vekilleri,
siyasileri, bürokratları;
birbirlerinin
ayıbını, kusurunu aramakla,
iftiralar, yalanlarla SADECE
laf, söz, kin üretmekle meşgul.
İftira, bir insanlık suçu ve
toplumsal düzeni de,
ülke siyasetini de
ciddi şekilde sarsan suçlardan biri!
(Nisa,58)”Şüphesiz Allah,
yetki, görev ve sorumluluğu,
ehil olanlara-her işin uzmanına vermenizi ve sorumluluklarınızı yürütürken insanlara karşı
adalet ve hakkaniyetle davranmanızı öğütler.”
Cumhuriyetin, Demokrasinin, Hukukun, Liyakatin
temeli ADALET ilkeleri işlemeyince;
liyakatli ve adaletli
siyasetçiler olmayınca;
milli eğitim, talim, terbiye kurulu;
dinci yapılanmalara;
diyanete, tarikatlara teslim ediliyor ve milli eğitim,
dinci eğitim oluyor!!!
Sonra da bilgiden, bilimden;
bilimsel bilgiden
estetikten, sanattan uzak CEHALET;
bilimi, sanatı,
müzik, eğlence festivallerini,
insana dâir iyi, güzel, doğru
her şeyi yasaklıyarak
öğretmen, doktor, okumuş-
eğitimlilere saldırarak ve
güzel, donanımlı, akıllı
çocukları, gençleri katlederek
kendi karanlık, vahşi, ilkel
iktidarını kuruyor!
Bu yüzden,
Adalet saraylarında(!)
aradığı adaleti bulamayan;
ADALET’i,
sosyal medya ve
televizyonlarda arayan,
evlatları vahşice katledilmiş, gözünden yaş yerine kan akıtan
ana, babalarla dolu memleket!
Devletin siyasetçileri;
birbirlerine laf yetiştirmekten,
birbirleriyle ve kendi partileri ile uğraşmaktan
yangın yerine dönmüş memleketin
acil çözüm bekleyen sorunlarına
akıllı, adaletli çare üretmeye
vakit, fırsat bulamıyorlar.
Ve,
HAK’ları teslim etmek,
HUKUK devleti olmak için;
kanunlar yapmak,
yasalar çıkarmakla görevli vekiller,
en önemli görevleri olan;
‘Devletin temeli ADALET’
ilkesinin uygulanmasını sağlamıyorlar!
(Rahman,8,9)”Sakın adalet ölçüsünden şaşıp haddinizi aşmayın-dengeyi bozmayın. Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi bozarak yok oluşunuzu hazırlamayın.”
(Mâide,42)”Hüküm-karar verecek olursan, adaletle karar ver.
Allah adaletle hükmedenleri-
adaleti ayakta tutanları sever.”
(En’am,115)”Rabbinin Sözü
doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır-tamdır.
O’nun Sözlerini
değiştirebilecek bir güç yoktur”
(Hicr,9)”Hiç kuşkusuz,
o zikri-Kur’an’ı biz indirdik, biz;
her hal ve şartta onu
muhakkak koruyacak olan da elbette yine biziz.”
(Kehf,27)”Rabbinin Kitabı Kur’an’dan sana vahyedileni [insanlara] duyur.. Kimse Allah Kelâmını değiştiremez-
O’nun Sözlerini değiştirebilecek
bir güç yoktur.”
*(Erhan Aktaş)
kuranmeali.com
Mustafa Sağ-Evrensel Çağrı KUR’AN
(Nisa,15)”Kadınlarınızdan
fuhuş yaptıklarını iddia ettikleriniz hakkında, dört tanık getirin.”
Büyük deha, eşsiz önder, lider
kurduğu Cumhuriyet ile
temeline koyduğu laiklik ilkesi ve
biz kadınlara kazandırdığı
yasal haklarla,
en başta özgürlük nedeniyle
hakkı ödenmez atamız-
Atatürk’ün,
annesi Zübeyde annenin
namusuna iftira atan,
dillerinden allah-kuran düşmeyenler, KUR’AN üzerinden para kazananlar;
KUR’AN’ın,
(Nur,4); ‘zina suçlaması için,
gözüyle görmüş 4 şahit isteyen ve
4 şahit getiremeyen,
iftirası nedeniyle
güvenilirliğini kaybettiğini’
bildiren TANRI’nın,
KUR’AN’da nokta atışı kayıtlı
bu ayetlerine ne diyecek!
(Hümeze,1,2)”VAY haline iftira atanın ve ayıp-kusur arayanın!
O ki, mal/servet toplayıp onu durmadan sayar durur.”
(Muhammed,14)”Rabb’inden gelen apaçık belge [beyyine]-
açık bir kanıt-delil-Kur’an üzere olan,
arzu ve heveslerine uyup,
işlediği kötülükler kendisine
güzel gözüken kimse bir olur mu?”


Bir yanıt yazın