Bir Norman (Fransızlaşmış Viking) şövalyesi olan Roussel de Bailleul’un (Türkler Norman Reisi Ursel der) Ankara merkezli kurduğu devlet, 1070’ler.
Roussel de Bailleul, 11. yüzyılda Normandiya’dan yola çıkarak Bizans ordusunda paralı askerlik yapan maceracı bir şövalyeydi; ancak kısa sürede yalnızca bir asker olmaktan çıkıp kendi siyasal emellerini gerçekleştirmeye girişti ve 1070’lerin başında Ankara merkezli fiilî bir hâkimiyet kurarak Bizans’ın Anadolu’daki çöküşünü gözler önüne seren en dikkat çekici figürlerden biri haline geldi.
Malazgirt yenilgisiyle sarsılan Bizans’ın otorite boşluğundan faydalanan Roussel, disiplinli Norman birlikleriyle bölgede bir “küçük imparatorluk” yaratmaya kalkıştı, hatta kimi kaynaklarda tahta göz diktiği aktarılır.
Bu cesur fakat tehlikeli girişim Bizans için büyük bir tehdit oluşturunca, İmparator VII. Mikhail, Selçuklu komutanı Artuk Bey’le ittifak ederek onun üzerine yürüdü; esir düşen Roussel fidye ile kurtulsa da eski gücünü toparlayamadı ve kısa süre sonra Bizans tarafından ortadan kaldırıldı.
Onun Ankara’daki varlığı uzun ömürlü olmadıysa da, Anadolu coğrafyasına kalıcı bir etki bıraktı: Bizans’ın zayıflığını derinleştirdi, Selçukluların Anadolu içlerine doğru rahatça ilerlemesine zemin hazırladı ve Ankara’nın hem askerî hem de stratejik değerini bir kez daha vurgulayarak bölgenin kaderini belirleyen süreçlere dolaylı bir katkıda bulundu.




Bir yanıt yazın