İRAN TÜRKLERİ – 102

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

Hiyabanî’nin liderliğini yaptığı 1920 bağımsızlık hareketine katılan ve sürgünlere gönderilen, zindanlara atılan, ülke dışına çıkmaya mecbur bırakılan şair ve yazarlardan bir diğeri de İbrahim Zakir (1892-1971)’dir. Zakir, 1915 yılından başlayarak Türkçe şiirler yazmış 1945 Azerbaycan Muhtar Hükümetinde görev almış, bu hükümet Aralık 1946’da Şah istibdadı ve emperyalist güçler tarafından
yıkıldıktan sonra ise pek çok şair, yazar, aydın gibi Bakü’ye sığınmıştır. 20. yüzyıl İran Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biri olan İbrahim Zakir, pek çok aydın gibi ömrünün sonuna kadar ülkesine dönememiştir.

Meşrutiyet Dönemi İran Türk şairleri arasında askerler de vardır. Pesyan Tebrizî (1891-1921) bunlardan biridir. Tam adı Albay Muhammet Tağı Pesyan Tebrizî olan Pesyan, ilk tahsilini ailesinde ve doğduğu şehir olan Tebriz’in mahalle mektebinde almıştır. Daha sonra Tebriz’in ilk medreselerinden olan “Loğmaniyye”de tahsilini
devam ettirmiştir. Farsça, Arapça ve Fransızca’yı öğrenmiştir.

1906’da tahsilini tamamlamak için Tahran’a gitmiş, 1911 yılında askerî göreve alınmıştır. Aynı zamanda şiir de yazan Muhammet Tağı Pesyan, Türkçü ve bağımsızlık yanlısı fikirlerinden rahatsız olan Rıza Pehlevî tarafından 1921 yılında Kuçan eyaletinin Ceferabad kentinde öldürülmüştür (Menafi ve dğr. 1983: 66) Çok yetenekli biri olan Pesyan’ın şiirlerinden onun akıcı üslûba sahip güçlü bir şair olduğu anlaşılmaktadır.

Bu dönemin edebiyatçıları eserlerinin tamamına yakınını muhatapları doğrudan doğruya halk olduğu için Türkçe yazmışlardır.

2.2.4. Pehlevîler Dönemi

İran’ı “Farsistan” ve sömürgeleri yapmak isteyen İngilizler, Kaçar Türk hanedanını yönetimden uzaklaştırmak ve azınlık durumunda olan Farsları yönetime getirmek için Rusların kurdukları İran kazak kıtasında küçük bir zabit olan Rıza Han’a (1878-1944), 21 Şubat 1921 günü darbe yaptırırlar. Ahmet Şah Kacar ve bütün kabine üyeleri gözaltına alınır. Rıza Han 25 Nisan 1921 günü harbiye
nazırlığına, 23 Eylül 1923 günü de başbakanlığa getirilir (Furon 1943: 173) Ahmet Şah zoraki Avrupa’ya gönderilir ve dönmesine izin verilmez. Çar Rusyasının çöküşü ile İran üzerinde rakipsiz egemenlik kurma fırsatını yakalayan İngiltere, bu fırsatı iyi
değerlendirir. Derhal Kaçar Türk Hanedanını iktidardan uzaklaştırıp, diktatör Rıza Han, “Şah Rıza Pehlevi” unvanıyla şah ilan edilir. Aynı tarihlerde Türkiye’de de büyük olaylar cereyan etmektedir. 29 Ekim 1923’te Osmanlı hanedanının saltanatına son verilip, Türkiye Cumhuriyeti kurulur.

İran Türk edebiyatının bekası bakımından Pehlevîler dönemi, en talihsiz dönemdir. Başka bir sözle İran Türklerinin tarihinde Pehlevîler dönemi, unutulmaz, karanlık bir dönemdir.

2.2.4.1. Şah Rıza Pehlevî Dönemi: Türk Dili ve Edebiyatının Yasaklanması (1920-1941)

İngiltere’nin başını çektiği emperyalist güçler, dikta rejimi ile İran toplumunu daha kolay kontrolleri altında tutacaklarına, halkın her türlü aydınlanmasını ve kıpırdanmasını engelleyeceklerine ve Müslüman Türk gücünü bu yolla kıracaklarına inanırlar. Diktatör Şah Rıza Pehlevî varlığını borçlu olduğu sömürgeci devletlerin
kulu olur ve her istediklerini yerine getirir. Orta Doğu ve Kafkaslardaki Müslüman Türk gücünü etkisiz kılmak için kurduğu askerî-polis dikta rejimi ile ülke içinde her çeşit aydınlanma, uyanma, oluşum ve gelişimi durdurur. Sadece Kasr hapishanesinde 24 bin yazar, şair, aydın, siyaset adamını öldürtür, bütün basın yayın organlarına sansür koyar (Blaga 1997: 24) Ülke genelinde yayımlanan bütün Türkçe basın ve yayın organlarını yasaklar. İran Türklerine karşı çok zalimce uygulamalara başlar. Ülkenin resmî dilini Farsça yapar ve Türkçe’yi her yerde yasaklar (Ören 1980: 87) İran Türklerini Farslılaştırma siyasetini başlatır. İran nasyonalizmi adı altında Fars milliyetçiliğini hâkim kılmaya çalışır. Okullarda Türkçe öğrenim görmek, camilerde Türkçe va’z etmek, mersiye okumak, Türkçe yayın yapmak yasaklanır. Azerbaycan valisi Abdullah Tahmasb’ı Türk olduğu için görevden alıp Tahran’a götürerek öldürtür. Buna tepki gösteren yüzlerce münevver, ulema ve tüccar tutuklanıp, Kâşân, Kum, Yezd zindanlarına atılır (Togan 1979: II/117).

Güney Azerbaycan Türklerinin hatta bütün İran Türklerinin Türkiye ve Azerbaycan ile het türlü irtibatı kesilir.

Kuzey Azerbaycan’da Arap alfabesi bırakılıp önce Latin Alfabesi’ne daha sonra Kiril alfabesine geçilir; Türkiye’de Arap alfabesi bırakılıp Latin alfabesine geçilir.

Bu uygulamalarla kardeş ülkeler arasına demir perde çekilir. Çeşitli yollarla birinden diğerine ulaşan eserler okunamaz olur. İran Türk dili ve edebiyatı duraklamaya, hatta gerilemeye başlar.

II. Dünya Savaşı arifesinde, Almanlarla yakın ilişki içerisinde olan Rıza Şah Pehlevî, Ruslar’a yardım etmek isteyen İngiliz ve Amerikalılara ülkesinden geçiş izni vermez. Bunun üzerine kuzeyden Ruslar, güneyden de İngilizler 25 Ağustos 1941 günü İran’ı işgal eder. Ruslar 11 Eylül 1941 günü Tebriz’e girer (Togan 1979: II/118). Rıza Şah Pehlevî, tahttan indirilip bir İngiliz zırhlısı ile Morris adasına sürgüne gönderilir ve 21 yaşındaki oğlu Muhammed Rıza Pehlevî tahta oturtulur.

Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar