Diyanet görevini yapmıyor.
Diyanet
TANRI-ALLAH Din’ini
anlatmak ve
SADECE KUR’AN BİLGİSİ
vermek yerine;
kendi inandığı ‘din’;
insan-kul-peygamber dini
peygamber sünneti-hadisi,
hikaye, rivayet anlatmaktan
bir türlü
ALLAH-TANRI’ya ve
KUR’AN’a gelemiyor.
Arapça ezberletip(?!),
Arapça anlamadan okutup,
ölülere üfürme aracı yaptığı
KUR’AN’a
ölü kitabı muamelesi yapıyor.
Üstelik
kamu kaynaklarını ve
kendisine inanmayanların HAK’larını gasbederek yapıyor bunu!
(Mâide,90)”Ey İnananlar!
Hamr-(aklı örten, uyuşturucu, içki)
kumar-haksız kazanca sebep olan her çeşit (çekiliş)şans oyunları,
tapınmak için dikilmiş taşlar-
kutsal taş ve türbeler, ve
fal okları, medyumluk, astroloji, gelecek hakkında kehanette bulunmak
şeytan işi pis şeylerdir.
Bunlardan uzak durun ki
kurtuluşa-mutluluğa eresiniz.”
***(kuranmeali.com sitesi)
Bu müthiş uyarıcı Ayette;
sadece içki içenlerle uğraşıyorlar,
kâfir İFTİRAsı atacak kadar
kafayı takmışlar!
İnsanların içkisinden size ne?!
İnsanların sağlığı ile ilgili,
başkalarına zarar vermediği sürece
kendileri ile ilgili, kendi tercihleri!
Siz neden toplumsal tehlike,
kirli ticareti ülkeyi sarmış
uyuşturucuya;
KUR’AN, TANRI uyarısı olarak
dikkat çekmiyorsunuz?
Uyuşturucu bataklığında,
astrolog enflasyonunda,
türbe, taş tapıcılığında,
şans, bahis oyunları-
haksız kazançlarda
cehennem ateşinde
güzelim ülkemiz!
Diyanetin
özgür inanç-laiklik,
liyakat,
adalet, hak-hukuk,
evrensel ahlak ilkelerini veren
KUR’AN Ayetlerinden
söz etmesinden
umudumuzu kestik,
artık vazgeçtik de;
hiç olmazsa
TEK bir AYET’le
KUR’AN (Mâide,90)’da işaret edilen;
ahlâkî çöküşe götüren
aşırılıklar konusunda ki
TANRI uyarısı
KUR’AN bilgisini verse!
Yüzyılın belası uyuşturucuya
hiç dikkat çekmiyor,
türbelerden hiç bahsetmiyor, türbeleri yıkmıyor!?
Gittikçe artan dinci yapılanmaları;
din üzerinden ticaret yapan
çok kârlı
tarikat, dernek, vakıf,
tasavvuf dergahlarını ve
çocukları, gençleri
radikal dinci örgüte köle yapan
kuran kurslarını denetlemiyor.
Atatürk bir deha olarak
Laiklik başta,
tüm devrimleri yanında
Din’i saltanat aracı yapan
halifeliği kaldırmış;
DİN kaynağı KUR’AN’dan
özgürce öğrenilsin diye
KUR’AN’ın Türkçe çevirilerinin okunup anlaşılması
mücadelesi vermiştir.
Evrensel barış çağrısı ile
tüm dünyada 20. yüzyılın en etkileyici dünya liderlerinden olan Atatürk’e maalesef ki
kurucusu olduğu diyanet
gereken değeri ve
önemi vermediği gibi
Atatürk’ün yüklediği görevi;
‘KUR’AN Türkçe anlaşılsın’
mücadelesini devam ettirmiyor!?
Hiçbir görevini
layıkıyla,
Liyakatli(Nisa,58)
yapmayan diyanet
sadece
namaz kıl, başını ört,
câmi yaptır, hacca git,
kurban kes diyor;
bunları yapanları da
Müslüman diye anlatıyor,
dayatıyor ve
tüm dünyada da
bu çok yanlış
Müslümanlık algısını yayıyor!???!
KUR’AN’a,
TANRI’ya göre;
Müslümanlık bunlar değil!?
Müslümanlık
bir tercih ve ahlak ile ilgili!
İNSAN olmakla,
HAK ve ADALET
iyilik, güzellik, doğruluk,
özgürlük için çalışmak,
paylaşmak ile ilgili;
Şirksiz-ortaksız, sadece
TANRI’ya karşı duyulan
sorumluluk bilinci ile ilgili,
KUR’AN’ın Öğütlerini
yerine getirmekle ilgili!
(Âli İmran,102)”Ey inananlar!
Derin bir duyarlıkla Allah’a karşı saygılı-sorumluluğunuzun hakkıyla
bilincinde olun ve
O’nun gönderdiği gerçeğe
gereğince uyun ve
Müslümanlar olarak can verin.”


Bir yanıt yazın