İRAN TÜRKLERİ – 97

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Şu hususu da özellikle vurgulamak gerekir ki, 19. yüzyıl, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya’nın büyük güçler tarafından hâkimiyet altına alınmaya çalışıldığı bir dönemdir. Bahsi geçen bölgelerde yaşayan Türk ve Müslümanların sindirilmesi için bilhassa Türk gücünün kırılması için çalışıldığı yüzyıldır. Başka bir sözle Türk milletinin bekasını düşünen her bir Türk aydını şunu gözden uzak tutmamalıdır ki, 19. ve 20. yüzyıl Türk ve Müslüman âleminin Hıristiyan âlemi ve Yahudiler tarafından ortadan kaldırılmaya çalışıldığı yüzyıldır.

19. yüzyılda bölgede cereyan eden siyasî ve sosyal olaylar İran Türk edebiyatı realist nesrinin gelişmesinde etkili olmuştur. Bilindiği gibi İran Türk edebiyatı şiir ağırlıklı, bilhassa halk şiiri ağırlıklı edebiyattır. Öteden beri her konu şiirle anlatılmıştır. Hatta hikâyeler bile manzum hâlde yazılmıştır. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İran Türk edebiyatında nesir örnekleri görülmeğe başlar.
İran Türk edebiyatının nesir kolu da büyük gelişme gösterir ve nesir sahasında da dünya edebiyatında yer alacak önemli eserler vücuda getirilir.

Mirza Abdurrahim Ebutalipzâde (1834-1911), Zeynelabidin Merağayî (1837- 1910), Mirza Hasan Rüşdiyye (1851-1944) ve Mirza Ağa Tebrizî (öl. 1915) bu devrin önemli yazarlarıdır.

Mirza Abdurrahim Ebutalipzâde (Talibov)33 Azerbaycan ve İran romanının kurucusudur. Aynı zamanda çağdaş Fars nesrinin de mühendisi ve banisidir.

Ebutalipzâde, devrin siyasî, sosyal olaylarını izleyip, halkın geleceğini karartan, onu gericiliğe ve sefalete sürükleyen zihniyetleri irdeleyen ve bu konuları realist bir biçimde romanlarında, makalelerinde işleyen, bununla da halkın ufkunu açmaya çalışan bir edebî şahsiyettir.

Eserlerini Farsça yazan Mirza Abdurrahim, ilk romanı “Kitap Yüklü Eşşek”i 1888’de yayımlar. İkinci romanı “Ahmed’in Kitabı”nın 1. cildini 1894’te; 2. cildini 1895’te yayımlar. Bu eserin 3. cildi sayılan “Hayat
Meseleleri”ni 1906’da, “Yardımseverlerin Vazifesi” (┬éyir{ahların Mesleki) adı altında 1905’te çıkarır.

Makale ve denemelerden oluşan ve Türk sosyal düşünce tarihinde önemli yeri olan “Azatlık Hakkında İzahat” adlı eserini ise 1906’da yayımlar.

Mirza Abdurrahim, “Nu{bey-i Sipehri” (Sema Elçisi) adlı bir Farsça kitap yazmış, sonra kendisi onu Rusça’ya tercüme ederek, 1904 yılında Grozni şehrinde “İstoriya Proroka Magameda” (Muhammed Peygamber’in Tarihi) adı ile yayımlatmıştır. Yazar, 1907 yılında bu kitabın özetini Bakü aydınlarının huzurunda tebliğ olarak sunmuştur. Bu eser “Tari{-i Nebevî” adı altında Azerbaycan Türkçesi ile Bakü’de yayımlanmıştır (Menafi ve dğr. 1981: 234).

Mirza Abdurrahim, devrin meselelerini anlatan birçok Rusça eseri de tercüme etmiştir.

Siyasî, sosyal ve düşünce bakımından büyük önemi olan birçok makale ve mektup da yazan Mirza Abdurrahim, Seyid Muhammet Şebüsteri ile birlikte 1888 yılında İstanbul’da gizli olarak “Şahseven” adlı satirik bir gazete de çıkarmıştır.

Çağdaş eğitim düşüncesinin gelişmesinde ve yaygınlaşmasında ve de İran’da Meşrutiyet İnkılâbı’nın hazırlanmasında Abdurrahim’in büyük katkıları olmuştur (Heyet 1998: II/288) Haklı olarak onu, Fransız ihtilalini hazırlayan Voltaire’e (François Marie Adouet 1694-1778) benzetmişlerdir. Bu hizmetlerinden ve yüksek liyâkatından dolayı 1906 yılında Tebriz halkı onu gıyabî olarak Birinci İran Millî
Meclisi’ne temsilci seçmiştir (Menafi ve dğr. 1981: 234).
Mirza Abdurrahim Ebutalipzâde, “Kitap Yüklü Eşşek” adlı ilk romanını 1888’de; ikinci romanı “Ahmed’in Kitabı”nı 1894’te yayımladığı ve Farsça yazdığı hâlde Farslar ve onların yönlendirmesi ile Edward Granville Browne (1862-1926)
gibi bazı batılı edebiyatçılar İran romanını “Nusret-i Hemedan medresesinin başkanı olan Şeyh Musa’nın yazdığı ve 1919’da yayımladığı “Işk u Saltanat” romanı ile başlatmaktadırlar (İsti’lâmî 1981:102; Browne 1953: 464).

Zeynelabidin Merağayî, İran edebiyatının ilk realist romancısıdır. Onun “İbrahim Bey’in Seyahatnâmesi” adlı bu üç ciltlik romanı, 19. asrın sonlarında, Yakındoğu’da “Maarifcilik İdeali”nin yayılmasında büyük ve unutulmaz rol oynamıştır. O, despotizme, sömürgeciliğe, cahilliğe ve gericiliğe karşı mücadelede Mirza Fetali Ahundov’un, İran’daki takipçilerinden biri olmuştur. İran’da “Meşrutiyet İnkılâbı”nın ideolojik zemininin hazırlanmasında bu romanın büyük
tesiri olmuştur.

Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar