Hikâyelerinde genellikle Azerbaycan’ın yoksul köylü ve işçilerinin İran’da gördükleri zulüm ve haksızlığı, İran yönetiminin yalancı ve sahtekâr tutumunu ve İran Türklerinin hürriyet ve bağımsızlık
arzularını işler (Ehmedov 1995: 105 vd.).
“Kırk Yıl Muhacerette” ve “Acılı Şirinli Günlerim” adlı eserleri ile İran Türk edebiyatında yerini alan Nemini Eyup (d. 1920) bu dönemin tipik ediplerindendir.
Hazar kıyısındaki şehirlerden Astara’da dünyaya gelen Eyup, Tebriz’de askerî okulda okurken siyasî faaliyetlerinden dolayı okuldan atılmış ve hapsedilmiş. 1941 Rus işgali ile birlikte ilan edilen afla dışarı çıkmış ve İran Türkleri bağımsızlık hareketine katılmıştır. 12 Aralık 1945 (21 Azer 1324) günü kurulan Azerbaycan Muhtar Hükûmeti tarafından “21 Azer” madalyası ile taltif edilir. Bu hükümet yıkılınca Nemini Eyup da Tebriz’i terk eder. Yıllarca
gurbette yaşar ve yazar.
İran Türk edebiyatının en ünlü roman ve hikâyecilerinden biri olan Fethi Hamza Hoşginabî55, yazı hayatına gazetecilik ile başlar. Önce 1945’den itibaren Tebriz’de çıkmaya başlayan “Azerbaycan” adlı gazetenin kurucuları arasında yer alır. Daha sonra müdürü ve redaktörü olur. Önceleri Farsça yazan şair, 1945 Azerbaycan Muhtar Hükûmeti’nin kurulması ile birlikte birçok yazar ve şair gibi
Türkçe yazmaya başlar (Sabir 1960: 171). “Éşġ ve Müharibe” (Aşk ve Savaş)” adlı ilk eserini bu yıllarda yazar. 12 Aralık 1946
tarihinde Azerbaycan Muhtar Hükûmeti yıkılınca o da Bakü’ye sığınır.
“Ata” (1959), “İki Ġardaş” (1959) romanları; “İki Dost” (1951), “Son
Bayraġdar” (1954) ve “Hékâyeler” (1956) adlı hikâye kitapları ile “Mehebbet ve Nifret” (1965) kitabı Bakü’de yayımlanır.
Fethi Hoşginabî, tiyatro eseri de yazmıştır. Yazarın “Ata” ve “İki Ġardaş” romanları Bulgaristan’ın Sofya şehrinde “Narodna Prossvéta” yayınevi tarafından Türkçe yayımlanmıştır. Onun hikâyeleri ve “Ata” adlı romanı Rusça’ya çevrilmiş ve
çok sayıda yayımlanmıştır.
İran Türk edebiyatının altın halkalarından biri de Balaş Azeroğlu’dur. O da yazı hayatına gazetecilikle başlar. Erdebilde neşrolunan “Yumruk” ve “Cövdet” gazetelerinin redaktörü olur. Aynı zamanda, 1942-1945 yıllarında “Şairler Meclisi”nin Erdebil şubesine başkanlık eder. Şairin “Şérler” adlı ilk kitabı Erdebil’de (1943), ikinci “Şérler” kitabı ise Tebriz’de (1945) yayımlanır. Balaş Azeroğlu, siyasî ve sosyal faaliyetleri ile birlikte sanatını da titizlikle devam ettirir. Şiirleri, devamlı zamanın basın sahifelerinde “Şairler Meclisi” almanağında Millî Hükûmet’in neşrettiği “Ana Dili” ders kitaplarında yayımlanır.
1946’da Millî Hükümet’in yıkılması ile birlikte Bakü’ye göçmek mecburiyetinde kalan Balaş Azeroğlu, Azerbaycan Devlet Üniversitesi’nin Filoloji Fakültesi’nde tahsil alır, aynı zamanda bediî çalışmalarını da sürdürür (Heyet 1998: II/181).
Pek çok edebî dernek, dergi ve gazetenin yönetmi kurullarında görev alan Balaş Azeroğlu’nun, eserleri birçok dile çevrilmiş ve yüksek tirajlarla yayımlanmıştır. Onun Azerbaycan Türkçesi ve Rusça olarak yazdığı 30’dan fazla eseri “Mübarize Yollarında” (1950), “Menim Neğmelerim” (1952), “Seher Şefeġleri” (1953), “Éle Oğul İsteyir Veten” (1961), “İtmiş Ġız Haġġında Dastan” (1957), “Seçilmiş Eserleri” (İki cilt hâlinde, 1958, 1970), “Menim Güneşim” (1956), “Yarpaġlar Tökülende” (1976), “Dünenim, Bugünüm, Sabahım” (1978), “Saib Tebrizî’nin Se’net Dünyası” (1981), “Bir Kürsü İsteyirem” (1989) gibi adlarla yayımlanmıştır.
Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.






Bir yanıt yazın