Bu Bir Uyarıdır, Bir Rica Değil
Anadolu’nun ve Güney Yarımküre’nin onurlu, dirençli ve köklü halkları!
Bu metin bir temenni değil, bir uyarıdır.
Bu yazı bir akademik tartışma değil, bir alarmdır.
Bu satırlar, tarihin defalarca kanla yazdığı bir gerçeğin son kez hatırlatılmasıdır.
Emperyalizm, yardımsever değildir.
Emperyalizm, demokrasi getirmez.
Emperyalizm, özgürlük dağıtmaz.
Emperyalizm yalan söyler, aldatır, böler, sömürür ve sonunda yakıp yıkar.
Dillerinde “insan hakları”,
ağızlarında “demokrasi”,
ellerinde silah,
ceplerinde senin yeraltı kaynakların,
akıllarında senin toprağın vardır.
Bu gerçeği artık görmeyen ya kandırılmıştır ya da işbirlikçidir.
Emperyalizmin Gerçek Yüzü: Tarih Konuşuyor
Irak…
Suriye…
Libya…
Somali…
Afganistan…
Afrika’nın neredeyse tamamı…
Latin Amerika’nın beşyüzyıllık talanı…
Asya’nın parçalanmış halkları…
Bunların hangisine demokrasi geldi?
Hangisi refaha kavuştu?
Hangisi özgürleşti?
Cevap nettir: Hiçbiri.
Emperyalistler önce gelir,
sonra yönetir,
sonra böler,
sonra iç savaş çıkarır,
sonra “barış gücü” adı altında kalıcı olur,
en sonunda çekilirken ardında enkaz bırakır.
Ve her seferinde aynı yalanı söylerler:
“Biz yardım için geldik.”
Hayır!
Onlar yağma için gelir,
itaat için gelir,
kontrol için gelir.
Yerli İşbirlikçiler ve İdeolojik Maskeler: En Tehlikeli Silah
Emperyalizmin en güçlü silahı tankı, uçağı veya bombası değildir.
En güçlü silahı, içerden gelen ihanet ve işbirlikçilerdir.
Kendi halkına yabancı, kendi kültüründen utanmış, kendi tarihini inkâr eden tipler…
Ve dini söylemleri maske olarak kullanan, toplumu bölmeye çalışan İslamcı grupların da bu işbirlikçilerin safında olduğunu unutma.
Onlar, masumiyet görüntüsü altında halkı kandırır;
“Dinimiz, inancımız” derken aslında başka güçlerin çıkarlarını uygularlar.
Kimi zaman toplumu kutuplaştırır, kimi zaman dış güçlerin politikalarını içeride uygulamak için çalışır, kimi zaman kendi gücünü pekiştirmek adına halkın özgürlüğünü kısıtlar.
“Modernleşme” derler,
“Özgürlük” derler,
“Adalet” derler…
Ama her dediklerinin sonunda:
• Toplum parçalanır,
• Halk yoksullaşır,
• Liderler dış güçlerin kuklası olur,
• İdeolojik kılıf altında dış müdahale normalleştirilir.
Unutmayın: İdeoloji, maske olabilir; amaç ise hep aynıdır: kontrol ve sömürü.
Tarih bize göstermiştir ki, dış düşmanlardan gelen tehditler kadar, kendi içimizdeki işbirlikçiler de ölümcül bir tehlikedir.
Büyük Yalan: Demokrasi Masalı
Emperyalizm demokrasi getirmez.
Çünkü demokrasi, bağımsızlık ister.
Bağımsız halk, sömürülemez.
Onların istediği demokrasi değil, itaattir.
Sandık değil, kontrol.
Özgür basın değil, yönlendirilebilir medya.
Seçilen lider değil, atanmış kukla.
Çünkü amaç demokrasi değil, kuklalar vadıtadıyla elde edilecek yer altı ve yerüstü kaynaklarının talanıdır, istedikleri ganimettir.
Alarm Seviyesi: Şimdi Uyanmazsan Yarın Yok Olursun
Bu noktada tarafsızlık yoktur.
Ya bağımsızsın,
ya bağımlı.
Ya kendi kaderini belirlersin,
ya başkası senin adına karar verir.
Ortası yok.
Gri alan yok.
Bekleme lüksü yok.
Emperyalizm, tereddüt eden toplumları ezer.
Hazırlıksız milletleri parçalar.
Kendi gücüne inanmayan halkları yok sayar.
ÇÖZÜM REHBERİ: NE YAPMALI?
- Kendi Göbeğini Kendin Kes
Ekonomide, savunmada, tarımda, enerjide dışa bağımlılık zincirdir.
Zincirle özgürlük olmaz.
Kendi üretimini kur.
Kendi kendine yet.
Dış yardımı değil, iç gücü esas al.
- Emperyalizmle Asla İşbirliği Yapma
Kısa vadeli kazançlara aldanma.
Onların verdiği her şey, senden aldıklarının küçük bir kırıntısıdır.
Bugün para verirler,
yarın ülke isterler.
- Kendine Güven, Halkına Güven
Bu topraklar imparatorluklar kurdu.
Bu halklar tarih yazdı.
Kendini küçük görme.
Sana “yapamazsın” diyenlere kulak asma.
- Rejimini ve Liderini Kendin Belirle
Dışarıdan dayatılan her sistem çökmeye mahkûmdur.
Halkın onayı olmayan hiçbir yapı kalıcı olmaz.
Değişim gerekiyorsa, sen değiştir.
Ama başkası senin adına değil.
- Ülkeni Emperyalistlere Açma
Askerî üs, ekonomik ayrıcalık, siyasi vesayet…
Bunların hepsi işgalin farklı adlarıdır.
Kapıyı açma.
İzin verme.
Normalleştirme.
SON SÖZ: TARİH SENİ AFFETMEZ
Bu çağda cahillik mazeret değildir.
Bilgi ortada.
Tarih ortada.
Örnekler ortada.
Ya bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olursun,
ya da utançla anılan bir döneminin figüranı.
Unutma:
Emperyalizm dost değildir.
Özgürlük ithal edilmez.
Onur pazarlık konusu olmaz.
Anadolu’nun onuru,
Güney Yarımküre’nin direnci,
mazlum halkların hafızası
seni izliyor.
Şimdi karar ver:
Boyun mu eğeceksin, yoksa ayağa mı kalkacaksın?



Bir yanıt yazın