MARDİN DEREBEYİ AHMET TÜRK’ÜN ZENGİNLİĞİNİN KAYNAĞI NEDİR?

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

“Ben, Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim. Kürt sorunu buradadır.” diyen çakma Türk Ahmet Türk’ün zenginliğinin kaynağı acaba nedir?

Bu zenginliğin kaynağının, aynı zamanda 2. Abdülhamit tarafından koftiden paşalık unvanı verilen Kanco Aşiretinin Reisi ve aşiret mensuplarından oluşan Hamidiye Alayının Komutanı Kanco Bey olduğu söyleniyor.
Yani Ahmet Türk’ün dedesi Hüseyin Kanco.

Yazar Rıza Zelyut Ahmet Türk’e hitaben diyor ki:
“Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu. Cumhuriyet Türkiye’si siz Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye’yi. Yine de mağduru oynuyorsun.Tek bütün Türkler senin gibi mağdur olsa… Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da alt yapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…”

Anlaşılacağı üzere; Rıza Zelyut, Ahmet Türk’ün oturduğu “Kasrı Kanco” ismiyle maruf fotoğraftaki şato dahil, Kanco aşiretinin elindeki malvarlığının kaynağının şüpheli olduğunu iddia etmektedir.

Yaygın iddiaya göre; Hüseyin Kanco yönetimindeki Hamidiye Alayı, hem Derik ve yöresinde yerleşik(bir kaynağa göre sayıları 1700-1800’ü bulan)* Ermenileri katledip, menkul ve gayrimenkullerine el koymuşlar, hem de Erzurum, Elazığ ve Maraş gibi yerlerden sürgüne tabi tutularak Suriye’ye doğru yola çıkarılan Ermeni kafilelerine, Derik/Mardin civarında saldırıp, kimilerini katlederek, kimilerini korkutarak yanlarında taşıdıkları ziynet türü kıymetlere el koymuşlardır.

Biz bu konuları “ERMENİLER BUHARLAŞMADILAR” kitabımızda ayrıntılı olarak inceledik. Altyapımız sağlam yani.

Esasında Birinci Dünya Savaşı’nın şartlarında asker cephede olduğu için tehcire nezaret işi büyük ölçüde az sayıdaki jandarma birliklerine ve Kürtlerden oluşan Hamidiye alaylarına bırakılmış, onlar da emanete ihanet ederek 10 bin civarında Ermeni’yi katledip mallarına el koymuşlardır.
İddialardan anlaşıldığı kadarıyla; işte bu zorbalardan birisi de Ahmet Türk’ün dedesi Kanco Hüseyin Bey’dir.

İnternet ortamında Ahmet Türk’ün, dedesinin bu tür pislikleri sebebiyle Ermenilerden özür dilediğine ilişkin bilgiler var.

Birkaç gün önce bu ailenin aslında YEZİDİ olduğunu, sonradan Müslüman olduklarını da yazmıştım bu köşede(**)

Yani Ahmet Türk’ün “Dedem Paşaymış” demesine bakmayın siz; onun dedesinin paşalığının, terörist başı Öcalan’ın “KURUCU ÖNDER” ilan edilmesinden hiçbir farkı yoktur.
Her ikisi de dibine kadar suça bulaşmış kişilerdir.
Üstelik suç örgütü liderleridir.

Dönemin Derik Kaymakamı Reşit Bey’in de tehcire karşı çıktığı için, Diyarbakır Velisi Dr. Reşit’in daveti üzerine Diyarbakır’a giderken yolda öldürüldüğü, olaya Çerkez Reşit çetesinin sebep olduğu yazılı dipnottaki kaynakta.
Acaba gerçek böyle midir?
Belki de olayın içinde Ahmet Türk’ün dedesi Kanco Hüseyin Bey’in parmağı vardır.
Zira tehcirden en çok o ve yönetimindeki Kanco aşireti faydalanmış Derik’te.

Yani Derik’te öldürülen tek kaymakam 2016 yılında şehit edilen kaymakam Muhammet Fatih Safitürk değildir, bundan bir asrı aşkın süre önce Derik kaymakamı Reşit Bey de şehit edilmiştir!

Geçenlerde yazdığım yazının son cümlesini buraya da ekliyorum; Ahmet Türk’ün fazla eşinmemesi gerekir ki; eşindikçe altından dedelerinin sebep olduğu pislikler çıkabilir…

Ömer Sağlam
________
*
https://www.indyturk.com/node/349681/haber/24-
** Bu konuda bkz. Arslan Bulut, “Toprak ağası Ahmet Türk’ün sorunu…” başlıklı yazısı, https://www.yenicaggazetesi.com/toprak-agasi-ahmet-turkun-sorunu-1041698h.htm



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Sami Yolcu avatarı
    Sami Yolcu

    Sayın Ömer bey,

    Urfada çalışırken, Viranşehirli arkadaşlar beni bir köy düğününe davet ettiler.

    Ben Türküm, masama yer bulamadıkları için yaşlı bir amca ile karısı oturdu. Bu kişiler en azından 80 yaşlarında gözüküyordu. Kadın hiç Türkçe bilmiyordu ama yaşlı amca nın Türkçesi anlaşılır durumdaydı. Okuma ve yazmayı askerlikte öğrenmiş.

    Gelin ve damadın, düğün salonuna gelmeleri geçikti, gerekçe olarak, bayan kuaför bahşiş almak için gelini saklamışlar.

    Bu arada bu yaşlı amca başladı askerlik anılarından tutunuz, bir zamanlar oralardan yaşayan ermenilerden anlattı.

    Bir gün bu adamın babası ve amcası ailesi ile tarlaya giderken, ekin tarlasının içine saklanmış Ermenileri görüyorlar.
    Ermenilerde, bunlar gibi çolluk, çocuk ailece ekin tarlasının içindeler.

    Amcası ve babası yanında bulundurduğu, ekin ve ot biçilen alet ile bu Ermenileri ekin tarlasının içinde öldürüyor, sebeb olarak onların müslüman olmayışı.

    Bu işi yapan müslüman Kürtler.

    Kürtler bu caniliklerini Türklerin üstüne attılar. Dünya Tarihi bilir, Türklerin asla çocuğa veya kadına savaşlarda dokunmadığını, hele birde savunmasız olursa.

    Birinci ve Kurtuluş Savaşına katılmış, büyüklerimden çok duydum, Kürtlerin Türkiye’ de , Türk ve Ermenilere çok katliam yaptıklarını. Köyleri basıp, Türk genç kızlarını dağlara kaçırdıklarını, halkın yiyeceğini, hayvanlarını kaçırdıklarını.

    Şimdide Amerika, İsrail istiyor diye, Türkiye ;Kürtlere Doğu Anadoluyu mu versin? Türk ve Ermeni düşmanlarına.

    Herkez biraz kendine gelsin , bu ülkenin sahibi var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar