Turizmciler önümüzdeki sezonunda ne olacağını bilemiyor. “Belirsizliklere rağmen iyimser bakıyoruz” diyorlar. Bölgesel rekabetin de arttığı ifade ediliyor. Ayrıca sektörde hem yerli hem de yabancı iş gücü ihtiyacı bulunduğu hatırlatılıyor, çalışma izinlerinin kolaylaştırılması ve yabancı öğrencilere part-time çalışma hakkı verilmesi gerektiğini belirtiliyor.
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, İstanbul turizm Fuarı’nda düzenlenen ”Başkanlar Oturumu”nda, turizm sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi.
Eresin, otelcilik sektöründe doluluk oranlarının sabit kaldığını ancak satış fiyatları ve kârlılığın ciddi şekilde gerilediğini belirtti. Özellikle kayıt dışı konaklama, artan maliyetler ve sabit döviz kuru nedeniyle sektörün zorlandığını ifade etti.
Tanıtım faaliyetlerinin güçlü bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Eresin, kongre turizminin stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Ayrıca sektörde hem yerli hem de yabancı iş gücü ihtiyacı bulunduğunu hatırlatarak, çalışma izinlerinin kolaylaştırılması ve yabancı öğrencilere part-time çalışma hakkı verilmesi gerektiğini belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda yer almasının sektörün stratejik önemine uygun olacağını dile getiren Eresin, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’ın turizm yatırımlarıyla güçlü rakipler haline geldiğini söyledi.
Türkiye’nin rekabette geri kalmaması için sürdürülebilirlik, dijitalleşme, güvenlik, ulaşım altyapısı ve kayıt dışı Konaklama ile mücadele konularında hızlı ve kararlı adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Dünya seyahat devi TUİ 550 bin kişiyi Türkiye’ye taşıyacak.
Dünya seyahat devi TUI’nin üst düzey yöneticileriyle gerçekleştireceği toplantı için Bodrum’a gelen TUI CEO’su Sebastian Ebel, ”Yılda 550 bin kişiyi Türkiye’ye getiriyoruz. Bu başarıyı müşteri memnuniyetine borçluyuz” dedi.
TUI CEO’su Sebastian Ebel, Bodrum’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. TUI’nin Bodrum’a gelen dev gemisi Mein Schiff 5’te düzenlenen toplantıda konuşan Ebel, Türkiye’nin turizmdeki gücüne ve TUI için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.
Ebel, Türkiye’nin sahip olduğu sahiller, otel yatırımları ve misafirperverliğiyle öne çıktığını belirterek, “Türkiye TUI için çok çekici bir ülke. Uçak bağlantıları iyi, insanlar cana yakın ve sahilleri çok güzel. Burada 35 otelimiz var, ayrıca 550’den fazla otelle iş birliği yapıyoruz. Yılda 550 bin kişiyi Türkiye’ye getiriyoruz. Bu başarıyı müşteri memnuniyetine borçluyuz” dedi.
Hazırladıkları paket turların yalnızca her şey dahil konseptten ibaret olmadığını vurgulayan Ebel, “Yerel halkı ve ekonomiyi de desteklemek istiyoruz. Ayrıca sürdürülebilirliğe çok önem veriyoruz. Otellerimizde kendi enerjimizi üretmeye başladık. Turizmin barışa katkı sağladığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin en büyük avantajının ürün kalitesi olduğunu söyleyen TUI CEO’su, yüksek enflasyonun zorluklarına rağmen Türkiye’nin pazarda güçlü konumunu koruyabileceğini belirtti:
“Dünyada pazarlar daralıyor. Aileler daha az seyahat ediyor. Bu nedenle fiyat dengesi çok önemli. Türkiye’nin rekabetçiliğini koruması gerekiyor. Eğer kaliteyi korursanız, rakiplerinizin ne yaptığı önemli değil.”
Antalya’ya ilk kez 40 yıl önce geldiğini söyleyen Ebel, “Bugünkü Antalya ile o zamanki Antalya arasında büyük bir fark var. Türkiye’nin turizmde ulaştığı başarı takdire değer. Ancak büyümeye devam etmek için yatırımlar şart” diye konuştu.
Gelecek yıllara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ebel, “2026’da turizm büyümeye devam edecek. 4 ve 5 yıldızlı otel segmentinde gelişim sürecek. Farklı pazarlardan turist çekmek için dinamik kalmalıyız” dedi.




Bir yanıt yazın