DEM PARTİ DEĞİL, PKK’NIN MECLİS VİTRİNİ: DEMOKRASİ ADI ALTINDA TERÖR MEŞRULAŞTIRILAMAZ

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Bir devletin egemenliği, yalnızca sınırlarını korumasıyla değil; kimlere meşruiyet verdiğiyle ölçülür. Türkiye Cumhuriyeti, bugün çok tehlikeli bir eşikte durmaktadır. DEM Parti adı altında faaliyet gösteren yapı, bir siyasi parti olmanın avantajlarından yararlanmış ; PKK ve onun Suriye kolu YPG/SDG çizgisinin TBMM içindeki açık temsilcisi konumundadır. Bu durum ne ifade özgürlüğüyle ne de demokratik siyasetle açıklanabilir.

BAYRAK İNDİRME, SINIR YIKMA, GÜVENLİK GÜÇLERİNE SALDIRI: BU SİYASET DEĞİLDİR

Nusaybin’de yaşananlar bir “protesto” değil, doğrudan devletin egemenliğine yönelmiş organize bir eylemdir. Tel örgülerin yıkılması, asker ve polise saldırılması, Türk bayrağının indirilmesi ve fiili olarak Suriye tarafına geçilmesi; dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde “siyasi faaliyet” sayılmaz.

Bunlar:
• Devlet sınırlarını ihlal etmektir
• Güvenlik güçlerine saldırıdır
• Ulusal sembollere açık hakarettir
• Terör örgütleriyle fiili dayanışmadır

Ve en önemlisi: Bunların tamamı suçtur.

TERÖRLE ARAYA MESAFE DEĞİL, TERÖRLE OMUZ OMUZA

DEM Eş Genel Başkanlarının açıklamaları, artık “ima” veya “gri alan” değildir. Suriye’de YPG/PKK yapılanmasına açık destek verilmiş, Türkiye Cumhuriyeti devleti ise doğrudan hedef alınmıştır. YPG/SDG; Türkiye tarafından terör örgütü PKK’nın uzantısı olarak tanımlanırken, bu yapıyı savunmak terör propagandasının ta kendisidir.

Bir siyasi parti:
• Terör örgütlerinin söylemini sahipleniyorsa
• Devletin güvenlik politikalarını “düşmanlık” olarak sunuyorsa
• Şiddeti ve sınır ihlalini meşrulaştırıyorsa

o yapı artık demokratik sistemin içinde değerlendirilemez.

ANAYASA NE DİYOR?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası son derece açıktır.

Madde 68–69:

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı hâline gelen siyasi partiler kapatılır.

DEM Parti:
• Bölücü söylemleri süreklileştirmiştir
• Terörle arasına mesafe koymamıştır
• Şiddeti kınamamış, aksine sahiplenmiştir
• Fiili eylemlerle anayasal düzeni hedef almıştır

Bu durumda mesele “siyasi tercih” değil, anayasal zorunluluktur.

“AMA DEMOKRASİ” DİYENLERE NET CEVAP

Hiçbir demokratik ülkede:
• IRA’nın parlamentoda temsilcisi yoktur
• ETA’nın İspanya Meclisi’nde partisi yoktur

Çünkü demokrasi, kendini yok edecek yapıları beslemez.

Terör örgütlerini meclise sokan, belediyelere teslim eden bir sistem:
• Hukuk devleti değildir
• Egemen bir devlet değildir
• Demokrasi değil, teslimiyettir

TBMM TERÖRLE AYNI ÇATI ALTINDA OLAMAZ

Türkiye Büyük Millet Meclisi:
• Millet iradesinin tecelligâhıdır
• Şehitlerin hatırasını taşır
• Devletin meşruiyet merkezidir

Terörle bağlantılı bir yapının burada temsil edilmesi:
• Meclisin itibarını zedeler
• Devleti aciz gösterir
• Hukuku işlevsizleştirir

Bu yüzden DEM Parti TBMM’den çıkarılmalı, belediyelerdeki varlığına son verilmeli ve kapatılmalıdır.

BU BİR SİYASİ DEĞİL, DEVLET MESELESİDİR

Bu mesele:
• Sağ-sol meselesi değildir
• Kürt-Türk meselesi değildir
• Muhalefet-iktidar meselesi değildir

Bu mesele:
Devletin kendini koruyup koruyamayacağı meselesidir.

Bir terör örgütünün:
• Mecliste
• Belediyelerde
• Kamu kaynaklarında

yer bulduğu hiçbir ülke egemen ve demokratik değildir.

SON SÖZ

DEM Parti artık bir siyasi aktör değil; terörün sivil vitrini hâline gelmiştir. Anayasa açık, hukuk nettir. Devlet, kendi varlığına kasteden yapılarla birlikte yaşayamaz.

Demokrasi, terörle yan yana durmaz.
Hukuk, ihanetle pazarlık yapmaz.
Devlet, kendini savunmak zorundadır.

Ve Türkiye Cumhuriyeti, bunu yapacak güce ve meşruiyete sahiptir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar