
“Ben, Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim. Kürt sorunu buradadır.” diyen çakma Türk Ahmet Türk’ün zenginliğinin kaynağı acaba nedir?
Bu zenginliğin kaynağının, aynı zamanda 2. Abdülhamit tarafından koftiden paşalık unvanı verilen Kanco Aşiretinin Reisi ve aşiret mensuplarından oluşan Hamidiye Alayının Komutanı Kanco Bey olduğu söyleniyor.
Yani Ahmet Türk’ün dedesi Hüseyin Kanco.
Yazar Rıza Zelyut Ahmet Türk’e hitaben diyor ki:
“Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu. Cumhuriyet Türkiye’si siz Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye’yi. Yine de mağduru oynuyorsun.Tek bütün Türkler senin gibi mağdur olsa… Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da alt yapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…”
Anlaşılacağı üzere; Rıza Zelyut, Ahmet Türk’ün oturduğu “Kasrı Kanco” ismiyle maruf fotoğraftaki şato dahil, Kanco aşiretinin elindeki malvarlığının kaynağının şüpheli olduğunu iddia etmektedir.
Yaygın iddiaya göre; Hüseyin Kanco yönetimindeki Hamidiye Alayı, hem Derik ve yöresinde yerleşik(bir kaynağa göre sayıları 1700-1800’ü bulan)* Ermenileri katledip, menkul ve gayrimenkullerine el koymuşlar, hem de Erzurum, Elazığ ve Maraş gibi yerlerden sürgüne tabi tutularak Suriye’ye doğru yola çıkarılan Ermeni kafilelerine, Derik/Mardin civarında saldırıp, kimilerini katlederek, kimilerini korkutarak yanlarında taşıdıkları ziynet türü kıymetlere el koymuşlardır.
Biz bu konuları “ERMENİLER BUHARLAŞMADILAR” kitabımızda ayrıntılı olarak inceledik. Altyapımız sağlam yani.
Esasında Birinci Dünya Savaşı’nın şartlarında asker cephede olduğu için tehcire nezaret işi büyük ölçüde az sayıdaki jandarma birliklerine ve Kürtlerden oluşan Hamidiye alaylarına bırakılmış, onlar da emanete ihanet ederek 10 bin civarında Ermeni’yi katledip mallarına el koymuşlardır.
İddialardan anlaşıldığı kadarıyla; işte bu zorbalardan birisi de Ahmet Türk’ün dedesi Kanco Hüseyin Bey’dir.
İnternet ortamında Ahmet Türk’ün, dedesinin bu tür pislikleri sebebiyle Ermenilerden özür dilediğine ilişkin bilgiler var.
Birkaç gün önce bu ailenin aslında YEZİDİ olduğunu, sonradan Müslüman olduklarını da yazmıştım bu köşede(**)
Yani Ahmet Türk’ün “Dedem Paşaymış” demesine bakmayın siz; onun dedesinin paşalığının, terörist başı Öcalan’ın “KURUCU ÖNDER” ilan edilmesinden hiçbir farkı yoktur.
Her ikisi de dibine kadar suça bulaşmış kişilerdir.
Üstelik suç örgütü liderleridir.
Dönemin Derik Kaymakamı Reşit Bey’in de tehcire karşı çıktığı için, Diyarbakır Velisi Dr. Reşit’in daveti üzerine Diyarbakır’a giderken yolda öldürüldüğü, olaya Çerkez Reşit çetesinin sebep olduğu yazılı dipnottaki kaynakta.
Acaba gerçek böyle midir?
Belki de olayın içinde Ahmet Türk’ün dedesi Kanco Hüseyin Bey’in parmağı vardır.
Zira tehcirden en çok o ve yönetimindeki Kanco aşireti faydalanmış Derik’te.
Yani Derik’te öldürülen tek kaymakam 2016 yılında şehit edilen kaymakam Muhammet Fatih Safitürk değildir, bundan bir asrı aşkın süre önce Derik kaymakamı Reşit Bey de şehit edilmiştir!
Geçenlerde yazdığım yazının son cümlesini buraya da ekliyorum; Ahmet Türk’ün fazla eşinmemesi gerekir ki; eşindikçe altından dedelerinin sebep olduğu pislikler çıkabilir…
Ömer Sağlam
________
*
https://www.indyturk.com/node/349681/haber/24-
** Bu konuda bkz. Arslan Bulut, “Toprak ağası Ahmet Türk’ün sorunu…” başlıklı yazısı, https://www.yenicaggazetesi.com/toprak-agasi-ahmet-turkun-sorunu-1041698h.htm







Bir yanıt yazın